dar ile cümle
dar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Yaralayan darbeler kötülüğü temizler, Kötek iç varlığın derinliklerini paklar.Wounding blows cleanse away evil, and beatings purge the innermost parts.
Çünkü fahişe derin bir çukur, Ahlaksız kadın dar bir kuyudur.For a prostitute is a deep pit; and a wayward wife is a narrow well.
Yatak uzanamayacağınız kadar kısa, örtü sarınamayacağınız kadar dar olacak.For the bed is too short to stretch out on, and the blanket is too narrow to wrap oneself in.
Altmış iki yaşında olan Medli Darius krallığı eline geçirdi.Darius the Mede received the kingdom, being about sixty-two years old.
Böylece Kral Darius yasağı içeren yasayı imzaladı.Therefore king Darius signed the writing and the decree.
Böylece Darius'un ve Persli Koreş'in krallığı döneminde Daniel'in işleri iyi gitti.So this Daniel prospered in the reign of Darius, and in the reign of Cyrus the Persian.
‹‹Medli Dariusun krallığının birinci yılında Mikaili destekleyip korumak için onun yanında durdum.››"As for me, in the first year of Darius the Mede, I stood up to confirm and strengthen him.
Oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. Bu yolu bulanlar azdır.››How narrow is the gate, and restricted is the way that leads to life! Few are those who find it.
Bileğiyle büyük işler yaptı; Gururluları yüreklerindeki kuruntularla darmadağın etti.He has shown strength with his arm. He has scattered the proud in the imagination of their hearts.
bin dariklik yirmi altın tas ve altın kadar değerli, kaliteli, parlak tunçtan iki kap.Also twenty basons of gold, of a thousand drams; and two vessels of fine copper, precious as gold.
Kükreyişinden halklar kaçışır, Sen ayağa kalkınca uluslar darmadağın olur.At the noise of the tumult the people fled; at the lifting up of thyself the nations were scattered.
Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Görmediler mi, Allah dilediğine rızkı genişletiyor da, daraltıyor da.Do they not see God increases or decreases the means of whosoever He please?
Biz de onları efsanelere çevirdik, onları darmadağın ettik.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
Ve gizlice üzerlerine yürüyüp sağ eliyle onlara kuvvetli bir darbe indirdi.Then he started striking them down with his right hand.
De ki: "Siz mi Allah'a din(darlığ)ınızı öğreteceksiniz?Say: "Are you trying to convince God of your faithfulness?
Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
Ama Rabbi onu sınayıp rızkını daraltırsa: "Rabbim beni alçalttı (perişan etti)" der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Rabbin, seni bırakmadı ve sana darılmadı.Your Lord has neither left you, nor despises you.
Allah, daraltır ve genişletir ve siz O'na döndürüleceksiniz.For God withholds and enlarges, and to Him you will return.
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
De ki: "Benim Rabbim, onları darmadağın edip savuracak"Tell them: "My Lord will uproot them from the base,
Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.We administered warnings to each of them, and then destroyed them completely.
Derken onların üstüne yürüyüp sağ eliyle bir darbe indirdi.Then he started striking them down with his right hand.
Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı,The mountains bruised and crushed,
Onlar için (zehirli olan) dari' dikeninden başka bir yiyecek yoktur.They will have no food except bitter thorn,
Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır.That your endeavour is for different ends.
Rabbin seni terk etmedi ve darılmadı.Your Lord has neither left you, nor despises you.
Allah hem darlaştırır, hem bollaştırır; O'na döneceksiniz.For God withholds and enlarges, and to Him you will return.
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Elleri boyunlarına bağlanarak, dar bir yerden atıldıkları zaman, orada, yok olup gitmeyi isterler.And when they are cast within a narrow space of it chained together, they would plead for death.
Kıyamet koptuğu gün, işte o gün, darmadağın olurlar.The day the Hour comes they will be separated into categories.
Biz de onları efsane yapıverdik, darmadağın ettik.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı.Your Lord has neither left you, nor despises you.
Allah daraltır da, ferahlatır da. Hepiniz de sonunda ona dönüp ulaşacaksınız.For God withholds and enlarges, and to Him you will return.
Sana düzen kurduklarından dolayı da daralma, sıkıntıya düşme.Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Gönlüm daralır, dilim açılmaz, sen Harun'u gönder.My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Ve üzülme onlar için ve daralma kurdukları düzenlerden.Do not grieve over them, and do not be distressed by what they contrive.
Görmezler mi ki şüphe yok Allah, dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğinin de daraltır.Do they not see God increases or decreases the means of whosoever He please?
Bilmezler mi ki Allah, şüphe yok ki dilediğinin rızkını bollaştırır ve dilediğinin daraltır.Do they not know that God enhances or restricts the provision of any one He will.
Hayır, gerçek olan Kur'an, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Ve fakat sınadı da rızkını daralttı mı, Rabbim der, alçalttı beni.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Rabbin, seni ne terketti, ne de darıldı sana.Your Lord has neither left you, nor despises you.
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.We are well aware that you are disheartened by what they say.
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
İki süreden hangisini tamamlasam bana kızıp darılmak yok.Whichever term I fulfil, no injustice will be done to me.
İyice yanlarına sokulup sağ eliyle bir darbe indirdi.Then he started striking them down with his right hand.
Bilmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine açıp yayar da kısıp daraltır da.Do they not know that God enhances or restricts the provision of any one He will.
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.Your Lord has neither left you, nor despises you.
Darlık veren de bolluk veren de Allah'tır. Sadece O'na döndürüleceksiniz.For God withholds and enlarges, and to Him you will return.
Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler.They had nearly expelled you from the land and driven you away from it.
(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.My heart is constrained, my tongue falters, so delegate Aaron;
Görmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine bol bol vermekte, dilediğininkini de daraltmaktadır.Do they not see God increases or decreases the means of whosoever He please?
Sen onları derli toplu sanırsın, halbuki kalpleri darmadağınıktır.You think they are united, but divided are their hearts.
Yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine tek çarpışla çarpılıp darmadağın edildiği zaman,And the earth and mountains heaved and crushed to powder with one levelling blow,
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni önemsemedi" der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.Your Lord has neither left you, nor despises you.
O gün insanlar amellerini görmeleri (karşılığını almaları) için darmadağınık geri dönüp gelirler.That day people will proceed separately to be shown their deeds.