dara ile cümle
dara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Společnosti." Jedná se o obvyklé zkracování jako náš
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Spoločnosti." Ide o bežné skracovanie ako náš
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Yritys." Se on tapana supistuminen kuten meidän
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Εταιρεία". Πρόκειται για μια συνήθη συστολή, όπως μας
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Компания". Это обычное сокращение, как наши
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Компанія". Це звичайне скорочення, як наші
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"Фирма" Това е обичайно свиване като нашите
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"החברה." זוהי התכווצות נהוג כמו שלנו
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"الشركة". وهو مثل الانكماش العرفي لدينا
'Şirket' Bu bizim gibi alışılmış bir daralma"株式会社"
Şöyle bir alışılmış daralma bizimDet är en vanlig sammandragning som vår
Şöyle bir alışılmış daralma bizimDet er en sædvanlig sammentrækning som vores
Şöyle bir alışılmış daralma bizimĐó là một sự co quán như của chúng tôi
Şöyle bir alışılmış daralma bizimEs ist eine übliche Kontraktion wie unsere
Şöyle bir alışılmış daralma bizimEste o contractie obişnuieşte ca noastre
Şöyle bir alışılmış daralma bizimEz egy szokásos összehúzódás, mint a mi
Şöyle bir alışılmış daralma bizimHet is een gebruikelijke contractie zoals onze
Şöyle bir alışılmış daralma bizimIl s'agit d'une contraction coutumier comme notre
Şöyle bir alışılmış daralma bizimIni adalah kontraksi adat seperti kita
Şöyle bir alışılmış daralma bizimJest to zwykły skurcz jak nasze
Şöyle bir alışılmış daralma bizim마치 관례 수축, 우리의
Şöyle bir alışılmış daralma bizimSe on tapana supistuminen, kuten meidän
Şöyle bir alışılmış daralma bizimSi tratta di una contrazione consueto come il nostro
Şöyle bir alışılmış daralma bizimTo je običajen krčenje kot naši
Şöyle bir alışılmış daralma bizimTo je obvyklé skracovanie ako náš
Şöyle bir alışılmış daralma bizimTo je obvyklé zkracování jako náš
Şöyle bir alışılmış daralma bizimΕίναι ένα σύνηθες συστολή, όπως μας
Şöyle bir alışılmış daralma bizimТова е обичайното свиване като нашата
Şöyle bir alışılmış daralma bizimЦе звичайне скорочення, як наші
Şöyle bir alışılmış daralma bizimЭто обычное сокращение, как наши
Şöyle bir alışılmış daralma bizimזוהי ההתכווצות המקובל כמו שלנו
Şöyle bir alışılmış daralma bizimوهو الانكماش العرفي مثل لدينا
Şöyle bir alışılmış daralma bizim'株式会社'
Söylentilere göre, Daraya’dan gelen Mohammad Abou Faris, “Siz Darayalısınız efendim.Según los informes una persona dijo a Mohammad Abou Faris, un refugiado, ¿“Usted es de Daraya, señor?
Söylentilere göre, Daraya’dan gelen Mohammad Abou Faris, “Siz Darayalısınız efendim.Una persona ha detto più volte a Mohammad Abou Faris, rifugiato di Daraya, "Siete di Daraya, signore.
Söylentilere göre, Daraya’dan gelen Mohammad Abou Faris, “Siz Darayalısınız efendim.לפי דיווחים, אדם אחד אמר למוחמד אבו פאריס, פליט מדאריא: ״אתה מדאריא, אדוני.
Söylentilere göre, Daraya’dan gelen Mohammad Abou Faris, “Siz Darayalısınız efendim.كان عدد سكان داريا قبل بدء الانتفاضة عام 2011 وحصارها من نظام الأسد يبلغ 200.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeAv en typsik stressreaktion går hjärtfrekvensen upp, och dina blodkärl drar ihop sig så här.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekilde보통 스트레스에 대한 반응은, 심장박동이 빨라지고 혈관은 이렇게 수축해요.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeNa típica resposta, o ritmo do coração sobe, e os vasos sanguíneos contraem deste modo.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeTeraz w odpowiedzi na stres typowy serca idzie w górę, i naczynia krwionośne zwężają się jak to.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeTypická odpoveď na stres: tlak Vám stúpa, cievy sa zúžia, takto.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeТепер, в типовій реакції на стрес, ваш пульс піднімається і ваші кровоносні судини звужуються, як ці.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekildeТипичная реакция такова: учащенный пульс и сужение ваших сосудов. Вот так.
Standart stres tepkisinde : kalp atışınız hızlanır ve kan damarlarınız daralır. bu şekilde心拍数は増えます 血管はこのように<br/>収縮します これが慢性のストレスが
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.A spravil domu obloky, zvonku široké, do vnútra úžené.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.E fez para a casa janelas de gelósias fixas.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.És építe a házon ablakokat is lezárt rostélyzattal.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Fece nel tempio finestre quadrangolari con grate
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Han forsynede Templet med Gittervinduer i Bjælkerammer,
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Împăratul a făcut casei ferestre largi înlăuntru şi strîmte afară.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.In hiši je naredil okna, široka znotraj in ozka zunaj.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.I poczynił w domu okna wewnątrz przestronne, a z dworu wąskie.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Ja hän teki temppeliin sisäänpäin avartuvat ikkuna-aukot.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.전을 위하여 붙박이 고창을 내고
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Le roi fit à la maison des fenêtres solidement grillées.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Och han gjorde fönster på huset, slutna fönster, med bjälkramar.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Overal in het gebouw werden smalle ramen aangebracht.
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.Pada tembok rumah itu terdapat lubang-lubang jendela yang melebar ke dalam
Süleyman tapınakta dışa doğru daralan kafesli pencereler yaptırdı.På huset gjorde han vinduer med fast gitterverk.