Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Området lå rundt om søen Onega helt op til Onegabugten.
Bu çökmenin oluşturduğu şok dalgaları yıldızın geri kalanının bir üstnova olarak patlar.Chokbølgen der forårsages af sammensynkningen får resten af stjernen til at eksplodere i en supernova.
Diğer yandan, her iki teroride de yerçekimsel dalgalar çapraz dalgalardır.Overgæret (varmgæret) ale har begge steder stor udbredelse.
Dalga kılavuzuFæring Jolle
Yani dalga bir kavramdır, bir düşüncedir, dalga sadece kişinin zihninde vardır.Spørgsmål/svar En vittighed af et spørgsmål og et svar.
Kore dramasının önde gelen oyuncularının Güney Kore dışında popüler olması Kore dalgası ile olmuştur.Sydkoreanske tv-shows er blevet populære uden for Korea.
1942-1943 akademik yılında Heitler orta seviye dalga mekaniği ile ilgili bir ders vermiştir.I det akademiske år 23/24 afholdt ham og Misch et seminar om hermeneutikkens betydning.
Oradan geçen birisi olaya şahit olarak dalga geçmiş.Nogle har sågar oplevet at blive latterliggjort.
Ama bir girişim, bir dalga olmak zorunda değildir.Jeg er ikke kommet her for at lave sjov.
Kişi uykuya daldığındaysa beyin dalgaları yavaşlar ve daha az düzenli olur.Når personen sovner blir hjernebølgene langsommere og mindre regelmessige.
Göçmenlerin üç dalgası kuzeye, Kuzey Amerika'ya hareket ediyordu.Tre bølger av utvandrere flyttet nordover mot Nord-Amerika.
Rüzgar dalgaları.Svingende bølger.
Ayrıca "küçük dalgalar" anlamına da gelir.Konami betyr også «små bølger».
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Men Guds Ånd svevet over vannet».
Günlük Daily NK'ya göre, kısa dalga radyo aracılığıyla Kuzey Kore için haber yayın mümkündür.Daily NK er en nettavis som fokuserer på saker relatert til Nord-Korea.
Frekansları farklı dalgalar arasında faz farkı hesabı yapılamaz.Frekvensgrensene mellom de forskjellige bølgetypene er ikke endelig definerte.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Vanligvis når en person er våken vil hjernebølgene på et elektroencefalogram vise et normalt bilde.
Ardından yeniden dalga üzerine tırmanır.Hun løper gråtende bort igjen.
Amerika’da 1. dalga kadın hareketleri, kölelik karşıtı hareketi çerçevesinde ortaya çıkmıştır.Kvinnebevegelsen i USA, som hadde opphav i bevegelsen mot slavehold, var først ute.
İnsafsız bir şiddet dalgasının ardından genellikle yeni hükümdarın intikam alması beklenen bir durumdu.Etter voldeligheter fulgte ofte hevnen til den nye herskeren.
Radyo dalgalarının farklı frekansları, atmosferde farklı yayılma özelliklerine sahiptir.De forskjellige frekvensbåndene i kortbølgen har svært forskjellige egenskaper i forhold til utbredelse.
Çivit mavisinin dalga boyu 420-450 nanometre civarındadır.Den omfatter bølgelengder omtrent fra 450 til 500 nanometer.
Rossby dalgaları bizim alt troposferde gözlemlediğimiz rüzgâr hız farkıdır.Rossbybølger er storskala bølger i vindmønsteret i den øvre delen av troposfæren.
Sermaye işlemleri için kullanılan kur ise dalgalanmaya bırakılır.Det som var igjen skulle brukes til avvikling.
Ayrıca grup, Hey Jew (Hey Yahudi) isimli İngilizce bir şarkısında da Yahudiler ile dalga geçmiştir.Fortellingen om Josva er også blitt lånt inn i Koranen og han har således en posisjon hos muslimene.
Havadaki ses dalgaları boyuna basınç dalgalarıdır.Lyd er trykkbølgene i seg selv.
Dalga, deniz dalgaları çeşitli etkenler sonucu meydana gelir.De oppdager der at de forskjellige vanndammene fører til forskjellige verdener.
Bu dalga uçağı izler.Denne artikkelen omhandler flybilen Aerocar.
Batı yönündeki bu yeni şiddet dalgası, belki de uzak doğudaki kabileler yüzündendi.Den nye driven vestover hadde antagelig sin årsak i angrep fra andre stammer lengre øst.
En üst dalga şekli bilgi sinyaline aittir.Mest åpenbart er dette for forskningsetikken.
Bunlar, basınç eğimi, Rossby dalgaları, jet streamlar ve yerel hava şartlarıdır.Disse omfatter trykkgradient, rossbybølger, jetstrømmer og lokale værforhold.
AC güç devresinin klasik dalga formu sinüs dalgasıdır.Den vanlige bølgeformen for vekselstrøm er sinuskurven.
Kule denize o kadar yakındı ki dalgalar duvarlarına kadar ulaşıyordu.Denne ligger så nært havet at bølgene slår inn.
Yahudilerin kendi bayraklarını dalgalandırma hakları bulunuyordu.Portvokterne måtte jødene selv betale for.
Buna karşı klasik elektron yarıçapı, Compton dalga boyundan 1000 kat daha küçüktür.Denne avstanden er mindre enn en hundre tusendel av elektronets Compton-lengde.
Japonya'nın 1991'de fırlatılan Yohkoh (Günışığı) uydusu X ışını dalgaboyunda Güneş püskürtülerini gözlemledi.I 1991 observerte Japans Yohkoh («Solstråle») solstormer ved røntgenbølgelengder.
Göl, sık sık fırtınaları ve su seviyesinin mevsimsel dalgalanmalarıyla bilinmektedir.Sjøen er kjent for sine hyppige stormer og store sesongmessige variasjoner i vannivået.
1860'larda dalga optiği James Clerk Maxwell tarafından elektromanyetik teori ile başarıyla birleştirildi.Bølgeoptikk ble vellykket forent med James Clerk Maxwells elektromagnetisk teori i 1860.
İki dalganın aldığı yol aynı olursa, ışık dalgaları kuvvetlendirici girişim yapacaktır.Går de to strømmene i samme retning, er kraften tiltrekkende.
Çünkü bunlar, sesin ve ışığın dalga boyu tarafından kısıtlanmamaktadır.Løktene har således ingen ting med lys og lykter å gjøre.
Sonra Normanların piyadeleri ve süvarileri dalga dalga saldırdı.I rasende angrep fra rytter og infanterister ble militsen nedkjempet.
Bu dalgalanma kendini gürültü olarak gösterir.Slike lyder oppfattes gjerne som en form for støy.
Gücü, ağzından ses dalgaları çıkarmaktır.Det vil si at luften slippes ut gjennom munnen.
Solar spektrumda dalga boyları yaklaşık olarak 0.3-2.0 μm arasındadır.Sollys har til sammenlikning bølgelengder på 0,3-2,0 Micron.
Tsunami dalgaları sahil şeritlerini vurdu.Deretter kom tsunamien inn over strendene.
İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.Etter fløyelsrevolusjonen er det originale lydsporet kommet i bruk igjen.
Benzer dalga olayları daha sonra atomlar ve hatta küçük moleküller için gösterildi.Siden er dette eksperimentelt verifisert for mange andre partikler, atomer og molekyler.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Dekkvingene har rynkete overflate.
Popülasyon bölünmeleri ve birey sayısındaki dalgalanmalar, yıldan yıla büyük değişimler gösterir.Fastboende og antall som er bosatt fast i Skillefjorden, har variert litt fra år til år.
Nicem mekaniğinde, parçacıklar karmaşık fazlı dalgalar gibi davranırlar.I kvantemekanikk kan partikler også oppføre seg som bølger med komplekse amplituder.
Genlikteki değişim n özeti, dalganın dalga paketinin genliği olarak da isimlendirilir.På grunn av sin størrelse omtales den også som Østerdalskatedralen.
Ufukta bir katil dalga görünür.I bakgrunnen piskes et offer.
2003 Avrupa sıcak hava dalgası, 1540'dan beri Avrupa'da en sıcak yaz rekorunu kırdı.Gelombang panas Eropa 2003 adalah musim panas terpanas di Eropa sejak tahun 1540.
Benzer dalga olayları daha sonra atomlar ve hatta küçük moleküller için gösterildi.Fenomena seperti-gelombang kemudian juga muncul pada atom dan bahkan molekul kecil.
Büyüklüğü dalga sayısı ve açısal dalga sayısıdır(dalga boyu ile ters orantılıdır).Hukum yang terdapat di dalam nya adalah ucapan dan gubahan Yang Mahakuasa,yang senyata-nyatanya.
Buna dalga-parçacık ikiliği denir ve çift yarık deneyi kullanarak gösterilebilir.Ini disebut sebagai dualitas gelombang-partikel dan dapat ditunjukkan menggunakan percobaan celah ganda.
Gece 9:00'da ise bir gözaltı dalgası başladı.Sekitar jam 9 malam, seorang mengetuk pintu.
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.Pemenang dicantumkan pertama, diberi sorotan dengan huruf tebal, dan ditunjukkan dengan belati ganda ().
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Besaran maksimum geseran panjang gelombang ini adalah h/mec, yang dikenal sebagai panjang gelombang Compton.
İzafiyetin genel teorisindeki yerçekimsel dalgaların hızı, ışığın boşluktaki hızına, c, eşittir.Kelajuan gelombang gravitasi dalam teori relativitas umum sama dengan laju cahaya dalam vakum, c.