dara ile cümle

dara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameDra samman färgområdet och expandera bildens genomskinliga del. Name
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameName
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameName
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameName
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameTrek het kleurgebied samen en breidt het transparante deel van de afbeelding uit.Name
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameΣυστολή περιοχής χρώματος και επέκταση του διαφανούς τμήματος της εικόναςName
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. NameЗвужує діапазон кольорів і розширити прозору частину зображення. Name
Renk alanını daraltır ve resmin şeffaf kısmını genişlet. Nameأنفق اللّون يعمل شفّاف من صورةName
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.Ci, którzy utracą prawą półkulę charakteryzują się patologicznym zawężeniem pola uwagi.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.오른쪽뇌를 잃는 사람들은 병적으로 좁은 주의의(주목) 창을 갖는다.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.Las personas que pierden el hemisferio derecho tienen un estrechamiento patológico en el campo de la atención.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.Ljudje, ki zgubijo svojo desno poloblo imajo patološko zožanje pozornosti.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.Oamenii care îşi pierd emisfera dreaptă au o îngustare patologică a atenţiei.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.Personen, die ihre rechte Gehirnhälfte verlieren haben eine krankhafte Verkürzung ihrer Aufmerksamkeitsspanne.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.Люди, которые теряют правое полушарие, имеют патологическое сужение картинки внимания.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.אנשים לאבד את ההמיספרות הימנית שלהם יש היצרות פתולוגי של החלון של תשומת לב.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.والناس الذين يفقدون النصف الأيمن لكرة المخ يصابون بحالة ضيق الانتباه.
Sağ loblarını kaybeden insanların dikkat genişlikleri patolojik olarak daralıyor.(極端な例では、体の左側が存在する、という感覚がなくなる。)
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.Alsof de rest van het scherm zo vol zit met andere dingen dat je die moet inklappen.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.Không phải là vì phần còn lại của màn hình bị những thứ khác lấp đầy đến mức bạn phải gộp những lựa chọn lại.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.스크린이 다른것들로 꽉차서 리스트를 숨겨야되는 것도 아닌데요.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.Nem mintha, amúgy tele lenne opciókkal ez az ablak, így nincs értelme tömöríteni a választási lehetőségeket.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.Non è che tutto il resto dello schermo sia così pieno di altri componenti che collasserete per la scelta.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.To nie tak, że reszta ekranu jest tak przepełniona innymi składnikami, że trzeba zwijać opcje.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.Δεν είναι ότι ο υπόλοιπος χώρος στην οθόνη είναι τόσο γεμάτος που χρειάζεται να έχεις σε λίστα τις επιλογές.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.И не то, чтобы на экране было настолько мало свободного места, чтобы понадобились выпадающие списки.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.Не е като останалата част от екрана да е толкова пълна с други компоненти че да трябва да подреждате избора.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.זה לא כאילו שכל שאר המסך הוא כל-כך מלא בדברים אחרים שאתה חייב לכווץ את הבחירות.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.وكأن النافذة ممتلئة بأمور اخرى ويجب أن يكون الإختيارات مخفية.
Sayfanın geri kalanı, diğer bir sürü daraltmanız gereken öğeyle dolu falan değil ki.スペースを切り詰めなきゃいけないわけでもなし 全部見えるようにだってできたのです
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Acum voi omite anumite lucruri deoarece am rămas. în urmă.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Bây giờ, tôi sẽ lướt qua vì tôi sắp hết giờ.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Chcem Vám rýchlo ukázať čo som vytvoril.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Ik sla wat over nu, want ik loop wat achter.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Ja, ich mache ein bißchen schneller, weil ich irgendwie spät dran bin.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Je vais aller directement à la section suivante, je suis en retard.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Kihagyok dolgokat, mert nagyon fogy az időm.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.자, 발표시간이 얼마 안 남았으므로 몇 가지는 그냥 지나가겠습니다.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Muszę troszkę przyśpieszyć, bo czas ucieka.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Nu ska jag hoppa framåt lite eftersom jag sackar efter. Jag vill visa snabbt vad jag har gjort.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Ora faccio uno salto in avanti.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Quiero mostrales rápidamente lo que he creado.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Sekarang, saya akan meloncati beberapa hal karena saya kehabisan waktu.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Teď trochu poskočím dopředu, když jsem pozadu za stanoveným časem. Chci vám rychle ukázat, co jsem vytvořil.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Zdaj bomo malce preskočili, ker nam zmanjkuje časa.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.Сега ще прескоча напред, тъй като някак [изоставам].
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.עכשיו, אני הולך לרוץ קדימה כי הזמן שלי אוזל.
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.الآن سوف أتخطى بعض الأمور لأنني نوعا ما
Şimdi biraz hızlı geçeceğim çünkü zamanım hızla daralıyor.急いでお見せします 私の作品です
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Acum, sunt îl îngustarea jos, sau nu sunt noi?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Bây giờ, chúng ta thu hẹp nó xuống, hoặc không chúng tôi?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Maintenant, sommes-nous rétrécir vers le bas, ou ne sont pas nous?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Most vagyunk szűkül le, vagy nem mi?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Nu är vi minska ner det, eller inte vi?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Nu er vi indsnævre den ned, eller ikke vi?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Nun sind wir Verengung it down, oder nicht wir?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Nu zijn we verkleinen naar beneden, of niet we?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Nyní jsme se zužující dolů, nebo nejsou my?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Nyt me kapenee se alas, tai eivät me?
Şimdi, bunu daraltarak, ya da değildir biz?Ora, la stiamo restringendo il campo, o non sono noi?

İlgili Sayfalar