dans ile cümle

dans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Seninle beraber dans ediyorum ki daha gerçekçi söyleyebileyim.I dance along with you to make it seem real.
Dans etmeye devam edelim.Let's keep on dancing.
Canım dans etmek istedi.I feel like dancing.
Yedek dansçı olduğun günleri mi özledin?Miss backup dancer days?
-Dans etmeyi bilmem.I can't dance
Ve ben "Bence dans ediyor." dedim.And I said, "I think she's dancing."
Belki de Elizabeth, bu büyük ikon, dans ediyor?Maybe Elizabeth, this great icon, dancing?
Ve dans ediyordu.So she was dancing.
Yıldızların bu görkemli girdabında, ihtişamlı ve öngörülebilir bir dans var.Majestic whirlpools of stars, they rotate in a stately and predictable dance.
Haydi dans edin, haydi, gelin ve dans edin.All right, get up! Come on and dance! DH:
Dans edecek olan var mı, hadi ama.Somebody dance! Come on!
Garip, kimse dans etmiyor -- biz iki erkek böyle yapıyoruz.Weird, no one dances. We're two guys doing this. (Laughter)
Naber Holden, dansa gitmeye ne dersin?Hey, Holden. How about you and I have a little dance party... Gwen:
Ţimdi ben ve balo kraliçeniz dans edicek... olur mu?Uh, now me and your queen of the prom... - Shall dance, shall we? - Matt:
Hey, hadi dans edelim!Hey, let's dance! To music!
♫Ve mest olmuşçasına dansederim, çünkü♫ ♫dudaklarım çok ateşli, biliyorum.♫ (Alkışlar)♫ And I dance as if entranced, 'cause I know, ♫ ♫ my lips give so fiery a kiss. ♫ (Applause)
Kendimi Madonna'nın "Justify My Love" şarkısıyla dans ederken çektim.I filmed myself dancing to Madonna's "Justify My Love."
Bu, Viyana'da görüp görebileceğiniz oryantal bir göbek dansı şölenine en yaklaşılan an.This is the closest to an Oriental bellydancing feast that you will ever get in Vienna.
Bir tür komik dans eden ışıklar, orada hem sol hem de sağda gösterilmiş.It's sort of funny dancing lights, shown there on the left and right side.
Dans ederiz, öpüşürüz, şarkı söyleriz, öylece oyalanırız.We dance, we kiss, we sing, we just goof around.
Şeker erik vizyonlar başlarını dans ederken;While visions of sugar-plums danced in their heads;
Hayalet danslarından bıkmışlardı.They were tired of ghost dances.
Bu başka şey, dans eden enerji iplikçikleri.This something else is this dancing filament of energy.
Figürler yapıyor, dans figürleri. Muhtemelen tarihte hiç bir 6 yaşındaki çocuğun yapmadığı figürler.He's doing tricks here, dance tricks, that probably no six-year-old in history ever managed before.
Ve şubatta burada TED'de, dansa olan tutkuları ve kabiliyetleri nefeslerimizi kesti.And at TED here in February, their passion and brilliance just took our breath away.
Böylelikle, bu dansın evrimi hikayesi garip bir şekilde tanıdık bir hikaye gibi duruyor.So, this story of the evolution of dance seems strangely familiar.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Best dancer walks tall, gets the best date.
Dans topluluğu artık globaldir.The dance community is now global.
Ardından azad edildim ve şimdi müslümanlarla beraber... ...şarkı söylüyor ve dans ediyorum.So I happened to forgive. Now I sing music with the Muslims. I dance with them.
Onların müzikleriyle parti yapıyor ve dans ediyoruz.So we party and dance to their music.
Neredeyse onun müziğiyle dans etmekten bacağımı kıracaktım.And I almost broke my leg dancing to his music.
Pencerelerden birinde bir kız vardı ve dans ediyordu.And there was a girl in one of the windows and she was dancing.
Ve dans ettik.And then we had dancing.
Herkesi dans ettirdik.We had everyone dance.
Ve sonra dans sololarımız oldu, bir kişi dans etti herkes onu gösterdi.And then we had dance solos where only one person would dance and everybody would point to them.
Sanırım benim gibi hepiniz, bir balerinin dansını izlemeyi seversiniz.You all, I guess, like me, enjoy watching a ballet dancer dance.
Dünya, dans eden cisimlerden oluşan... ...dinamik bir kütledir.The world is a dynamic mess Of jiggling things
Benimle dans eder misiniz?Would you like to dance with me?
Dans eder misiniz?(JAZZ MUSlC PLAYlNG) Would you like to dance?
Seninle dans etmeye bayılırım.I'd love to dance with you.
İyi bilirsin, önceden hiç dans katının üstünde fıtık konturolu olmadım.Well, you know, I've never been checked for a hernia on the dance floor before.
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.You are pompous, you're racist, you're sexist and dress like a dance instructor on a cruise ship.
Kiminiz dansı ya da resmi, veya demin dinlediğimiz gibi müziği seçmiş.Others chose dancing or painting, or making music like we just heard.
Çok güzel dans ediyorsun.You dance great.
Ben... Belçika'da... dans ederdim...I... in Belgium... dancing...
Kocanla birlikte? dans ediyordum.With your husband? Dancing.
Bakışlarımızın dansı, meydan okuma, feragat, yok etme, dehşetimizin parfümü.The dance of our glances, challenge, abdication, effacement, the perfume of our consternation.
Kimisi kendinden geçebilmek için dansı, dönmeyi, daireler çizmeyi kullanıyor.Others use dancing, spinning and circling to promote self-transcendence.
Rapçiler ve dansçılar ile işbirliği yaptım.I have cooporated with rappers and different dancers.
Dans öğretmenimiz bay Oh.Our dance teacher, Mr. Oh.
Bir dansçının vücudu var.She has the body of a dancer!
Benimle dans etmek ister misin?Do you want to dance with me?
Bu dans etmeyi öğrenmek için harika bir fırsat.Hey, this is a great chance for you to learn how to dance!
Öğretmenimiz bir dans semineri veriyor, ama... ...çalışmak için yeri yok.Our teacher is teaching a dance seminar but he doesn't have a place to train.
Üzgünüm ama salonu dans için kullanırsam büyükbabam beni öldürür.I'm sorry.. but if I use the studio for dancing, my grandpa will seriously kill me!
Tekvando salonu kutsal bir yerse, dans etmek de kutsal.Even though the Taekwondo studio is a sacred place, I guess dancing is sacred too.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.It is a meretricious fandango of imported systems, which the elites themselves don't understand.
Dans ederek övgüler sunsunlar Onun adına, Tef ve lir çalarak Onu ilahilerle övsünler!Let them praise his name in the dance! Let them sing praises to him with tambourine and harp!
Tef ve dansla Ona övgüler sunun! Saz ve neyle Ona övgüler sunun!Praise him with tambourine and dancing! Praise him with stringed instruments and flute!
& Dans Eden Çubuklar& Multimeter

İlgili Sayfalar