Kan damarlarının hasara uğraması pıhtılaşma mekanizmasını harekete geçirir.É significativo o desenvolvimento de máquinas de recuperação intraoperatória de sangue.
Kapalı dolaşım sisteminin ana yapıları kalp, kan ve kan damarlarıdır.O sistema circulatório do cavalo consiste em coração, vasos sanguíneos e sangue.
Üzerleri damar damar çizgilidir.É lançado Rastros de Ódio.
Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.Wij zijn namelijk dichter bij hem dan de halsslagader.
Cordelia: Ooo, birinin damarına bastım galiba.Ook: Op iemands zak teren.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Door verwijding van de bloedvaten rond de hersenen kan hoofdpijn optreden.
Gerekliyse, seyreltik çözelti kullanılarak epinefrin damara (intravenöz enjeksiyon) enjekte edilebilir.Epinefrine kan zo nodig als verdunde oplossing ook in een ader worden geïnjecteerd (intraveneus).
Bu iki büyük damar kanı sağ atriuma boşaltırlar.De twee holle aders monden afzonderlijk in de rechteratrium uit.
Bu durumda by pass ameliyatı yapılarak damarda kan akışı normale döndürülür.Tijdens de operatie kijkt de chirurg of na terugdraaien de bloeddoorstroming zich herstelt.
Ayanın uç kısmı yuvarlakça veya sivridir, fakat kertikli değildir; yan damar sayısı 8-11 çifttir.3SA : Niet forcerend, gebalanceerd met 8-11 punten.
Lenf düğümleri ve lenfatikler (lenf damarları).Na Lemmer worden Sloten (Sleat) en Balk aangedaan.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.Als epinefrine bij die mensen niet werkt, kan glucagon via een ader worden toegediend.
Dedektiflik onun damarlarında akmaktadır.Een detective zit hem op de hielen.
Damar açılarında beyaz tüyler bulunur.Op de twijgen zitten witte vlekjes.
Erkeklerin kanatlarının üzerinde bulunan damarlar dişilere göre kalındır.Bij de mens bevinden zich in de knie menisci.
Kalp damarları ânî olarak tıkanırsa kalp krizi ortaya çıkar.Als het weefsel hierdoor afsterft, is sprake van een infarct.
Ön kanatlarda belirgin bir boyuna damar yoktur.Er is geen centrale vlek op de vleugels zichtbaar.
Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız.I usiadłszy rozmawialiśmy z kobietami, które się zeszły.”
Damarlarda akacak kan pek azaldı" demektedir.Krew jest rzadko pita.”.
Ahtapotlar kapalı dolaşım sistemine sahiptirler yani kan damarlar içinde kalır.Ośmiornice mają zamknięty układ krążenia – krew pozostaje w obrębie naczyń krwionośnych.
Alkol genel olarak damar sertliğini hızlandıran faktörlerdendir.Najczęściej do uszkodzenia trzustki prowadzi alkohol.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Poszerzenie naczyń krwionośnych w mózgu może wywoływać ból głowy.
İnsan vücudundaki damarların toplam uzunluğu 100 km kadardır.Całkowita długość DNA w organizmie człowieka przekracza kilka milionów kilometrów.
Ardından Damar’a ulaştı.Dotarł do Damaszku.
Avrupa Kalp Damar Cerrahisi Derneği'nin üyesidir.Członek Europejskiego Towarzystwa Leczenia Ran.
Yesenin, son şiiri; "Elveda dost, elveda"yı damarını açarak, kanıyla yazmıştı.W ostatnim z napisanych tu wierszy: „Przed odlotem” – poetka żegnała się z Gusinem.
Bir süre Nahit Fıratlı ile evli kalan Damar, bu evliliğin bitmesinin ardından Meriç Tülin ile evlenmiştir.Spotkanie to przeradza się po pewnym czasie w wielkie uczucie zakończone ślubem.
Bu da düz kas gevşemesi anlamına gelmektedir(özellikle damar düz kası gevşemesi ve veazodilatasyon).Wynika to z podobieństwa Poraja do Gozdawy, szczególnie na odcisku pieczęci).
Alt böbrek üstü atar damarı (böbrek atardamarından ayrılır.)Zewnętrzne szczecinki skapularne (se) nitkowate.
Kılcal damarlar sayesinde hava ısıtılır.Przy suchym powietrzu skrapia się chodniki.
Kanatlar uzamıştır ve 2 anal damara sahiptir.Jest pusta wewnątrz i posiada dwie podłużne linie.
Damar duvarlarının çökmesine ve hemoroidin pörsümesine yol açar.Powoduje to zamknięcie ścian naczynia krwionośnego i skurczenie się hemoroidów.
Üzerleri damar damar çizgilidir.Napylane są warstwy przewodzące.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Det rekommenderas därför inte för personer med kardiovaskulär sjukdom.
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Dessa antibiotika administreras ofta intravenöst och används i kombination.
Ardından Damar’a ulaştı.Vad hände på vägen till Damaskus?
Bu kan damarları grubu hemoroidal pleksus olarak da bilinir.Denna samling blodkärl kallas hemorrojdplexus.
Gerekliyse, seyreltik çözelti kullanılarak epinefrin damara (intravenöz enjeksiyon) enjekte edilebilir.Vid behov kan adrenalin även injiceras i en ven (intravenös injektion) i form av en utspädd lösning.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Ett vidgande av blodkärlen runt hjärnan kan leda till huvudvärk.
Çin'deki yaklaşık 30.000 damarlı bitki çeşidinden Yünnan'de 17.000'den fazla mevcuttur.Av de 30 000 sorters växter som finns i Kina, kan 18 000 bli funna i Yunnan.
Bunun nedeni küçük kan damarlarında sızıntı olmasıdır.Detta beror på att små blodkärl läcker.
Bu kırmızı noktaların nedeni çatlamış kılcal damarlardır.Dessa röda fläckar orsakas av brustna kapillärer.
Kan akışıyla gelen sıvılar, vücut boşluklarındaki küçük kan damarlarına sızar.Vätska från blodet läcker genom väggarna i små blodkärl i kroppshålorna.
Boyuna (kaideden uca uzanan) damarların hepsi trake taşır.Och bär allt i (form av) ondska från Bove.
Damarlar tüm vücuda dağıtır.Fascior finns över hela kroppen.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Organet har rikliga blodkärl och nerver.
Zaman zaman ince altın sarısı damarlar şeklinde yönlenmeler görülür.Ibland tvättar man händerna i parfymerat vatten mellan målen.
Mikroskobik poliarteritis nodosa, poliarteritis nodosanın küçük damarları tutan türevidir.Polyarteritis nodosa är en inflammation i små och medelstora artärer.
Beyin çevresindeki kan damarlarının genişlemesi bağ ağrısına neden olabilir.Звуження кровоносних судин навколо мозку може призвести до головного болю .
Bu antibiyotikler çoğu kez intravenöz yoldan (damar içine) verilir ve kombinasyon halinde kullanılırlar.Ці антибіотики завжди вживаються внутрішньовенно та використовуються комбіновано.
Bu nedenle bunlar kalp damar hastalığı olan kişilere tavsiye edilmez.Тому ці препарати не рекомендують людям, хворим на серцево-судинні захворювання.
Kan damarları arter (atardamar), kılcal damar (kapiler) ve venlerden (toplardamar) oluşur.Рибу споживали сирою, мороженою (строганіна), а також вареною.
Gelişmiş ülkelerde başlıca bulaşma yöntemi, damar içi ilaç kullanımıdır (DİK).Найпоширеніший шлях передачі у розвинутих країнах — це внутрішньовенне введення наркотиків (ВВН).
Damarlar tüm vücuda dağıtır.Перші розташовані по всьому тілу.
Kılcal damarların sayısında veya yoğunluğundaki azalma da periferik rezistana katkıda bulunabilir.Зменшення кількості або щільності капілярів також впливає на периферичний опір.
Damarların birleşme noktası tüylüdür.Центр об'єднання громад Наштеттен.
Üçüncü kitap işe kalp ve kan damarlarıyla ilgiliydi.Окремий розділ присвячений роботі серця і кровоносних судин.
Ancak, damar duvarının içindeki ateromlar yumuşak ve yırtılmaya müsaittir, fazla bir esneklikleri yoktur.Проте вода всередині стовбура темна, смердюча і не придатна до вживання.
Damarlarda akacak kan pek azaldı" demektedir.Схоже, що ти залишив плями крові на ній» (англ.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Дерма містить багато нервових закінчень і кровоносних судин.