dan ile cümle

dan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hâlâ onlara danışmam gerekiyor.I still need to check with them.
Hâlâ ona danışmam gerekiyor.I still need to check with him.
Önce onlara danışmak zorundayım.I have to check with them first.
Önce ona danışmak zorundayım.I have to check with him first.
Onlara danışalım.Let's check with them.
Ona danışalım.Let's check with him.
Dans etmemizi görmeliydin.You should've seen us dance.
Onların dans etmesini görmeliydin.You should've seen them dance.
Dans etmemi görmeliydin.You should've seen me dance.
Onun dans etmesini görmeliydin.You should've seen him dance.
Senin dans ettiğini hiç görmedim.I've never seen you dance.
Onların dans ettiğini hiç görmedim.I've never seen them dance.
Onun dans ettiğini hiç görmedim.I've never seen him dance.
Hiç dans ettiğimizi gördün mü?Have you ever seen us dance?
Hiç onların dans ettiğini gördün mü?Have you ever seen them dance?
Hiç dans ettiğimi gördün mü?Have you ever seen me dance?
Hiç onun dans ettiğini gördün mü?Have you ever seen him dance?
Bir kez dans ettiğini gördüm.I saw you dance once.
Onların bir zamanlar dans ettiklerini gördüm.I saw them dance once.
Onun bir kez dans ettiğini gördüm.I saw him dance once.
Ben onlara danıştı.I consulted them.
Ben ona danıştım.I consulted him.
Onlara danışmalısın.You should consult them.
Ona danışmalısın.You should consult him.
Biz onlara danışacağız.We'll consult them.
Biz ona danışacağız.We'll consult him.
Artık Tom'dan nefret etmiyoruz.We don't hate Tom anymore.
Tom iyi dans edebilir.Tom can dance well.
Tom'dan nefret ettiğimizi herkes biliyor.Everybody knows we hate Tom.
Biz gerçekten Tom'dan nefret ediyoruz.We really hate Tom.
Tom'dan bir şey aldım.I got something from Tom.
Sadece Tom'dan bir şey duyup duymadığını merak ediyordum.I was just wondering if you'd heard anything from Tom.
Sanırım Tom'dan haber alana kadar karar vermemeliyiz.I think we shouldn't make a decision until we hear from Tom.
Onları Tom'dan uzak tutun.Keep them away from Tom.
Tom'dan senin nefret ettiğin kadar çok nefret ediyoruz.We hate Tom as much as you do.
Tom'dan önce çıktığın adamın adı neydi?What was the name of the guy you dated before Tom?
Tom'dan daha genç misin?Are you younger than Tom?
Tom'dan küçük müsün?Are you younger than Tom?
Tom bu yılın sonuna kadar Boston'dan ayrılmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to leave Boston by the end of this year.
Tom geçen hafta sonu dansta eğlendi.Tom enjoyed himself at the dance last weekend.
Tom Mary'nin John'dan aldığı mektubu ona okumasını istedi.Tom asked Mary to read him the letter she had gotten from John.
O asla dans etmemi istemedi.He never asked me to dance.
Sen dans ettin.You danced.
Hepiniz dans ettiniz.Y'all danced.
Dan 1976'da Princeton Üniversitesi'ne geldi.Dan arrived at Princeton University in 1976.
Dan, Princeton Üniversitesi'nde bir grup biyoloji araştırmacısı ile bir araya geldi.Dan met a group of biology researchers at Princeton University.
Dan bilimsel makalelerini yayımlamak için baskı altındaydı.Dan was under pressure to publish his scientific articles.
Dan bir kitap yayınlamak istedi.Dan wanted to publish a book.
Dan makalelerini nasıl yayınlatacağını arkadaşlarıyla tartıştı.Dan discussed with his friends how to have his articles published.
Dan benim yeni arkadaşım.Dan is my new friend.
Dan Anderson adında yeni bir arkadaşla tanıştım.I met a new friend called Dan Anderson.
Dan yerel bir otele kayıt yaptırdı.Dan checked in to a local hotel.
Dan otel odasına gitti.Dan went to his hotel room.
Dan'in hayatı risk altında.Dan's life is at risk.
Dan intihar etmeye hazırdı.Dan was ready to commit suicide.
Sahneyi seyreden Dan polisi aradı.Dan, who was watching the scene, called the police.
Dan, FBI'lı bir müzakereci, Linda ile konuşmaya çalıştı.Dan, an FBI negotiator, tried to talk to Linda.
Dan, Linda'nın kocasıdır.Dan is Linda's husband.
Hem Dan hem de Linda benim arkadaşlarım.Both Dan and Linda are my friends.
Dan bir arabulucu ile konuşmayı kabul etti.Dan agreed to speak to a negotiator.

İlgili Sayfalar