Ana içeriğe geç
Sözlük

dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Özellikle de dansçıların ve müzisyenlerin fotoğraflarını çekiyordu.Figurines de danseuses et musiciennes.
2006 Ateşi Dans.2006 : Fire Island.
Küçük yaşlarda piyano ve dans derslerine başladı.Très jeune, elle commence les cours de danse et de piano.
Dans çalışmalarının yanı sıra Solange Sicard'dan dramatik sanatlar dersi almaya başladı.Parallèlement, elle suit des cours d'art dramatique avec Solange Sicard.
Domnina 6 yaşında buz patenine başladı ve iki yıl sonra buz dansına geçti.Elle a commencé à patiner à l'âge de 6 ans et est venue à la danse sur glace à 8 ans.
Koreograf dans ve hareketleri yaratır ve koordine eder - çoğunlukla müzikaller için.Le chorégraphe crée et coordonne les mouvements et la danse en fonction du caractère de la musique.
Mutsuz bir evlilik sürdüren bir adamın güzel bir dansçıyla yaşadığı aşkı anlatır.Elle découvre brutalement l'amour en rencontrant un beau lieutenant.
Mambo (müzik), Küba kökenli bir müzik ve dans biçimi.Le mambo est un genre musical cubain et un style de danse.
Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.Là-bas, précise-t-elle, j'ai pris la décision de devenir chanteuse et danseuse.
Zil çalınca Spears koridora koşar ve dans etmeye başlar.Puis, la sonnerie retentit, Britney se précipite pour sortir dans le hall et commence une chorégraphie.
Çocukken Blackpink'in Lisa'yla birlikte "We Zaa Cool" adlı bir dans ekibinin parçasıydı.BamBam a été dans un groupe de danse appelé We Zaa Cool avec Lisa des Black Pink.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Le Parti populaire conservateur (en danois : Det Konservative Folkeparti) est un parti politique danois.
10 yaşından beri dansla ilgilenmektedir.Elle danse depuis l'âge de dix ans.
Şarkının dans koreografisi Tony Testa tarafından hazırlandı.La danse de la chanson a été chorégraphiée par Tony Testa.
Annesi modern dans hocasıydı.Sa mère est danseuse classique.
Karlar Ülkesi’nde Prens ve Clara, kar tanelerinin dansı ile karşılanırlar.Claire et le prince des neiges apparurent.
Rydel Mary Lynch (9 Ağustos 1993 doğumlu), Amerikalı şarkıcı ve dansçı.Rydel Mary Lynch née le 9 août 1993 (23 ans) est une chanteuse et danseuse et Youtubeuse.
İlk on dans, dört el piyano için yazılmış ve 1869'da basılmıştır.Les dix premières parurent en 1869 dans leur version pour piano à quatre mains.
Çerkeslere göre, yaşamı hissetmek için dans etmek gereklidir.Essentiel pour faire danser les gens.
Profesyonel bir dansçı ve koreograftır.Il devient alpiniste professionnel et guide.
Bu opera sonunda bir Rus dansı ile sona erer.Ce spectacle marque le début de l’opéra russe.
Dans dünyasındaki üstünlüğü Mariinski Tiyatrosu'na geçmeye başladı.Elle est actuellement danseuse étoile au Théâtre Mariinsky.
Diğer buz dansı yarışmalarının aksine zorunlu dans kısmı yapılmamıştır.Il est à noter qu'il n'y a pas eu de danse imposée pour la compétition de danse sur glace.
Frankie Manning (26 Mayıs 1914 - 27 Nisan 2009) Amerikalı dansçı ve koreograftı.2009 : Frankie Manning, danseur et chorégraphe américain (° 26 mai 1914).
Tessa Virtue ve Scott Moir, kısa dansta kendilerine ait dünya rekorunu kırdı.Virtue et Moir sont les détenteurs du record du monde pour la danse originale.
Uzundere (Uzun dərə), Azerbaycan'da erkek ve kadınlar tarafından oynanan geleneksel bir dans.C'est une danse très ancienne et très coutumière en Azerbaïdjan.
Hula dansı "Halau" denen özel okullarda öğretilir.Le hula ancien s’enseigne dans des écoles nommées halau.
Ayrıca dans eğitimi de almıştır.Elle apprend également la danse.
Partneri Meryl Davis ile birlikte buz dansında yarışmaktadır.Sa partenaire en danse sur glace est Meryl Davis.
Dansedebilmek, Ötüken Neşriyat, Hikâye-Öykü-Masal, 1997.Plaisir d'offrir, joie de recevoir, nouvelles, Le Dilettante, 1999.
Robin Antin tarafından 1995 yılında Christina Applegate’in garajında küçük bir dans grubu olarak doğdu.En fait le groupe est né en 1993 dans le garage de Christina Applegate.
Dansta da, yönetmenlikte de birbirine yakın rotalar izledi.Avec précaution, il suivit la direction du râle.
Burada George Balanchine'in geliştirdiği dans stilini öğrendi.Il y apprend la dynamique des mouvements de George Balanchine.
Daha sonra bir ara sokağa giderler ve yağmur altında kışkırtıcı bir şekilde dans ederler.Les enfants rient et dansent sous la pluie.
Yavaş ve zor bir dans türüdür.C'est un moyen lent et touristique.
Daha önceden; Nevada eyaletinde dansçılık yapmıştır..Auparavant, elle avait notamment travaillé comme danseuse à Disneyland.
O yıl, Kraliyet Dans Akademisi’nin onursal üyesi ilan edildi.L'année suivante, il fut élu membre honoraire de l'Académie royale des sciences de Prusse.
Jacking, bir tür dans.Le jerk est une danse.
Claudia modelliğe 15 yaşında, moda ve dans şovlarında yer alarak başladı.Elle a commencé à être modèle à l’âge de 15 ans, travaillant pour des shows de modes et de danses.
Mary Wigman'dan dans eiğitimi aldı.Il y reçoit l'influence soutenue de Mary Wigman.
29 Aralık - Ross Lynch, Amerikalı aktör, şarkıcı, çalgıcı ve dansçı.29 décembre : Ross Lynch, chanteur et acteur américain.
Roudling, Mimi Garrard Dans Grubu için, 1985.À l'eau Mimi Cracra, Groupe Bayard, 1985.
Dans ettiği bu kadın yoksa bir hayalet midir?Cet être est-il vivant ou est-ce un fantôme ?
İlk başlarda sadece dans ediyordu.Au début il ne faisait que trébucher.
Gösterilerde dansı, karmaşık ışıklandırmalar, konser süresince değiştirdiği 17 farklı kıyafet ile ilgi çekti.La mise en scène est impressionnante, Cher enchaîne les chorégraphies et change 17 fois de costumes.
Cha-cha-cha (ya da okunuşuyla ça-ça-ça), Küba kökenli bir Latin Amerika dans ve müzik türüdür.Le Cha-cha-cha est une musique et une danse originaires de Cuba.
Burada Hubbelllar iki zorunlu dansı kazandı.Les Bourguignons ont cependant deux matchs en retard.
Hunter, ikinci sezonda A takımına katılmış bir dansçıdır.Leslie est nommé dans la seconde équipe-type de la saison.
Dans gösterileri genellikle, klasik, modern ve etnik danslar üzerine yoğunlaşır.Le magazine est entièrement consacré à la danse, qu'elle soit classique, moderne ou contemporaine.
Bunların üzerine ise "Eğer bir daha dans edemeyeceksem ölmeyi tercih ederim." demiştir.Il refusa cependant, disant « je préfère mourir bottes aux pieds ».
Madonna şarkıyı bir dansçı ile sergilemektedir.La voix de Madonna sonne comme un répondeur.
Bir süre dans hocalığı yaptı.Il a voulu essayer la scène de baiser pendant un certain temps.
Ayrica Lur dans (Bâzi), Lurlarin bir diğer etnik simgesidir.Propre au plateau tibétain, le Hequ forme une race à part.
Klipte, şarkı eşliğinde dans eden bir grup asker, Gaga'ya eşlik etmekte.Le clip montre Gaga avec un groupe de soldats dans un cabaret, où ils dansent sur la chanson.
Bir kulüpte dans ediyordu.Ils vont danser à un bal.
Bir tür kanon ya da topluca söylenen bir şarkı - gizemli bir kare danstır.La foule considérée comme une menace, un cauchemar, sera le thème de nombreuses toiles.
19. yüzyılda şarkı sık sık dans şarkısı olarak kullanıldı.En effet, la musique des années 1930 était généralement jouée pour la danse.
Buzda Dans yarışmasının finalisti idi.Il fut finaliste du tournoi.
Kadın dansçılara dansöz, erkeklere ise dansör denir.Ses habitants sont appelés les Bailleulois et les Bailleuloises.
Kendisini izleyen koçlardan biri ona buz dansını tavsiye etti.La Patinoire de Poissompré à Épinal a accueilli l'épreuve de danse sur glace.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod