Ana içeriğe geç
Sözlük

dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Roma Pantomimus’u virtüöz solo dansının bir türüydü.Im Theater der römischen Antike war der Pantomimus eine Art virtuoser Solotänzer.
Yerliler, savaş danslarında vücutlarını bununla boyardı.Die Inder stellten Kriegselefanten für die Schlacht.
10 yaşından beri dansla ilgilenmektedir.Bereits im Alter von 10 Jahren tanzte sie.
Bu oyun Dünya da "mumlu dans " olarak tanınır.Das Spiel ist als sogenannter Mud Bowl bekannt.
Eskiden The Pussycat Dolls dans/müzik grubunun üyelerinden biri olan Roberts gruptan ayrılmıştır.Sie war Mitglied der Tanz- und Musikgruppe Pussycat Dolls.
Takunya dans için de kullanılabilir.Der gesamte Raum konnte auch zu Tanzbällen dienen.
13 yaşında Charlotte Hamilton dans okuluna gitti.Mit 15 Jahren verließ Hamilton die Schule.
Bu dans, hemen her tür müziğe uydurulabilir.Zu jedem Tanz ist die entsprechende Musik beigegeben.
Ayrıca "C'est la Vie" ve "Viens dans Ma Vie" adlı iki şarkı kaydetti.Es entstanden noch zwei weitere Lieder mit dem Titel „C’est la Vie“ und „Viens dans ma Vie“.
Keiynan Lonsdale, (19 Aralık 1991 doğumlu) Avustralyalı aktör, şarkıcı ve dansçı.Keiynan Lonsdale (* 19. Dezember 1991 in Sydney) ist ein australischer Schauspieler, Tänzer und Sänger.
Dans edebileceğim müzikler.Zur Musik tanzen!
Dans ederek kendinden geçer.Diese Frau tanzt sich selbst.
Altı yaşına geldiğinde şarkı söylemeye başladı, sekiz yaşında ise; Çeçen dansı olan Lovzar'a merak saldı.Sie begann mit sechs Jahren zu singen und mit acht Jahren lernte sie bei der Gruppe Lowsar zu tanzen.
İsviçre'de iken İsviçre'yi temsilen buz dansında Analisa Beltrami ile kaydı.In der Schweiz wurde er Eistänzer und lief zusammen mit der Schweizerin Analisa Beltrami.
Dans etti ve vokalistlik yaptı.Er malte und zeichnete.
İlk başlarda sadece dans ediyordu.Aber zuletzt haben sie dann doch getanzt.
Acunmedya.com'da Yok Böyle DansDo Not Disturb auf timeout.com Bitte nicht stören!
Ritmik yapısından ötürü bu müzik pek çok dansçıyı da kendine çekmiştir.Wegen des starken Rhythmus ist dieses Lied bei den meisten Menschen beliebt.
Alman dans grubu Novaspace de 2004 yılında bir versiyon yayımladı.Die Deutsche Band Gallery veröffentlichte 2000 eine Rockversion.
Eurovision Dans Yarışması 2007 yılından itibaren yapılan dans yarışması.Es ist das erste neue Eurovision Event seit dem Eurovision Dance Contest im Jahre 2007.
1937'de yeni kurulan Özbek Filarmonisi'nde dans derslerine kabul edildi.Kennengelernt hatten sie sich 1935 beim Tanzstundenball.
Michael Jackson: The Experience; dans, müzik ve ritme dayalı bir video oyunudur.Michael Jackson – The Experience (auch Michael Jackson: The Experience) ist ein Musik- und Tanzspiel.
Video klipte Keone ve Mari Madrid adlı çift dans ediyorlar ve ardından telefon ekranlarına yansıyor.Daraufhin tanzt das Ehepaar Keone und Mari Madrid durch ihr Haus.
Danimarka Halk Partisi (Danca: Dansk Folkeparti, DF) Danimarka'da muhafazakar bir siyasi partidir.Die Dansk Folkeparti (DF), dän. für Dänische Volkspartei, ist eine rechtspopulistische Partei in Dänemark.
Flamenko dansçısının dansı kadar giysileri de önemlidir.Ursprünglich war das Muster vor allem in den Kostümen der Flamenco-Tänzerinnen gebräuchlich.
La Petite Danseuse de Quatorze Ans (14 Yaşındaki Küçük Dansçı), Edgar Degas tarafından 1881’de yapılan heykel.Martin Raumschüssel: Die Vierzehnjährige Tänzerin von Edgar Degas.
1970'lerde Los Angeles'ta Debbie Reynolds Dans Stüdyoları'nı açtı.Im Jahr 2001 eröffnete sie die Debbie Allen Dance Academy in Los Angeles.
Dans edilir, taklit yapılır, şarkı söylenir.Es wird getanzt, getrunken und gesungen.
Yunan halk dansı değildir.Vega ist kein griechischer Buchstabe.
2010 yılında yapılan Yok Böyle Dans yarışmasında dördüncü olmuştur.Bei der Weltmeisterschaft 2011 wurde sie als Vierte Offizielle eingesetzt.
Kısa dans, zorunlu dans kullanılan bir dansı içermektedir.Ein Einzeltanz ist ein Tanz, der von einer einzelnen Person getanzt wird.
Angela Paris'te bir kulüpte gündüzleri striptiz dansçısı olarak çalışmaktadır.Freddy arbeitet nachts in West-Berlin als Taxifahrer.
Okulda hip hop, caz ve latin dans öğrendi.In der örtlichen Hip-Hop-Schule lernte sie Hip-Hop, Jazz Dance und Latin Dance.
Bu hareket, bir dans hareketi olan Turialı diz yürümesine (Turian knee walk) benzer.Runden (Laps): Dieser Modus ähnelt dem Turnier Modus.
Festival için her sene çeşitli tiyatro, dans ve şarkı gösterileri organize edilir.Jährlich finden zahlreiche internationale Theater-, Musik- und Tanzfestivals statt.
Ayrıca, çello ve piyano çalmayı, biniciliği, eskrimi ve dans etmeyi öğrenmiştir.Überdies lernte er Klavier- und Cellospielen, Reiten, Fechten und Tanzen.
Çocukluğundan itibaren önemli gruplarda dansetmeye başladı.Schon in der frühen Kindheit gründete er erste Bands.
Tom dans etmek istiyor.Tom quiere bailar.
Uluslararası Latin Amerikan dans yarışmalarında sergilenir.Sie wird in allen Lateinamerikanischen Tänzen getanzt.
Kendi tınısına şüphecileri bile dans ettiriyor.Er steuerte zu deren Soundtrack auch eigene Songs bei.
Balonları patlatan insanlar, kontrol dışı olarak dans etmeye başlarlar.Anschließend begannen die Ballonfahrer mit dem Abwurf von Ballast.
Böylece yeni bir dans albümü yapabilirim ve o zaman olabilir," dedi.Ich hoffe, dass ich dem alten Zeug ein neues Leben einhauen kann und werde die Zeit genießen “.
Özellikle de dansçıların ve müzisyenlerin fotoğraflarını çekiyordu.Besonders schlecht bezahlt wurden Musiker und Tänzerinnen.
Minos ondan kızı Ariadne için bir dans yeri inşa etmesini ister.Dafür soll seine Geliebte Wardo mit ihm einen Tanz aufführen.
Onun kadar başarılı bir dansçıyı çok nadir görürüm.Je vois rarement un danseur aussi élégant que lui.
Dans edebilirsin, değil mi?Tu sais danser, n'est-ce pas ?
Modern dans? Artık bu dans değil, dansın gerileyişidir.Les danses modernes ? Ce n'est plus de la danse, c'est de la décadence.
Ne yazık ki dans etmeyi bilmiyorsun!Quel dommage que tu ne saches pas danser !
Salonumda sürekli dans ederim.Je danse constamment dans mon salon.
Tom Mary ile dans etmeliydi.Tom aurait dû danser avec Mary.
Tom dans etmek istiyor.Tom veut danser.
Benimle dans etmenizi istiyorum.Je veux que vous dansiez avec moi.
Dans edelim, tatlım!Dansons, chéri !
Dans ettim.J'ai dansé.
Onunla dans ediyordu.Elle dansait avec lui.
Orada, uzakta, dans etmeye davet eden bir flüt sesi.Là-bas, au loin, résonne une flûte invitant à la danse.
Dans ediyorlar.Ils sont en train de danser.
O dans etmeyi biliyor mu?Sait-elle danser ?
Mary dans etmeyi biliyor mu?Marie sait-elle danser ?
Dans etmeyi biliyor musunuz?Savez-vous danser ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dans ile cümle - Sayfa 35 - dans kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App