Ana içeriğe geç
Sözlük

damar ile cümle

damar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Eğrelti otları damarlı bitkilerdir.Хвощі — спорові рослини.
Hatay'daki mermer damarlarının rezervi bilinmemektedir.Сьогодні про мавзолей в Софії ніщо не нагадує.
Parkland formülü ilk 24 saatte gereken damar içi sıvıların hacminin belirlenmesine yardımcı olabilir.Parklandovo pravidlo může pomoci určit objem nitrožilních tekutin potřebných po dobu prvních 24 hodin.
Solungaç yayları, içlerinde kılcal kan damarları bulunan solungaç yapraklarına sahiptir.Kamením uházejí je, krev jejich na ně."
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Proto nejsou triptany doporučovány osobám trpícím kardiovaskulárními chorobami.
Yengeçlerin insanlar gibi damarları yoktur.Surmové však nemají vůdce jako takové.
Lenf düğümleri ve lenfatikler (lenf damarları).Zpracovávají se také stébla (sláma) a otruby (semenné slupky).
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.To se patrně zkomolilo na Palohlavy.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.To způsobí zborcení cévních stěn a následné seschnutí hemoroidu.
Eritem, kılcal damarlarda konjesyon (kan toplanması) sonucunda derinin kızarması.Zbarvení je červené s příčnými pruhy, čímž připomíná korálovce.
Ardından Damar’a ulaştı.Poté se vrátil do Derventy.
İnme, beyindeki damarsal bir olayı sonucu meydana gelen hasar.Je subjektivně nepříjemný pocit vyvolaný údery srdce.
Her iki tipteki ilik de sayısız kılcal kan damarı içermektedir.Oba typy obsahují velké množství krevních cév a vlásečnic.
Bunlar: Ateroskleroz en yaygın ve ciddi damar hastalığıdır.Onemocnění srdce jsou jedna z nejčastějších a nejvážnějších onemocnění, které se u kavalírů vyskytuje.
Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır.Na prstech tomuto druhu rostou přísavky.
Parkland formülü ilk 24 saatte gereken damar içi sıvıların hacminin belirlenmesine yardımcı olabilir.Formula Parkland poate ajuta la determinarea volumului de fluide intravenoase necesare în primele 24 de ore.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Aceste antibiotice sunt administrate adesea intravenos și utilizate în combinație.
Kılcal damarların sayısında veya yoğunluğundaki azalma da periferik rezistana katkıda bulunabilir.Reducerea numărului sau a densității capilarelor poate contribui, de asemenea, la rezistența periferică.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.În acest caz, dacă epinefrina nu dă rezultate, se poate administra intravenos glucagon.
Bu kan damarları grubu hemoroidal pleksus olarak da bilinir.Acest set de vase de sânge este cunoscut ca plexul hemoroidal.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Prin urmare, triptanii nu sunt recomandați pentru persoanele cu boli cardiovasculare.
Fakat kan damarda pıhtılaşırsa, ölümle sonuçlanabilir.Dacă aerul părăsește cu totul sângele, se produce moartea.
"Kalp ve Damar Hastalıkları" (1948) ve "Klinikten Notlar" (1957) adlı yapıtları vardır.Are instalație de apă, canal și electricitate." (descriere din 1937).
938 yılında, Saksonya'da zengin bir gümüş maden damarı bulundu.În 938, la Rammelsberg, în Saxonia, au fost descoperite bogate zăcăminte de argint.
Ortalama bir insan vücudundaki kılcal damarların toplam uzunluğu yaklaşık 40.000 km'dir.Lungimea totală a capilarelor adultului mediu este de aproximativ 100.000 km .
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Lichidul din fluxul sanguin se scurge în cavitățile organismului, prin pereții vaselor sanguine mici.
Yenilikçi teknolojiler tıkalı damar rekanalizasyonunu tanımlıyor.Indică metode de replantare a dinților dizlocați.
Damar içi maddeler, damar dışına çıkar.Elimină apa din organism – indicată în edeme.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.Acest lucru duce la colabarea pereților venei și hemoroizii se atrofiază.
Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.Înotătoarea caudală lipsește sau este prezentă; când este prezentă caudala este mică, cu 8-10 radii moi.
Damari, Eli Guttman tarafından 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemeleri kadrosuna çağrıldı.A fost convocat de Adam Nawałka la Campionatul European de Fotbal 2016.
Kılcal damarların sayısında veya yoğunluğundaki azalma da periferik rezistana katkıda bulunabilir.A hajszálerek számának vagy sűrűségének csökkenése is hozzájárulhat a perifériás ellenállás növekedéséhez.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Ezeket az antibiotikumokat rendszerint kombinálva, intravénásan adják.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.Ilyen esetben - ha az epinefrin nem hatásos – glukagon adható intravénásan.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.In: Kun Béla a kortársak szemével.
Kanatlar, damarsız veya 1-2 damarlıdır.Szárnyfedőik megrövidültek, 1 vagy 2 potrohszelvényt szabadon hagynak.
Eğrelti otları damarlı bitkilerdir.A páfrányfenyők szélbeporzású növények.
Daha ciddi vakalarda damar içinden sıvı verilmesi gerekebilir.Súlyosabb esetekben intravénás folyadék adása válhat szükségessé.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).A fejlett országokban a fertőzés elsősorban intravénás droghasználat útján terjed.
Bazı durumlarda yanlarda damarlar göze çarpar.Az alvilágban eközben balul ütnek ki a dolgok.
Erken aşamalarda glomerler ve damarlar normaldir.A pubertás és menstruáció normális időben kezdődik.
Kansere, kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucudur.Feladata védelmet nyújtani a szívnek és a tüdőnek.
Basit Damarlanma: Bir tek damarın bulunduğu damarlanma biçimidir.Csap monokromázia: ez az az állapot, amiben csak egyfajta csap van.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.Anneli Hänninen: Pajunkissa Kotuksen kolumnit.
Ayrıca, pegmatitlerde ve kuvars damarlarında da oluşabilir.Sitä esiintyy myös pegmatiiteissä ja kvartsijuonissa.
Tüm kan damarları aynı temel yapıya sahiptir.Lähes kaikilla kärkisorveilla on sama rakenne.
Beyin yüzeyinde olağan dışı damarlarla özdeşleşmiştir.Joissain tapauksissa on havaittu epätavallisia aivopoimuja .
Krallıklar arasında ticaret önemli bir can damarıydı.Kuningaskunta oli ristiretkeläisten tärkeä liittolainen.
Bunun nedeni küçük kan damarlarında sızıntı olmasıdır.Siihen on syynä että suonissasi virtaa keijujen verta.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Siinä on paljon verisuonia, imukeräsiä ja hermoja.
Böcekler ve damarlı bitkiler bu dönemde ortaya çıkmıştır. devirlerLeualliset ja luukalat kehittyivät tällä kaudella.
Dinin ve devletin damarı kesildi.Kirkon ja valtion ero on toteutettava täysin.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Για αυτό το λόγο, δε συνιστώνται σε άτομα με καρδιαγγειακά νοσήματα.
Ahtapotlar kapalı dolaşım sistemine sahiptirler yani kan damarlar içinde kalır.Τα χταπόδια έχουν κλειστό κυκλοφορικό σύστημα, όπου το αίμα παραμένει μέσα στα αιμοφόρα αγγεία.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Η διεύρυνση των αιμοφόρων αγγείων γύρω από τον εγκέφαλο μπορεί να προκαλέσει πονοκεφάλους.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.Τάφηκε στο αβαείο του Σόρο.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Αυτά τα αντιβιοτικά συχνά παρέχονται ως ενδοφλέβια και χρησιμοποιούνται συνδυαστικά.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).Η κύριος τρόπος μετάδοσης στον ανεπτυγμένο κόσμο είναι η ενδοφλέβια χρήση ναρκωτικών (ΧΕΝ).
Bunun nedeni küçük kan damarlarında sızıntı olmasıdır.Αυτό συμβαίνει λόγω της διαρροής που παρουσιάζουν μικρά αιμοφόρα αγγεία.
Kanı sinüzoidlerde boşaltır ve her lop orta damara geçer.Το αίμα περνά διαμέσου των κολποειδών τριχοειδών και διοχετεύεται στο κεντρικό φλεβίδιο κάθε λοβίου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod