Bir başka deyişle, su can damarımızdır.של הגראנד קנאל,
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.في القناة الكبرى،
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.どこに住む人にも価値を産むものだったらどうでしょう
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.1 mạch máu bao gồm 2 loại tế bào khác nhau
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Céva se skládá ze dvou odlišných druhů buněk.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Een bloedvat bestaat uit twee verschillende celtypen.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Ein Blutgefäß besteht aus zwei verschiedenen Zelltypen.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Et blodkar er lavet af to forskellige typer celler.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Ett blodkärl är uppbyggt av två olika typer av celler.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.혈관은 두 가지 서로 다른 유형의 세포로 구성되어 있습니다.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Naczynia krwionośne składają się z dwóch rodzajów komórek - komórek mięśniowych i komórek śródbłonka.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Um vaso sanguíneo é feito de dois tipos diferentes de células.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Un vaisseau sanguin est constitué de deux types de cellules différentes.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Un vas de sânge este alcătuit din două tipuri diferite de celule.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Un vaso sanguigno è composto da due diversi tipi di cellule.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Un vaso sanguíneo se compone de dos diferentes tipos de células.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Verisuoni koostuu kahdesta solutyypistä.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Ένα αιμοφόρο αγγείο κατασκευάζεται από δύο διαφορετικούς τύπους κυττάρων.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Един кръвоносен съд е съставен от два различни вида клетки.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Сосуды состоят из двух разных типов клеток.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.Судина складається з двох різних видів клітин.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.אנחנו לוקחים תאי שריר, מדביקים, או מצפים את הצד החיצוני עם תאי שריר כאלה,
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.الوعاء الدموي مكون من نوعين مختلفين من الخلايا.
Bir kan damarı iki farklı tip hücreden oluşur.筋肉の細胞を取り出し
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Acesta este un vas de sânge pe care l-am confecţionat.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Ceci est en fait un vaisseau sanguin artificiel.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Đây là 1 mạch máu tái tạo
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Dette er faktisk et designet blodkar.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Dit is een gefabriceerd bloedvat.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Este es un vaso sanguíneo fabricado.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Här har vi ett konstruerat blodkärl.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Hier ist ein technisch angefertigtes Blutgefäß.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Isto é um vaso sanguíneo fabricado.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.이것은 인공적으로 만들어진 혈관입니다.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Questo è un vaso sanguigno ingegnerizzato.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Tämä on rakennettu verisuoni.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Toto je ve skutečnosti zkonstruovaná céva.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Αυτό είναι ένα κατασκευασμένο αιμοφόρο αγγείο .
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Това всъщност е проектиран кръвоносен съд.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Тут ми маємо штучну кров'яну судину.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.Это сконструированный кровеносный сосуд.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.هذا في الواقع وعاء دموي تمت هندسته.
Bu aslında inşaa edilmiş bir kan damarı.尿道をつくる工程と似ていますが もう少し複雑です
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.Auf diese Weise kann eine Koronararterie auch verschlossen werden und Gewebeuntergänge verursachen.
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.Cela peut aussi bloquer l'artère et entraîner la mort du tissu.
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.Dat kan de slagader ook afsluiten en weefsel doen afsterven.
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.Hlavní příčinou je ale intenzivní srážení, ke kterému dochází velmi rychle a zcela zablokuje tepny.
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.Nó có thể làm nghẽn động mạch và làm chết các mô.
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.Това също може да запуши артерията и да причини некроза (смърт на тъканите).
Bu aynı zamanda damarı tıkayıp dokuyu öldürebilir.זה גם יחסום את העורק ויגרום למות הרקמה. אבל הגורם העיקרי לזה הוא הקריש החזק והוא יכול
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Este o venă pulmonară şi este oxigenată.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Es una vena pulmonar y se oxigena.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Het is een longader en het is zuurstofrijk.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Ini adalah vena paru dan itu adalah oksigen.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Je to plicní žíla a je okysličená.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.그건 바로 폐정맥이고, 산소를 받은 혈액이 흐르고 있죠
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Si tratta di una vena polmonare ed è ossigenato.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Sua veia pulmonar está oxigenada.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.To jest żyła płucna, która niesie natlenowaną krew.
Bu bir akciğer toplar damarı ve temiz kan taşımakta.Це легенева вена. Вона окиснена.