dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bloodshy & Avant'ın ürettiği "Do Somethin'" elektro gitarların kullanıldığı bir dans-pop şarkısıdır."Do Somethin'" é uma canção dance-pop com o uso de guitarras elétricas.
Daha da kötüsünü dans partnerinden bulur.Ele passa a se dedicar os passos de dança mais que os colegas.
Zorunlu dans Avusturya Valsi'ydi.O papel finalmente foi para o austríaco Waltz.
Grup, daha çok disko ve dans müzikleri üzerine yoğunlaştı.Lá escutava de tudo, mas se interessou mais pela disco e pela dance music.
Mayıs başında dans festivalleri bu ağacın altında düzenlenirdi.Os primeiros batismos foram realizados em maio deste mesmo ano.
BTS ile çıkış yapmadan önce 'NEURON' adlı dans takımının bir parçasıydı.Também fez parte do grupo de dança NEURON.
7 yaşında dans ve jimnastik eğitimi almaya başlamıştır.Quando tinha sete anos começou a treinar dança e ginástica.
Dans onun için bir tutkudur.Experiência é, nesse sentido, uma paixão.
1922) 2008 - Cyd Charisse, Amerikalı dansçı ve aktris (d.1921 — Cyd Charisse, atriz e dançarina estado-unidense (m. 2008).
Ritmik yapısından ötürü bu müzik pek çok dansçıyı da kendine çekmiştir.Segundo Harry essa música o assustava muito.
Bu dans yöresel kıyafetlerle yapılır.Este vazio também ocorria em lojas de roupa para dançarinos.
Bir çiftin ev içerisindeki dansını gösteren klip oldu.Ele mostra um casal fazendo uma dança interpretativa em sua casa.
West, Hip Hop dansçısıdır.Nill é um cantor brasileiro de hip hop.
Yener'e klipte dört kadın dansçı eşlik etti.Foi acompanhada por quatro jovens no coro.
Salisbury, Kuzey Carolina'da bulunan Catawba Koleji'nde dans, müzik ve tiyatro dersleri aldı.Nicole estudou canto, dança e teatro na Catawba College, em Salisbury, Carolina do Norte.
Ben Bazen genel anlamda bir dans-pop albümüdür.É bom ter algo que é um momento pop genuíno em todo álbum.
Partneri Victor Kraatz ile birlikte buz dansında yarışmıştır.Kraatz competiu na dança no gelo.
Koreografiye göre dans ettikten sonra Madonna, geri sayım bitmek üzereyken bir yukarı yay hareketi yapıyor.Depois de praticarem passos coreografados, Madonna executa um arco para trás quando o cronômetro zera.
Kısa buz dansı 19 Şubat'ta, serbest buz dansı 20 Şubat'ta gerçekleştirildi.A última fase da dança no gelo, a dança livre, ocorreu em 22 de fevereiro.
Karaayaklar kafa derisi dansı (Karaayakça otokanáípaska) yaparlar.Alguns até fazem suas próprias cabines de arcade (ver MAME).
Hatta bununla dans bile edebilirsiniz. " demiştir.Você pode brincar com isso."
2015'te dans yarışması Dancing with the Stars'a dahil oldu.Em 2015 participa em Dança com as Estrelas.
Koladera dansı çiftler halinde yapılan bir salon dansıdır.Como dança, a coladeira constitui uma dança de salão, dançada aos pares.
Sekiz yaşındayken dans etmeye başladı.Começou a dançar com apenas oito anos de idade.
Haugsand bir dansçı ve bir şarkıcıdır.Haugsand é dançarina e cantora.
Tom Mary ile dans etmeliydi.Tom deveria ter dançado com Mary.
Kedi dışarı çıktığında, fare dans eder.Quando o gato sai, o rato dança.
Tom, Mary'i dansa götürmeyi nasıl başardı?Como o Tom conseguiu levar a Mary para o baile com ele?
Onlar bütün gece dans ediyorlar.Eles dançam a noite toda.
Mağaralar aynı zamanda erken dans kanıtları da sunmaktadır.De grotten leveren ook een vroeg bewijs van de dans.
Binaya girince depoda dans etmeye başlar.Als ze het gebouw binnenkomt, begint ze in het pakhuis rond te dansen.
Dans etmeyi sever.Hij houdt van dansen.
Karışık ve eğlenceli ve üzücü ve komik ve sizi DANS ettirecek," yazdı.Het is complex, grappig, droevig en blij, en het laat je dansen!".
TRT ise o gece tek dansöz (Buse Başar'ı) çıkartmıştır.Toch eindigt het boek in het holst van de nacht in een (koorts)droom.
Burada dans etmeyi öğrenerek Moulin Rouge'un bir dansçısı olarak rol almıştır.Hier leerde zij dansen en werkte zij als danseres in de Moulin Rouge.
Kötü bir dansçıdır.Een exotische danseres.
Partinin Genel Sekreter Amath Dansokho tarafından yürütülmektedir.De algemeen secretaris van de partij is Amath Dansokho.
Ayrıca dans etmektedir.Daarnaast geeft hij dansles.
İrlanda step dansı, İrlanda'ya özgü geleneksel bir dans türüdür.Ierse stepdance is een dansvorm uit Ierland die afgeleid is van traditionele Ierse dansvormen.
İtalyan bale dansçısı ve öğretmeni Enrico Cecchetti’nin öğrencisi oldu.Hij deed voor zijn choreografie een beroep op balletdanser en -leraar Enrico Cecchetti.
90'lı yıllar boyunca Yunan dans tiyatrocuları için çekilen videoları yönetti.In de jaren 1990 regisseerde hij een reeks video’s voor Griekse danstheatergezelschappen.
Morris aslında Glee'nin oyuncu kadrosuna Beyoncé'nin "Single Ladies" dansını öğretmesi için işe alındı.Morris was oorspronkelijk ingehuurd om de dans van Beyonce's "Single Ladies" aan de Glee cast te leren.
17 yaşında ise dansçı olarak bir kariyer elde etmek adına Londra'ya taşındı.Op haar zeventiende verhuisde ze naar Londen om aan de slag te gaan als danseres.
Dans etmektedir.Er wordt gedanst.
Başrolde Ted Danson vardır.Hij is opgevolgd door Ted Danson.
Beyoncé, Fredericksburg, Teksas'taki St. Mary's İlkokulu'nda öğrenim gördü ve orada dans derslerine yazıldı.Beyoncé doorliep de St. Mary's Elementary School in Fredericksburg (Texas), waar ze danslessen volgde.
Sonra buz dansı'na geçti.Ze maakte de overstap naar het ijsdansen.
Laura'nın kendi dans grubu vardır.De vereniging heeft een eigen eenhoorndansgroep.
"Only Girl (In the World)", Europop unsurları taşıyan yüksek tempolu bir dans-pop şarkısıdır.Only Girl (In the World) werd een nummer van eurodance en dance-pop.
Alman dans grubu Novaspace de 2004 yılında bir versiyon yayımladı.In 2002 nam het Duitse Eurodance project Novaspace een dance versie van Time after time uit.
Almanca söylediği şarkıları ve danslarıyla Dünya genelinde 1990'ların en başarılı sanatçılarından biriydi.In de Duitstalige wereld was zij met haar act een van de succesvollere artiesten van de jaren negentig.
Nina Sayers (Natalie Portman), New York'ta prestijli bir bale okulunda genç bir dansçıdır.Nina (Natalie Portman) is een veelbelovende balletdanseres uit New York.
Farré daha sonra başarılı bir kariyere dönüşen dans ve koreografiye geçti.Nadien zou Farré zich gaan toeleggen op dans en choreografie.
Dans ederek kendinden geçer.Men leert zichzelf dansen.
Dans etti ve vokalistlik yaptı.Ze schilderde en danste.
Danslar, şarkılar, oyunlar ve dualar.Gedachten, gedichten, gebeden.
Dansa büyük bir ilgi duymaktaydı.Er werd veel rekening gehouden met de dans.
Böylece yeni bir dans albümü yapabilirim ve o zaman olabilir," dedi.Ik ga zeker een nieuw album maken, dat is zeker!"
Dans edemem.Kan niet acteren.
Caz dansı, klasik bale temelli bir dans türüdür.Klassiek ballet is de oudste vorm van ballet.

İlgili Sayfalar