dalga ile cümle
dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Saçları doğal dalgalı.髪の毛が天然パーマ。
Spin dalgaları ve spin dinamikleri inceleyen için standart bir araçtır.スピン波やスピンダイナミクスを検知するための標準的ツールとされる。
Dalga geçmeyi sever.ジョークを言うのが好き。
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.担当声優は主人公と同じ福山潤。
Dalga vektörü noktaları "dalga yayılması yönünde" ayırt edilmelidir.波数ベクトルが指す方向は「波動の伝播の方向」とは区別しなければならない。
Bu Bose-Einstein yoğunlaştırıcısında, ışık demetine işlenmiş bilgi atom dalgalarına aktarılabilir.このボース=アインシュタイン凝縮では、光パルスで符号化された情報を原子波に移すことができる。
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.二空に戦果・喪失なし。
Tamamen polarize monokrom dalga düşünün.ポロネーズを思わせるリズミカルな曲調。
Yani ışığın elektromanyetik dalga olduğunu kanıtlamasıdır.光が電磁気学的現象であることを明言する。
Kaynaklar tek renkli,yani tek dalga boylu olmalıdır.カラーは1色のみのラインナップ。
İkinci Dalganın temel bileşenleri çekirdek aile, fabrika-tipi eğitim sistemi ve şirkettir.社会の主な構成要素は、核家族、工場型の教育システム、企業である。
Şok dalgası bir vasıtanın içerisinde ses hızıyla hareket eder.この衝撃波は、物質の中を音速で伝わっていく。
İzafiyet kuramında, dalga vektörü, aynı zamanda, dört vektör olarak tanımlanabilir.特殊相対論の文脈では、波数ベクトルは4元ベクトルとしても定義できる。
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.スクリューが海底の泥を巻き上げるほどの浅瀬まで接近しており、危機一髪であった。
Milyonluk başka bir göç dalgası da Acaralılar'ın (Gürcü) göçüdür.嘉哉に数百万を奪った濡れ衣を着せられる。
Gemlik körfezi umumiyetle sakin ve dalgasızdır.このようなビーチは穏やかで安全である。
Bu durumda dalga bulabilmek için en küçük uzaklık R ≈ 1 ışık yılıdır.その年の後期には史上最年少のS1レーサーとなった。
Bu dalga RF kısaltmasıyla gösterilir.もちろん、これもジョークRFCである。
Ufukta bir katil dalga görünür.裏の世界では有名な元殺し屋。
Sevgi dalgalarının yayılmasını istiyorum.恋愛感情を再燃させてしまう。
Bu olay şaşırmış Amerikan halkı arasında yakın histeri dalgasını yarattı.この出来事はアメリカ国民の間で衝撃を持って受け止められた。
Diğer durumlarda dalgalar yıkıcı olarak müdahale eder, bu da sıfır olasılık yoğunluğu ile sonuçlanır.その他の状態では波が干渉して破壊され、確率密度が0となってしまう。
Cartman onun fakirliğiyle sürekli dalga geçmektedir.ハーリーをいつもからかっている。
Şüphesiz her dalgaboyu için ayrı renk isimleri yoktur.姫以外の全員の名前に色が入っている。
Kılıcını dalga atmak için kullanır özellikle de dalgaları özel hareketleriyle birleştirir.剣術に空手道を組み合わせた独特の戦闘スタイルで、拳を使って相手の剣撃を防御する。
Bu dalgalar boşlukta ışık hızıyla yayılır ve doğal olarak geniş bir dalgaboyu spektrumuna sahiptir.この波動は真空中では光速で伝播し、様々な波長のスペクトルのものが存在する。
Şu anda dalgaların etkin bir ısı yayma işleyişi olup olmadığı çok açık değildir.なお、この時に街灯が使われたかどうかは分かっていない。
Patlamanın konumuna ilişkin 3.5 santimetrelik bir dalgaboyuyla gözlemler yaptı ve güçlü bir sinyal aldı.彼はバーストのあった領域を3.5 cmの波長で観測すると、すぐに強いシグナルを検出した。
Örneğin Kodratiev dalgası veya bilim kurgu olan psikotarih'e bakınız.例えば、降霊術師や霊媒によって呼び出された霊である。
Köy Nüfusu 1960 ve 1970 yıllarındaki göç dalgasından büyük ölçüde etkilenmiştir.人口増加は1960年代から1970年代の、地方からの強烈な流入の影響である。
Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti.新化県・冷水江区が婁底地区に編入。
Ve sonra "You are beautiful, no matter what I say" diyerek şarkıyla dalga geçmiştir.だから、自分に『たのしく、たのしく』と言い聞かせながら歌っていた」と語られている。
İnsan gözü 380-740 nm (nanometre) arasındaki dalga boylarına duyarlıdır.光(ひかり)とは、狭義には電磁波のうち波長が380 - 760 nmのもの(可視光)をいう。
Fransız Yeni Dalga hareketinin üyelerinden biridir.新体操のフランス代表チームに所属していた。
(Burada dalga boyu kablo içindeki dalga boyudur.)(点線の丸部分に、子音字が入る。
Nicelleşmiş enerji seviyeleri parçacığın enerjisi ve dalga uzunluğu arasındaki ilişkiden doğar.量子化されたエネルギー準位は、粒子のエネルギーとその波長の関係によって生じる。
DefJam’le olan anlaşması bitmeden önce Gaga ile dalga geçmek için jelibon verilmişti.準備稿ではアギラと戦う前にウインダムと戦い倒す予定だった。
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.冗談は言うが、嘘は嫌い。
Görünür dalga boylarında gezegenler yıldızların parlaklığının milyonda birinden daha az parlaklığa sahiptir.右表は各々の惑星のヒル球が1となる距離を表している。
Medyayı oynat Parçacığın dalga fonksiyonu fiziksel sistemler hakkında bilinen her şeyi özetlemektedir.メディアを再生する 粒子の波動関数は物理系について知ることのできる全ての情報を包含している。
Dalganın doğrusal ve "pozitif" polarize edildiğini farz ettik.ホーンには "POSITIVE" と短期書かれていた。
Elektromanyetik dalgalar, teorik olarak James Clerk Maxwell tarafından 1864 analiz edilmiştir.電磁波については1864年にジェームズ・クラーク・マクスウェルが理論的に解析した。
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.このとき、サイタマに同情されている。
İki dalga arasındaki yol farkı 2d sinβ olur.この中で互いに異なる項は2d個となる。
Geniş bir bantla temsil edilmek demek, pastel renklerin çok sayıda dalgaboyuna sahip olması demektir.不純物を多く含むため、粉の色はやや茶褐色を帯びる。
Ayrıca seyirciler alkışlamak ya da tezahürat yapmak yerine; dalgalanırlar.訪問者は、縁起物を渡したり、祝儀を受け取ったり、水をかけられたりする。
Işık saçılması, dağılan ışığın dalga boyuna bağlıdır.光散乱は散乱される光の波長に影響を受ける。
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.病弱ネタを売り物にしており、幾度となく他の探偵にからかわれた。
Ağzından ses dalgaları atar, konuşamaz.心の声で語り、声は出さない。
Diğer taraftan, eğer dalgalar küçük parçalar halinde üst üste meydana geliyorsa buna da kırınım denir.また、下の地層が火成岩からなる場合は、非整合と呼ぶこともある。
Onlar okyanus yüzeyini yanı sıra akımlarını ya da dalga yüksekliklerini gözlemlemek için kullanılır.それらは海洋の表面の観測と同様に海流や波の高さの観測にも使用される。
Ses'SİZ (2012) Aklımla Dalga Geçme (2016)Sessiz (2012) Aklımla Dalga Geçme (2016)
Böyle bir şok dalgasının Dünya'ya gelmesi iki güne kadar sürebilir.這樣的衝擊波只須兩天就會抵達地球。
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.通常,當一個人清醒時,腦電波顯示出規律的節奏。
Patlamanın konumuna ilişkin 3.5 santimetrelik bir dalgaboyuyla gözlemler yaptı ve güçlü bir sinyal aldı.他在射線暴處觀察波長3.5厘米,並立即探測到強信號。
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.神的灵运行在水面上。
Milyonluk başka bir göç dalgası da Acaralılar'ın (Gürcü) göçüdür.于一食顷,而能成就无量亿等那由他人,具足善根。
Bu tahrip dalgası her yerde aynı şekilde yaşanmamıştır.这次灭绝事件并非在所有地方的摧残程度都一样。
Grup hızı genellikle enerjinin veya bilginin bir dalga boyunca taşındığı hız olarak düşünülür.群速度常被認為是能量或信息順著波動傳播的速度。
2003 Avrupa sıcak hava dalgası, 1540'dan beri Avrupa'da en sıcak yaz rekorunu kırdı.2003年欧洲热浪在欧洲是一个最热的夏天氣溫记录。