Ana içeriğe geç
Sözlük

dara ile cümle

dara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeNa típica resposta, o ritmo do coração sobe, e os vasos sanguíneos contraem deste modo.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeTeraz w odpowiedzi na stres typowy serca idzie w górę, i naczynia krwionośne zwężają się jak to.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeTypická odpoveď na stres: tlak Vám stúpa, cievy sa zúžia, takto.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeТепер, в типовій реакції на стрес, ваш пульс піднімається і ваші кровоносні судини звужуються, як ці.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeТипичная реакция такова: учащенный пульс и сужение ваших сосудов. Вот так.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekilde心拍数は増えます 血管はこのように<br/>収縮します これが慢性のストレスが
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.A spravil domu obloky, zvonku široké, do vnútra úžené.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.E fez para a casa janelas de gelósias fixas.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.És építe a házon ablakokat is lezárt rostélyzattal.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Fece nel tempio finestre quadrangolari con grate
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Han forsynede Templet med Gittervinduer i Bjælkerammer,
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Împăratul a făcut casei ferestre largi înlăuntru şi strîmte afară.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.In hiši je naredil okna, široka znotraj in ozka zunaj.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.I poczynił w domu okna wewnątrz przestronne, a z dworu wąskie.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Ja hän teki temppeliin sisäänpäin avartuvat ikkuna-aukot.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.전을 위하여 붙박이 고창을 내고
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Le roi fit à la maison des fenêtres solidement grillées.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Och han gjorde fönster på huset, slutna fönster, med bjälkramar.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Overal in het gebouw werden smalle ramen aangebracht.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Pada tembok rumah itu terdapat lubang-lubang jendela yang melebar ke dalam
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.På huset gjorde han vinduer med fast gitterverk.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.También hizo al edificio ventanas anchas por dentro y angostas por fuera
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Udělal také v domě okna porozšířená vnitř, ale possoužená zevnitř.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Und er machte an das Haus Fenster mit festen Stäben davor.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Vua cũng làm cho đến những cửa sổ có song, khuôn cây.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Vua cũng làm cho_đến những cửa_sổ có song , khuôn cây .
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Και εκαμεν εις τον οικον παραθυρα πλαγια αδιορατα.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.И направи за дома неподвижни прозорци с решетки.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.И сделал он в доме окна решетчатые, глухие с откосами.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.ויעש לבית חלוני שקפים אטמים׃
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.وعمل للبيت كوى مسقوفة مشبّكة.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.又 為 殿 作 了 嚴 緊 的 窗 櫺
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.又 為殿 作了 嚴緊 的 窗櫺
Tahmin edersiniz ki bu ekonomide daralmaya yol açacaktır. .A dokážete si představit, že se dostaneme do tohoto klesajícího ekonomického cyklu.
Tahmin edersiniz ki bu ekonomide daralmaya yol açacaktır. .ダウンサイクルに入る事を。 それは、ポールソンとFRBが何を懸念しているか、
Talebin daraldýđý, böylesi piyasanýn içinde... ...güçlerini birleţtirmeyenler kaybetmeye mahkum olacaklardýr.Δεν υπάρχει πια πρόβλημα, εντάξει; Πως είναι η πληγή σου;
Talebin daraldýđý, böylesi piyasanýn içinde... ...güçlerini birleţtirmeyenler kaybetmeye mahkum olacaklardýr.Няма вече проблем, нали? Как ти е раната?
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSela(76:4) Вспоминаю о Боге и трепещу; помышляю, и изнемогает дух мой.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSela(77:4) Je me souviens de Dieu, et je gémis; Je médite, et mon esprit est abattu. -Pause.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaBila aku ingat Allah, aku mengaduh, bila aku merenung, hatiku semakin lesu
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelajeg ihukommer Gud og stønner, jeg sukker, min Ånd vansmægter. - Sela.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSela내가 하나님을 생각하고 불안하여 근심하니 내 심령이 상하도다 (셀라)
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaLembro-me de Deus, e me lamento; queixo-me, e o meu espírito desfalece.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaMe acuerdo de Dios y gimo; medito, y mi espíritu desfallece. (Selah
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaMi-aduc aminte de Dumnezeu, şi gem; mă gîndesc adînc în mine, şi mi se mîhneşte duhul. -
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaNyomorúságom idején az Urat keresem; kezem feltartom éjjel szünetlenül; lelkem nem akar vigasztalást bevenni.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaSpominjam se Boga in stokam, premišljam, in duh moj omaguje. (Sela.)
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaTôi nhớ đến Ðức Chúa Trời, bèn bồn chồn; Than thở, và thần linh tôi sờn mỏi.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaTôi nhớ đến Ðức_Chúa_Trời , bèn bồn_chồn ; Than_thở , và thần_linh tôi sờn mỏi .
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaWenn ich betrübt bin, so denke ich an Gott; wenn mein Herz in ängsten ist, so rede ich. (Sela.)
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaΕνεθυμηθην τον Θεον και εταραχθην διελογισθην, και ωλιγοψυχησε το πνευμα μου. Διαψαλμα.
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaСпомням си за Бога, и се смущавам; Оплаквам се, и духът ми отпада. (Села).
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSelaאזכרה אלהים ואהמיה אשיחה ותתעטף רוחי סלה׃
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSela‎اذكر الله فأئنّ. اناجي نفسي فيغشى على روحي. سلاه
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSela我 想 念 神 、 就 煩 燥 不 安 . 我 沉 吟 悲 傷 、 心 便 發 昏 。 〔 細 拉
Tanrıyı anımsayınca inlerim, Düşündükçe içim daralır. _iSela我 想 念 神 、 就 煩燥 不安 . 我 沉吟 悲傷 、 心 便 發昏 。 〔 細拉
Terk Edilen Daraya Kasabasında Vatandaş Haberciliğini Kutlayan Bir Kitap YayınlanıyorNuevo libro celebra el periodismo ciudadano en la desierta ciudad siria de Daraya
Terk Edilen Daraya Kasabasında Vatandaş Haberciliğini Kutlayan Bir Kitap YayınlanıyorSiria: in uscita un libro sul giornalismo partecipativo nella città deserta di Daraya
Terk Edilen Daraya Kasabasında Vatandaş Haberciliğini Kutlayan Bir Kitap YayınlanıyorΕπερχόμενο βιβλίο γιορτάζει τη δημοσιογραφία των πολιτών στην εγκαταλελειμμένη Νταράγια της Συρίας
Terk Edilen Daraya Kasabasında Vatandaş Haberciliğini Kutlayan Bir Kitap Yayınlanıyorספר חדש על עיתונאות אזרחית בעיר הסורית הנטושה דאריא
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod