Ana içeriğe geç
Sözlük

damak ile cümle

damak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Egy koreainak nincs jobb, mint a koreai étel.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Il n'y a pas de nourriture qui convienne mieuxNaux goûts coréens que de la cuisine coréenne.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.Δεν υπάρχει τίποτα καλύτερο από το Κορεάτικο φαγητό για ένα Κορεάτη.
Kore yemeklerinden başka hiçbir yiyecek, bir Korelinin damak tadına uymaz.لا شيء الذ بالنسبة للكورين من الاكل الكوري
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Ad esempio a bambini con il labbro leporino, le cui storie vengono poi documentate.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Así, atienden a niños con paladar hendido y documentan su historia en el blog.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Deci, copii cu buza de iepure, vor avea parte de acest lucru, si ei documenteaza povestea lor.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Des enfants avec un bec de lièvre en bénéficient, et ils racontent leur histoire.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Kinderen met een gespleten gehemelte bijvoorbeeld en ze documenteren hun verhaal.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.입술성형을 받은 아이들의 이야기를
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Poskytují je dětem s rozštěpem a dokumentují jejich příběhy.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar. Süper bir şey.Zum Beispiel Kinder mit Gaumenspalten, und ihre Geschichten werden dokumentiert.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Trẻ em hở hàm ếch sẽ được phẫu thuật, và họ ghi lại câu chuyện đó.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Więc operują dzieci z gotyckim podniebieniem i dokumentują ich historie.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Их сделают детям с расщеплённым нёбом (волчьей пастью), а потом об этом напишут.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.Така че деца с цепнато небце да могат да се оправят и документират своите истории.
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.אז, ילדים עם חיך שסוע, הם יקבלו את זה,
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.مثل أطفال لديهم تشوه بسقف الفم. يحصلون على الجراحة،
Mesela yarık damaklı çocukları bulup tedavi ediyorlar ve hikayelerini belgeliyorlar.その話を記録します 素晴らしいことです
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Cuando expandes sus paladares, expandes su vocabulario.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.E, quando lhes ampliam o paladar, ampliam-lhes o vocabulário.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.És amikor kiszélesíted az ízlésüket, kiszélesíted a szókincsüket.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Et quand vous développez leur palais, vous développez leur vocabulaire.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.In ko širiš njihove brbončiče, širiš njihov besedni zaklad.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Když rozšíříte jejich chutě, rozšíříte jejich slovník.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Ketika Anda memperluas menu mereka, Anda mengembangkan kosakata mereka.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.여러분들이 그 친구들의 입을 열어주면, 그 친구들은 더 많은 어휘를 알게 됩니다.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Migliorando il palato, si allarga il vocabolario.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Şi când le treziți gustul, le extindeţi vocabularul.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Świat nowych smaków wzbogaca dziecięcy słownik.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Terwijl je hun smaakpapillen ontwikkelt, doe je dat ook met hun woordenschat.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Và khi bạn mở rộng vòm họng của chúng, bạn mở rộng vốn từ của chúng.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Wollen Sie ihren Gaumen zu erweitern, erweitern Sie ihren Wortschatz.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.Κι όταν διευρύνεις τις γεύσεις τους, διευρύνεις και το λεξιλόγιό τους.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.А когато разширите техния вкус, вие разширявате техния речник.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.В то время как вы расширяете их интересы, пополняется их словарный запас.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.וכשמרחיבים את חוש הטעם שלהם, מרחיבים גם את אוצר המילים.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.وعندما توسع أذواقهم، توسع مفرداتهم.
Onların damak zevklerini genişlettiğinizde kelime dağarcıklarını da genişletmiş oluyorsunuz.そして何より大事なことは 小さな子供と大きな子供を混ぜると
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.A fõemberek szava elnémult, és nyelvök az ínyökhöz ragadt.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.a voz dos nobres emudecia, e a língua se lhes pegava ao paladar.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.da die Stimme der Fürsten sich verkroch und ihre Zunge am Gaumen klebte!
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.dan orang penting pun tidak berbicara
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.de fornemme tidde stille, og deres tunge blev hengende ved ganen.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.furstarnas röst ljöd då dämpad, och deras tunga lådde vid gommen.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Glasul căpeteniilor tăcea, şi li se lipea limba de cerul gurii.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Głos książąt ucichał, a język ich do podniebienia ich przylegał.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.hlas vojvodov sa skrýval, a ich jazyk sa lepil na ich ďasno.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Hlas vývod se tratil, a jazyk jejich lnul k dásním jejich.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.귀인들은 소리를 금하니 그 혀가 입 천장에 붙었었느니라
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.la voce dei capi si smorzava e la loro lingua restava fissa al palato
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.La voix des chefs se taisait, Et leur langue s`attachait à leur palais.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.La voz de los nobles se apagaba, y su lengua se pegaba a su paladar
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.plemenitnikov glas je onemel in jezik se jim je k nebesu prilepil.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Ruhtinasten ääni vaikeni, ja heidän kielensä tarttui suulakeen.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Stormænds Røst forstummed, deres Tunge klæbed til Ganen;
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Tiếng người tước vị nín thinh, Và lưỡi họ dính nơi ổ gà.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Tiếng người tước_vị nín_thinh , Và lưỡi họ dính nơi ổ_gà .
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Zelfs de hoogste ambtenaren in de stad bewaarden het stilzwijgen.
Soyluların sesi kesilir, Dilleri damaklarına yapışırdı.Η φωνη των εγκριτων εκρατειτο, και η γλωσσα αυτων εκολλατο εις τον ουρανισκον αυτων.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
damak ile cümle - Sayfa 4 - damak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App