Dan çocukluk arkadaşı Linda ile çıkmaya başladı.Dan began dating his childhood friend, Linda.
Dan Linda'ya kelebek koleksiyonunu gösterdi.Dan showed Linda his butterfly collection.
Dan tacizci babası hakkında konuştu.Dan talked about his abusive father.
Linda hem Dan'la hem de Matt'la birlikte uyudu.Linda slept with both Dan and Matt.
Dan açtı ağzını yumdu gözünü.Dan flew into a rage.
Dan'ın tepesinin tası attı.Dan flew into a rage.
Dan küplere bindi.Dan flew into a rage.
Dan odasının çöpünü temizledi.Dan trashed his room.
Dan ve Linda, ırksal gerilimler hakkında bir tartışma yaptı.Dan and Linda had a discussion about racial tensions.
Dan on üç yaşında okuldan ayrıldı.Dan dropped out of school at age thirteen.
Dan kolejden ayrılıp iş aramaya başladı.Dan dropped out of college and started looking for a job.
Dan kolejden ayrılıp Kanada'ya taşınmayı planladı.Dan planned to drop out of college and move to Canada.
Dan kalabalık üzerine ateş açtı.Dan opened fire on the crowd.
Dan birkaç kişiyi vurdu.Dan shot several people.
Polisler, Dan'i kovaladılar.The policemen gave chase to Dan.
Dan, Matt'i kanlı bir biçimde dövdü.Dan beat Matt bloody.
Dan neredeyse Linda'yı ölümüne boğdu.Dan nearly choked Linda to death.
Linda Dan'ın kollarına yıkıldı.Linda collapsed into Dan's arms.
Dan ve onun sınıf arkadaşları Linda'nın ölümünün yasını tuttular.Dan and his classmates mourned Linda's death.
Dan, Linda'yla mezarlıkta buluştu.Dan met Linda at the cemetery.
Dan, Linda'nın ölümü konusunda kendini suçlu hissetti.Dan felt guilty about Linda's death.
Dan, ulusal marşı çaldığı zaman tüm öğrenciler ayağa kalktı.All the students stood up when Dan played the national anthem.
Dan prestijli bir müzik okuluna başladı.Dan attended a prestigious music school.
Dan, Linda'nın kız kardeşiyle temas kurdu.Dan contacted Linda's sister.
Dan Linda'ya ihtiyacı olan bilgiyi verdi.Dan gave Linda the information she needed.
Dan, Alzheimer belirtileri göstermeye başladı.Dan began displaying symptoms of Alzheimer's.
Dan, Linda'nın hikayesinden duygulandı.Dan was touched by Linda's story.
Dan Linda'ya bir keman gönderdi.Dan sent Linda a violin.
Dan, Linda'ya keman getirdi.Dan brought the violin to Linda.
Dan kemanını okulda bıraktı.Dan left his violin at school.
Dan kanserli çocuklar için keman çaldı.Dan played violin for children with cancer.
Dan, Linda'yı Londra'ya taşınmaya ikna etti.Dan talked Linda into moving to London.
Dan'in kitabı çok ün kazandı.Dan's book gained so much fame.
Dan öfkesini kaybedip Linda'ya hakaret etti ve ayrıldı.Dan lost his temper, insulted Linda and left.
Dan, Linda'nın hayatını değiştirdi.Dan changed Linda's life.
Dan nasıl gitar çalınacağını öğreniyordu.Dan was learning how to play the guitar.
Dan radyoda canlı çaldı.Dan played live on the radio.
Dan son zamanlarda birine sarıldı mı?Has Dan hugged anyone recently?
Tatoeba'nın en iyisi Dan'dır.Dan is the best in Tatoeba.
Dan Linda'ya onun eski erkek arkadaşı Matt'ın nerede olduğu hakkında sorular sordu.Dan questioned Linda about the whereabouts of his ex-boyfriend, Matt.
Tom, Dan'dan daha uzun boylu ama Tim gruptaki en uzun boylu adam.Tom is taller than Dan but Tim is the tallest guy in the group.
Portekizcedeki "eu" zamiri Latince "ego" dan gelmiştir.The Portuguese pronoun "eu" came from Latin "ego".
Danny'nin okulunda öğrenciler yabancı dil olarak Klingoncayı öğrenirler.In Danny's school, students learn Klingon as a second language.
Dan, Linda'nın öldürülmesi konusunda pişman değildi.Dan wasn't remorseful about killing Linda.
Dan ölmeyi hak etmedi.Dan didn't deserve to die.
Dan ölmeye layık değildi.Dan didn't deserve to die.
Dan ikinci derece cinayetten suçlu bulundu.Dan pleaded guilty to second degree murder.
Dan, Linda'nın tek çocuğuydu.Dan was Linda's only child.
Dan henüz beş yaşındayken kaçırıldı.Dan was kidnapped when he was just five.
Dan sadece 4 mil uzakta yaşadı.Dan lived only four miles away.
Dan sadece 4 mil uzakta ikamet etti.Dan lived only four miles away.
Dan sadece 4 mil uzakta oturdu.Dan lived only four miles away.
Dan asla ölmeyecek.Dan will never die.
Dan her zaman burada olacak.Dan will always be here.
Dan her zaman burada kalbimde olacak.Dan will always be here, in my heart.
Dan her zaman bana göz kulak olacak.Dan will always be watching over me.
Dan bir özgürlük sembolü.Dan is a symbol of freedom.
Dan adalet istiyor.Dan wants justice.
Ben özgür bir adamım, Dan.I'm a free man, Dan.
Bu yer Dan olmadan ne olurdu?What would this place be without Dan?