Ana içeriğe geç
Sözlük

dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Şarkının dans koreografisi Tony Testa tarafından hazırlandı.A dança para "Wolf" foi coreografada por Tony Testa.
Tüm Sunnydale'in şarkılar söyleyip danslar etmeye başlaması anlatılır.Buffy: Todo mundo começou a cantar e dançar?
1 Eylül - Eurovision Dans Yarışması Birleşik Krallık'ın başkenti Londra'da yapıldı.1 de Setembro - Realização do 1º Festival Eurovisão da Dança, em Londres, no Reino Unido.
Sofia tanınmış bir dansçıdır ve şovları daha çok dansçılara ve gösterilere yöneliktir.Vera é uma mulher dedicada aos estudos e Sofia é mais virada para praia e diversão.
Profesyonel bir dansçı ve koreograftır.Ela também é uma ex-dançarina e coreógrafa profissional.
12 Mayıs 1995; Plano, Teksas), Amerikalı oyuncu, şarkıcı ve dansçı.Kenton Duty (Plano, Texas, 12 de maio de 1995), é um ator, cantor e dançarino norte-americano.
Bu dans genellikle kadınlar tarafından yapılır.Geralmente é produzido por mulheres.
Kabuki Dansçısı Kane Kosugi ....Trabalhador Bill Koza ...
Keiynan Lonsdale, (19 Aralık 1991 doğumlu) Avustralyalı aktör, şarkıcı ve dansçı.Keiynan Lonsdale (nascido em 19 de dezembro de 1991) é um ator, cantor e dançarino australiano.
Daha sonra bu şarkı, 53. Grammy ödüllerinde "En İyi Dans Kaydı" dalında Grammy ödülü kazandı.Com esta canção, Steve ganha seu terceiro prêmio Grammy (Melhor Performance de Rock Instrumental).
1984 yılında Belçika Kraliyet Balesi’nde baş dansçı olarak göreve başladı.E então, em 2006, conquistar o posto de Primeiro Bailarino do Royal Ballet.
Kadınlar kazan başında şarkı söyleyip dans ederler.São esses que estão a cantar e dançar neste preciso momento.
Bu animasyon karakterleri Windows Media Player’daki müzik eşliğinde dans ediyor.Plugin para mostrar na sala o que está tocando no Windows Media Player.
18 yaşında New York ve Los Angeles'a taşınarak dans dersleri aldı.Aos 18 anos mudou-se para Nova Iorque e Los Angeles a fim de tomar algumas aulas de dança.
Şarkı söyleyip dans edebilmekte ve tüm enstürmanları çalabilir.Então eles cantam e fumam maconha o clipe todo.
Daha sonra koreograf ve dans eğitmeni olarak çalışmıştır.Trabalhou neste período na Itália como coreógrafo e bailarino.
Julianne Alexandra Hough (/ˈhʌf/; 20 Temmuz 1988) bir Amerikalı dansçı, şarkıcı ve aktris.Julianne Marie Hough (Orem, 20 de julho de 1988) é uma dançarina, cantora e atriz norte-americana.
Küçüklüğünden beri dansa ilgi duyuyordu ve Gumi'nin caddelerinde performans sergiliyordu.Ela foi matriculada na escola de dança em uma idade ainda jovem, e realizava performance nas ruas de Gumi.
Cha-cha-cha (ya da okunuşuyla ça-ça-ça), Küba kökenli bir Latin Amerika dans ve müzik türüdür.Cha-cha-chá ou chachachá é uma dança latino-americana originária de Cuba, construída sobre a música homônima.
1995 - 2002 yıllarında dans eğitimi almıştır.Participaram em competições de dança ao longo dos anos de 1995-1999.
Bu melezlik, sokak danslarının tipik bir özelliğidir.É um prato típico das Festas Juninas.
"Hiç eğlenceli değil, dans etmekten tam olarak haz almıyorum," dedi Hammer.“Temos tanto para melhorar, que ainda não é hora de abrir lojas próprias”, declarou Martinez.
Eşlerinin hepsi de dansçılarıdır.Todos os membros são Dançarinos Principais.
Takunyanın çıkardığı ses dans ile ritm oluşturabilir.A seu charme natural se junta o ritmo da dança.
1832) 1927 - Isadora Duncan, Amerikalı dansçı (d.1877 — Isadora Duncan, dançarina norte-americana (m. 1927).
Derici klipte dans grubu eşliğinde dans etmekte.Estreia da telenovela da Band Dance Dance Dance.
Sonra herkes dans etmeye başlar.Eles começavam a dançar.
Torres, kariyerine manken ve dansçı olarak başladı.Gabriela começou sua carreira como modelo e dançarina.
Bloodshy & Avant'ın ürettiği "Do Somethin'" elektro gitarların kullanıldığı bir dans-pop şarkısıdır."Do Somethin'" é uma canção dance-pop com o uso de guitarras elétricas.
Daha da kötüsünü dans partnerinden bulur.Ele passa a se dedicar os passos de dança mais que os colegas.
Zorunlu dans Avusturya Valsi'ydi.O papel finalmente foi para o austríaco Waltz.
Grup, daha çok disko ve dans müzikleri üzerine yoğunlaştı.Lá escutava de tudo, mas se interessou mais pela disco e pela dance music.
Mayıs başında dans festivalleri bu ağacın altında düzenlenirdi.Os primeiros batismos foram realizados em maio deste mesmo ano.
BTS ile çıkış yapmadan önce 'NEURON' adlı dans takımının bir parçasıydı.Também fez parte do grupo de dança NEURON.
7 yaşında dans ve jimnastik eğitimi almaya başlamıştır.Quando tinha sete anos começou a treinar dança e ginástica.
Dans onun için bir tutkudur.Experiência é, nesse sentido, uma paixão.
1922) 2008 - Cyd Charisse, Amerikalı dansçı ve aktris (d.1921 — Cyd Charisse, atriz e dançarina estado-unidense (m. 2008).
Ritmik yapısından ötürü bu müzik pek çok dansçıyı da kendine çekmiştir.Segundo Harry essa música o assustava muito.
Bu dans yöresel kıyafetlerle yapılır.Este vazio também ocorria em lojas de roupa para dançarinos.
Bir çiftin ev içerisindeki dansını gösteren klip oldu.Ele mostra um casal fazendo uma dança interpretativa em sua casa.
West, Hip Hop dansçısıdır.Nill é um cantor brasileiro de hip hop.
Yener'e klipte dört kadın dansçı eşlik etti.Foi acompanhada por quatro jovens no coro.
Salisbury, Kuzey Carolina'da bulunan Catawba Koleji'nde dans, müzik ve tiyatro dersleri aldı.Nicole estudou canto, dança e teatro na Catawba College, em Salisbury, Carolina do Norte.
Ben Bazen genel anlamda bir dans-pop albümüdür.É bom ter algo que é um momento pop genuíno em todo álbum.
Partneri Victor Kraatz ile birlikte buz dansında yarışmıştır.Kraatz competiu na dança no gelo.
Koreografiye göre dans ettikten sonra Madonna, geri sayım bitmek üzereyken bir yukarı yay hareketi yapıyor.Depois de praticarem passos coreografados, Madonna executa um arco para trás quando o cronômetro zera.
Kısa buz dansı 19 Şubat'ta, serbest buz dansı 20 Şubat'ta gerçekleştirildi.A última fase da dança no gelo, a dança livre, ocorreu em 22 de fevereiro.
Karaayaklar kafa derisi dansı (Karaayakça otokanáípaska) yaparlar.Alguns até fazem suas próprias cabines de arcade (ver MAME).
Hatta bununla dans bile edebilirsiniz. " demiştir.Você pode brincar com isso."
2015'te dans yarışması Dancing with the Stars'a dahil oldu.Em 2015 participa em Dança com as Estrelas.
Koladera dansı çiftler halinde yapılan bir salon dansıdır.Como dança, a coladeira constitui uma dança de salão, dançada aos pares.
Sekiz yaşındayken dans etmeye başladı.Começou a dançar com apenas oito anos de idade.
Haugsand bir dansçı ve bir şarkıcıdır.Haugsand é dançarina e cantora.
Tom Mary ile dans etmeliydi.Tom deveria ter dançado com Mary.
Kedi dışarı çıktığında, fare dans eder.Quando o gato sai, o rato dança.
Tom, Mary'i dansa götürmeyi nasıl başardı?Como o Tom conseguiu levar a Mary para o baile com ele?
Onlar bütün gece dans ediyorlar.Eles dançam a noite toda.
Mağaralar aynı zamanda erken dans kanıtları da sunmaktadır.De grotten leveren ook een vroeg bewijs van de dans.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Als ze het gebouw binnenkomt, begint ze in het pakhuis rond te dansen.
Dans etmeyi sever.Hij houdt van dansen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dans ile cümle - Sayfa 49 - dans kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App