Sonrasında damat ve konukları gelinin evine gidiyorlar.Afterwards, the groom and his guests leave for the bride's home.
Ardından da, kendilerini bir ziyafetin beklediği damatın evine geri dönüyorlar.And then it's back to the groom's house, where a feast awaits them.
Damat, bekarlığın sonunu simgeleyen geleneksel tıraşını olur.The groom traditionally shaves, which symbolises the end of bachelorhood.
Damat yanında bir oğlan çocuğu getirir.The godfather brings a little boy with him.
Damat veya nadiren gelin, misafirlerle bir masada oturabilir.Groom, or rarely a bride, can sit at a table with guests.
Son yıllarda, damatlara nişan törenine katılma hakkı verildi.In recent years, grooms were given the right to participate in the engagement ceremony.
İmparatorluğun damatlarının yüzde 58'inden fazlası Moğol'du.More than 58 percent of imperial sons-in-law were Mongols.
Öldürülen DamatlarMurdered bridegrooms
Aile, Evie'nin gelin ve damatla tanışmayı umduğu bir düğün öncesi prova yemeği düzenler.The family hosts a rehearsal dinner, where Evie expects to finally meet the bride and groom.
Önemli bir nokta, bu yolları sunanın Damat (İncil) olmasıdır.An important point is that it's the Bridegroom (Bible) that is offering these paths.
Damat düğün pastasının içinde saklandı.Der Bräutigam versteckte sich in der Hochzeitstorte.
Tabloda damat görünmez çünkü geleneksel olarak damadın düğün yemeğinde bulunmaması gerekirdi.Der Bräutigam fehlt, weil dieser traditionell bei der Hochzeitstafel nicht anwesend sein durfte.
Pazar günü gelin damat evine indiğinde biter.Du solltest am Freitag von der Treasury anrufen, wenn du kommst.
Bundan sonra Damat Halil Paşa emekli yapıldı ve İstanbul'da yaşamaya başladı.Helmut Bäumler befindet sich seitdem im Ruhestand und lebt in Italien.
Kemerin damat tarafından bir düğün hediyesi olarak düğünde giyilmek üzere geline hediye ettiği öğrenildi.Das Paar ging auf der Salvador, die sie als Hochzeitsgeschenk erhalten hatten, auf Hochzeitsreise.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Sofort macht sich der Bräutigam mit ein paar Männern auf, die Flüchtigen zu suchen.
Yunancada damat demektir.Die Frau des Griechen.
Dönmez soyadı yine KONARlara damat gelerek soyadı değişmiştir.Nach dem Aufstieg wechselte Albay erneut zu Adıyamanspor.
Bunun üzerine Damat Ferid Paşa tarafından görevinden alınmıştır.Hierfür wurde er vom Bistum Fulda kritisiert.
Yunancada damat demektir.Dames grecques.
Gelin ve damat mutludurlar.Une réception est donnée et les convives sont joyeux.
Erişim tarihi: 1 Kasım 2008. ^ "Yabancı Damat'ın Nazire'si Avrupa Yakası'nda..."Consulté le 11 août 2008. ↑ (de) Wann sehen wir die erste Frau in der Bundesliga?.
48 saatlik ziyaret sırasında damat tarafını yakından tanımak istemektedirler.Le couple s'enlace durant 48 heures pour l'accouplement.
Çoğu zaman damatlar ayakkabılarını yanlarına alır.Le randonueur aura donc souvent des chaussures.
Davet edilen damat tarafı, yakın akrabalarını alarak kız evine giderler.À la demande de l'inconnue, les jeunes filles la ramènent chez elle.
Kibar Ananın Damatlarıyla arası pek iyi olmasa bile başka şansı yoktur.Avec l'autre exemplaire Vroubel n'a pas eu de chance.
Köye gelin gelenlere istisnasız "yenge", köye yerleşen damatlara da "enişte" denir.On suit le quotidien du village jusqu'à ce que deux « hôtes » arrivent dans le village.
Tim Heidecker - Doug Price, Megan'ın kardeşi ve damat.Tim Heidecker como Doug, el novio, y hermano de Megan.
1703-1730) ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa zamanına rastlar.1703-1730) y bajo el impulso de su gran visir İbrahim Paşa, se produjo un período de paz.
Köylülerin hepsi damat ve ailesini ziyarete gelir.Por todas partes hallaréis hermanos y amigos.
Ayrıca damat alarak çeşitli dönemlerde çoğalmaya devam etmiştir.Además, posee repeticiones durante el día siguiente en diferentes horarios.
Yunancada damat demektir.Lenguas griegas.
(1) Ne vardır ki Hermia’nın babası Egeus kendine damat olarak Demetrius’u seçmiştir.Las malas noticias son, el padre de Hermia quiere para ella a Demetrio.
Cumartesi günü damat harmana götürülür ve damada hediyeler verilir.La víspera se baja al Santo de su hornacina y se ofrece un refresco a los participantes.
Padişah bunu kabul ederek Damat Halil Paşa 2. kez sadrazamlığa getirildi.Primero por la manera en que Alejandro Romay lo presentó, dos veces por semana.
Öğleden sonra damat donatılır ve akşam kına gecesi yapılır.Esso scappa per la vergogna e il tutto accade a sera.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Il ragazzo però si lancia all'inseguimento degli amici.
Düğün süresince damat sağdıcının evine yerleşir ve Düğün evinde pek bulunmaz.Si sta perdendo anche l'usanza di andare a casa della sposa prima di recarsi in chiesa.
Damat, sağdıçla birlikte yatsı namazını kılmaya götürülür.La Madonna è seduta con le mani giunte in preghiera.
Yunancada damat demektir.Religione greca.
Damat sağdıçları tarafından yıkanır ve damatlıkları giydirilir.Diedi pane agli affamati e vestiti agli ignudi.
Yabancı Damat, Doktorlar gibi dizilerde konuk oyuncu olarak rol aldı.Nota al pubblico italiano, come attrice, per il ruolo della dr.
Düğünlerde damat tarafı köyün gençlerine bir koyun hediye eder.Una moglie regala al marito un cane selvatico.
Damat, onbeşinci doğumgününe henüz dört ya da beş ay daha vardı.Mancava una settimana al suo 54º compleanno.
Gelin ve damat yüzüklerini takınca herkes onları alkışladı.Когда жених и невеста надели кольца, все им захлопали.
Ortodoks gelin ve damatlar genelde düğünden önce konuyla ilgili kurslara katılırlar.Ортодоксальные женихи и невесты часто до свадьбы посещают занятия по данной тематике.
Düğün sabahı, damat kendisi tıraş olur ve yıkanır.С утра подруги невесты топили для неё баню, мыли и причёсывали.
Gelin ve damat arabada beklemektedirler.Дамы и генерал уезжают на машине.
Zaman içinde Kibar Ana ile kızları ve damatları arasında eğlenceli ve komik maceralar başlar. ^Вместе с её 4 подружками-соседками начинаются весёлые приключения и смешные истории.
Damat ise ortada yoktur.Жених между тем все не появляется.
Öğle saatlerinde damat ve arkadaşları bahçede masa hazırlar.После обеда хозяева и гости пошли гулять в сад.
Damat yaklaşık on yedi yaşındaydı.Софье было около 17 лет.
Damat, arkadaşlarıyla birlikte kaçanların peşine düşer.Туда же идут и беглецы вместе с новыми друзьями.
Damat, gelini odasına çıkarır, duvağını açar, “hoş geldin” der.Мальчик откроет глаза, встанет и скажет: „Здравствуй!
Örneğin kız almaya damat gitmez.Мы не делаем это для того, чтобы заполучить девчонок.
Kayınbaba ile damat arasındaki kaçınma bu kadar sıkı değildir.Отношения между отчимом и пасынком не были тёплыми.
Damatın ve gelinin nikâhları yatsı namazından önce yetkili bir zât tarafından kıyılır.Взгляды Матери Божией и Богомладенца обращены непосредственно на молящегося.
Akşam, damat ve şahitleri, yatsı namazına gider.العبادة في الليل بالصلاة ، وقراءة القرآن والمناجاة .
Damat utanır gibi yapar ve yemek yemez.الرجال سيعانون كثيرا بأنه لا يأكل.
Evliliğin üzerine Papa IV. Sixtus damat Girolamo'ya İmola hükümdarlığını vermiştir.وعقب هذا الزواج اعطى البابا سيكستوس السادس إلى العريس جريمولا حكم منطقة ايمولا.