Dan bir savaşta savaştı ve onu kazandı.Dan fought a war and won it.
Dan hep cümlelerle katkıda bulunacak.Dan will always contribute sentences.
Dan asla pes etmez.Dan will never quit.
Dan öğrencilere yardım etmek için her zaman burada olacak.Dan will always be here to help students.
Dan psikolojik savaşla başa çıkmayı çok iyi bilir.Dan knows very well how to deal with psychological warfare.
Dan bir psikolojik savaş uzmanıydı.Dan was an expert at psychological warfare.
Dan'ın psikolojik savaş teknikleri Linda ile işe yaramadı.Dan's psychological warfare techniques never worked with Linda.
Dan piyade akademisinde psikolojik savaş teknikleri okudu.Dan studied psychological warfare techniques at infantry academy.
Dan özel kuvvetlerdeydi ve onlar orada onlara psikolojik savaş öğretiyorlar.Dan was in the special forces and they teach them psychological warfare there.
Hoşuna gitsin ya da gitmesin Dan sonsuza dek burada kalıyor.Dan is staying here forever, whether you like it or not.
Dan sonuçta burada kalmak hakkına sahiptir.Dan has the right to stay here after all.
Dan bu ülkenin bir vatandaşı ve sonsuza dek burada kalacak.Dan is a citizen of this country and he will stay here forever.
Dan, Linda'nın en kötü kabusudur.Dan is Linda's worst nightmare.
Dan kendi başına Esperanto öğrendi.Dan learnt Esperanto by himself.
Dan Linda'yı bir travesti olmakla suçladı.Dan accused Linda of being a tranny.
Dan, Linda'nın tüm elbiselerini çıkarmasını istedi.Dan asked Linda to take all of her clothes off.
Dan baş şüpheli haline geldi.Dan became the prime suspect.
Dan tehlikeli suçluların hedefi oldu.Dan became the target of dangerous criminals.
Dan anahtarını kaybettiğini iddia etti.Dan claimed that he had lost his key.
Dan araba anahtarının nerede olduğunu bilmiyordu.Dan didn't know where his car key was.
Dan geçmişi hakkında hiçbir şey söylemedi.Dan didn't say anything about his past.
Dan, Linda'yı araçla onun semtine götürdü.Dan drove Linda to her neighborhood.
Dan yalan makinesinden geçemedi.Dan failed the polygraph test.
Dan iki günlük tutsaklıktan sonra nihayet rehinesini serbest bıraktı.Dan finally released his hostage after two days of captivity.
Dan yolda lastik izleri buldu.Dan found tire tracks in the driveway.
Dan Linda'ya, açıklamak için sayısız şans verdi.Dan gave Linda numerous chances to explain.
Dan Linda'dan bir çağrı daha aldı.Dan got another call from Linda.
Dan Linda'dan bir cep telefonu mesajı aldı.Dan got a text message from Linda.
Dan'in, neyle suçlandığı hakkında hiçbir fikri yoktu.Dan had no idea about what he was being accused of.
Dan Linda'yı hemen tanıdı.Dan instantly recognized Linda.
Dan, Linda'nın tarafında.Dan is on Linda's side.
Dan bir sorunu olduğunu biliyordu.Dan knew he had a problem.
Dan ne aradığını biliyordu.Dan knew what he was looking for.
Dan geride hiç bir iz bırakmadı.Dan left no traces behind.
Dan Linda'ya bir sandviç yaptı.Dan made Linda a sandwich.
Dan, cesedi fotoğrafladı.Dan photographed the body.
Dan büyükbabasının arabasının kırmızı iç kaplamasını hatırlar.Dan remembers the red interior of his grandfather's car.
Dan defalarca Linda'ya tecavüz etti.Dan repeatedly raped Linda.
Dan, kızının kaçırılıp tecavüze uğradığını polise bildirdi.Dan reported to the police that his daughter had been abducted and raped.
Dan, yürek parçalayan gerçekleri ortaya çıkardı.Dan revealed heartbreaking truths.
Dan perşembe günü bir üst sınıfa yükseleceğini söyledi.Dan said that he was moving up on Thursday.
Dan'in vücudu kötü biçimde çürümüştü.Dan's body was badly decomposed.
Dan, Linda'ya cinsel tacizde bulundu.Dan sexually abused Linda.
Dan başından yaralandı.Dan suffered head injuries.
Dan'in boğazı neredeyse kulaktan kulağa kesildi.Dan's throat was cut almost from ear to ear.
Dan, Linda'ya bir duş almasını söyledi.Dan told Linda to take a shower.
Dan arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Dan vacuumed his car.
Dan, yalan makinesi testine girmek istedi.Dan wanted to have a polygraph test.
Dan kilisede tutuklandı.Dan was arrested at church.
Dan polisle işbirliği yaptı.Dan was cooperative with the police.
Bir çekiçle Dan'ın alnına vuruldu.Dan was hit on the forehead with a hammer.
Bir kamyon tarafından öldürüldüğü zaman Dan yirmili yaşlarının başında idi.Dan was in his early twenties when he was killed by a truck.
Dan firardaydı.Dan was on the loose.
Dan'ın kimliği polis tarafından çabucak saptandı.Dan was quickly identified by the police.
Dan yirmi sekiz banka soygunundan sorumluydu.Dan was responsible for twenty-eight bank robberies.
Dan'ı seviyorsan, onun cümlelerini çevir.If you like Dan, translate his sentences.
Yargıç Dan Anderson, Linda'yı sorgulamaya başladı.Judge Dan Anderson started questioning Linda.
Dan benimle konuşsun. Sözünü kesme.Let Dan talk to me. Don't interrupt.
Teğmen Dan Anderson, Linda'nın suçla bağlantısını kuramadı.Lieutenant Dan Anderson couldn't link Linda to the crime.
Teğmen Dan Anderson, ikinci bir cinayet mahalline çağrıldı.Lieutenant Dan Anderson was called to a second murder scene.