Ana içeriğe geç
Sözlük

dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Karışık ve eğlenceli ve üzücü ve komik ve sizi DANS ettirecek," yazdı.Het is complex, grappig, droevig en blij, en het laat je dansen!".
TRT ise o gece tek dansöz (Buse Başar'ı) çıkartmıştır.Toch eindigt het boek in het holst van de nacht in een (koorts)droom.
Burada dans etmeyi öğrenerek Moulin Rouge'un bir dansçısı olarak rol almıştır.Hier leerde zij dansen en werkte zij als danseres in de Moulin Rouge.
Kötü bir dansçıdır.Een exotische danseres.
Partinin Genel Sekreter Amath Dansokho tarafından yürütülmektedir.De algemeen secretaris van de partij is Amath Dansokho.
Ayrıca dans etmektedir.Daarnaast geeft hij dansles.
İrlanda step dansı, İrlanda'ya özgü geleneksel bir dans türüdür.Ierse stepdance is een dansvorm uit Ierland die afgeleid is van traditionele Ierse dansvormen.
İtalyan bale dansçısı ve öğretmeni Enrico Cecchetti’nin öğrencisi oldu.Hij deed voor zijn choreografie een beroep op balletdanser en -leraar Enrico Cecchetti.
90'lı yıllar boyunca Yunan dans tiyatrocuları için çekilen videoları yönetti.In de jaren 1990 regisseerde hij een reeks video’s voor Griekse danstheatergezelschappen.
Morris aslında Glee'nin oyuncu kadrosuna Beyoncé'nin "Single Ladies" dansını öğretmesi için işe alındı.Morris was oorspronkelijk ingehuurd om de dans van Beyonce's "Single Ladies" aan de Glee cast te leren.
17 yaşında ise dansçı olarak bir kariyer elde etmek adına Londra'ya taşındı.Op haar zeventiende verhuisde ze naar Londen om aan de slag te gaan als danseres.
Dans etmektedir.Er wordt gedanst.
Başrolde Ted Danson vardır.Hij is opgevolgd door Ted Danson.
Tom dans etmek istedi.Tom chciał zatańczyć.
Tom dans etmeyi sever.Tom uwielbia tańczyć.
Beyoncé, Fredericksburg, Teksas'taki St. Mary's İlkokulu'nda öğrenim gördü ve orada dans derslerine yazıldı.Beyoncé doorliep de St. Mary's Elementary School in Fredericksburg (Texas), waar ze danslessen volgde.
Sonra buz dansı'na geçti.Ze maakte de overstap naar het ijsdansen.
Laura'nın kendi dans grubu vardır.De vereniging heeft een eigen eenhoorndansgroep.
"Only Girl (In the World)", Europop unsurları taşıyan yüksek tempolu bir dans-pop şarkısıdır.Only Girl (In the World) werd een nummer van eurodance en dance-pop.
Alman dans grubu Novaspace de 2004 yılında bir versiyon yayımladı.In 2002 nam het Duitse Eurodance project Novaspace een dance versie van Time after time uit.
Almanca söylediği şarkıları ve danslarıyla Dünya genelinde 1990'ların en başarılı sanatçılarından biriydi.In de Duitstalige wereld was zij met haar act een van de succesvollere artiesten van de jaren negentig.
Nina Sayers (Natalie Portman), New York'ta prestijli bir bale okulunda genç bir dansçıdır.Nina (Natalie Portman) is een veelbelovende balletdanseres uit New York.
Farré daha sonra başarılı bir kariyere dönüşen dans ve koreografiye geçti.Nadien zou Farré zich gaan toeleggen op dans en choreografie.
Dans ederek kendinden geçer.Men leert zichzelf dansen.
Dans etti ve vokalistlik yaptı.Ze schilderde en danste.
Danslar, şarkılar, oyunlar ve dualar.Gedachten, gedichten, gebeden.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Er werd veel rekening gehouden met de dans.
Böylece yeni bir dans albümü yapabilirim ve o zaman olabilir," dedi.Ik ga zeker een nieuw album maken, dat is zeker!"
Dans edemem.Kan niet acteren.
Caz dansı, klasik bale temelli bir dans türüdür.Klassiek ballet is de oudste vorm van ballet.
İlk sözlü bölüm bittikten sonra dans başlar.Bij terugkeer aan het beginpunt is de dans voltooid.
Klipte Madonna birkaç dansçıyla beraber dans etmektedir.De polonez wordt gedanst met vele paren dansers.
Summer Rae ana kadroya debutunu 22 Nisan 2013'te Fandango'nun dansçısı olarak yaptı.Op 22 april 2013 maakte Rae haar Raw-debuut als Fandango's danspartner.
Mambo (müzik), Küba kökenli bir müzik ve dans biçimi.De mambo is een Cubaanse dans en muziekvorm.
Zorunlu dans olarak Paso Doble seçilmiştir.Bij de paso doble is er sprake van een dansrichting.
Daha sonra dans ile ilgilendi.Daarna is ze zich gaan toeleggen op dans.
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi seviyordu.Ze houden van muziek en dansen.
Heather Elizabeth Morris (1 Şubat 1987) Amerikalı aktris, dansçı, şarkıcı.Heather Elizabeth Morris (Thousand Oaks, 1 februari 1987) is een Amerikaans actrice en danser.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.De dans begint meestal vrij langzaam, en gaat geleidelijk sneller.
Çocuk yaşta dansa başladı.Op jonge leeftijd begon ze al met dansen.
İlk Aşk, İlk Dans.De Bleshof, het eerste optreden.
Akrebin Dansı, 1989.De put van Babel, 1989.
Bülent Polat Buzda Dans adlı yarışmaya katıldı.Bo wil graag de solo in de danswedstrijd.
Her dans bir öyküyü anlatır.Elke dans heeft zijn verhaal.
İsrail’deki modern dans uluslararası saygınlığa sahiptir.Vandaag is de dansbeweging van internationaal belang.
Bir barda dansçı olarak çalışmaya başlar.Ze vindt werk als danseres in een café.
Sonra herkes dans etmeye başlar.Vervolgens begint de dans.
Boogie-Woogie, Swing danslarının bir üyesi olan yarışma dansı ve sosyal danstır.Boogiewoogie wordt ook als danssport in wedstrijdverband gedanst.
The Ting Tings, İngiliz dans-punk grubu.The Ting Tings is een Brits indie-pop duo.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Hierna was zij actief als choreografe en danseres.
Onlarla dans ediyor.Ze dansen zelf ook mee.
Çiftler, erkekler ve buz dansında yaş limiti 21'e yükselmektedir.Voor de mannelijke helft bij de paren en ijsdansers gold de maximale leeftijd van 21 jaar.
Düğünlerde artık nadiren Adige Dansları(Khafe,Şeşen) sergilenmektedir.De dans wordt vaak bij bruiloften gedanst.
Dans onun için bir tutkudur.Het dansen bleef aantrekkelijk voor haar.
Minos ondan kızı Ariadne için bir dans yeri inşa etmesini ister.Zij vroeg er Nilus een kerk voor haar te bouwen.
"Danimarka Dansk Melodi Grand Prix İçin Alımları Başlattı!".Opnieuw zou de Deense kandidaat worden gekozen via Dansk Melodi Grand Prix.
Bu dans genellikle kadınlar tarafından yapılır.De dans werd hoofdzakelijk door vrouwen gedanst.
Kızkardeşi Barbara, başarılı bir dansçıydı.Ook zijn dochter Barbara was kunstschilder.
Ardından İngiltere ve Las Vegas'ta da dans etkinliklerinde bulundu.Ze trad onder andere op in Engeland en Las Vegas.
Mary Wigman'dan dans eiğitimi aldı.Haar stem werd gedaan door Mary Kay Bergman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod