Ana içeriğe geç
Sözlük

dan ile cümle

dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O dans ayakkabıları giyiyor.She is wearing dancing shoes.
Ben dans etmek isterim.I'd like to dance.
Baloya gelmeme izin ver; Ben de dans etmek istiyorum.Let me come to the ball; I, too, would like to dance.
Bizim için dans etmeni istiyoruz.We want you to dance for us.
Tom gerçekten dans etmekten hoşlandığını söylüyor.Tom says he actually enjoys dancing.
Tom ve Mary bir dansta tanıştı.Tom and Mary met at a dance.
Haydi beraber dans edelim.Let's dance together.
Bu şarkıyla dans edebilir misin?Can you dance to this song?
Hen Tom hem de John Mary'yi dansa götürmek istedi.Both Tom and John wanted to take Mary to the dance.
Bahçıvan çok sık dans eder.The gardener very often dances.
Periler incecik önlükle dans etti.The fairies danced in wispy gowns.
Onlar çimenlerin üzerinde birlikte neşeyle dans ettiler.They danced merrily together on the grass.
Dans edemeyecek kadar çok yaşlıyım.I'm too old to dance.
Dansçı bir dansı dans eder.The dancer dances a dance.
Ve sonra herkes dans etmeye başladı.And then everyone started dancing.
Tom çok kötü dans ediyor.Tom is a terrible dancer.
Onunla dans et!Dance with her!
Dan neden kendini öldürdü?Why did Dan kill himself?
Dan neden intihar etti?Why did Dan kill himself?
Beni dans ederken gördün mü?Have you seen me dance?
O, Danimarka'dan döndü.He returned from Denmark.
Ben Tom'un dans edişini defalarca gördüm.I've seen Tom dance many times.
Senin dansetmeni izlemeyi seviyorum.I love watching you dance.
Tom'un iyi bir danışmanı vardı.Tom had a good mentor.
Hiç kimse benimle dans etmekle ilgileniyor gibi görünmüyor.Nobody seems interested in dancing with me.
Ben onlar için dans etmiyorum.I'm not dancing for them.
Maymun para için dans ediyor.The monkey dances for money.
Zamanımın çoğunu oturma odamda dans ederek geçiririm.I spend most of my time dancing in my living room.
Tom'a göre, Danimarkaca dünyada en güzel dilidir.According to Tom, Danish is the most beautiful language in the world.
Herkes tavuskuşu dansını sever.Everyone likes a peacock dance.
Müzik bana dans etmemi istetir.The music makes me want to dance.
Kız torunumun düğününde dans etmek istiyorum.I want to dance at my granddaughter's wedding.
Tom dans etmesini izlemekten zevk alıyorum.I enjoy watching Tom dance.
Onun parmakları klavyenin üzerinde dans etti.Her fingers danced over the keyboard.
Ben asla ayık dans etmem.I never dance sober.
Hiç kimse ayık dans etmez.No one dances sober.
Benim küçük palyaçom, benimle dans eder misin?Will you dance with me, my little clown?
Mary aerobik dans sınıfına gitti.Mary went to an aerobic dance class.
Ben bir dans dersi alıyorum.I am taking a dance class.
Tom Mary'den daha iyi dans edebilir.Tom can dance better than Mary.
Daniel çikolatalı kek yapıyor.Daniel is making chocolate cake.
Daniel mangolu kek yapıyor.Daniel is making mango cake.
Daniel mango suyu yapıyor.Daniel is making mango juice.
Daniel kalamansi suyu yapıyor.Daniel is making calamansi juice.
Daniel, Hindistan cevizi suyu yapıyor.Daniel is making coconut juice.
Mary bana Tom' dan daha cana yakın geliyor.Mary is more sympathetic to me than Tom is.
Dans ediyordum.I was dancing.
O beni slow dansa davet etti.He invited me to slow dance.
Tom ve Mary birlikte dans etmeye gitmediler.Tom and Mary didn't go to the dance together.
Tom bir iş danışmanıdır.Tom is a business consultant.
Biz salondaydık ve dans ettik.We were in the room, and we danced.
Herkes dans etti.Everybody danced.
Tom onunla dansa gitmesi için Mary'yi ikna etmede zorluk yaşadı.Tom had difficulty convincing Mary to go the dance with him.
Mary'nin dansa giderken hangi elbiseyi giyeceğini seçmesi zaman aldı.It took Mary a long time to choose which dress to wear to the dance.
Maalesef, ben çok iyi bir dansçı değilim.Unfortunately, I'm not much of a dancer.
Ne yazık ki, ben çok iyi bir dansçı değilim.Sadly, I'm not a very good dancer.
Tom bir dansçı oldu.Tom became a dancer.
Tom Mary'yi dans etmeye götürdü.Tom took Mary dancing.
Ben onun dans etmesini istemedim. O benim istedi.I didn't ask him to dance. He asked me.
Biz dansa gittik.We went dancing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod