dalga ile cümle
dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hidrojen atomunun dalgaboyu 21 santimetre olan radyasyonlar yaymasıdır.Legfontosabb az atomos hidrogén 21 centiméteres rádióvonala.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Ennek nagysága legfeljebb h/mec, amit Compton-hullámhossznak neveznek.
Çoğunluğu şok dalgasının etkisiyle parçalanan pencerelerden dolayı 1500 civarında kişi yaralandı.A több mint ezer sérült zömét is a lökéshullám miatt kitörő ablakok szilánkjai sebezték meg.
Ufukta bir katil dalga görünür.Oldalt egy bohócfigura kukkant be.
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Sokan kigúnyolták ezért.
Dalga geçmeyi sever.Szeret viccelődni.
Görünür ışığın dalga boyu 380 nm ile 760 nm arasındadır.A látható fények kb. 380-760 nm hullámhossz közé esnek.
Film, Fransız Yeni Dalga akımının ilk örneklerindendir.A film a francia új hullám egyik alapműve.
Sonraki öğe ise 1 Hz’lik ve 0.64 genliğinde bir sinüs dalgasıdır.A következő komponens az 1 Hz frekvenciájú 0,64 amplitúdójú szinuszhullám.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.A feladatokat kódolt formában a Deep Space Network antennái egyikén töltik fel a roverbe.
Saçları siyah ve dalgalıdır.A haj fekete, egyenes.
Bu dalgalar ise, 'elastik dalgalar' değildir.Így például az íj vagy a hullámhajtás nem mechanizmus.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.A későbbiekben szőrös kecskelábbal ábrázolták.
Karo'nun Dalgaya karşı çıkmasıyla araları bozulur.Elias dühében eltöri Kyle egyik kezét.
Araç, radyo dalgalarıyla Dünya'daki 5 kişilik bir ekip tarafından yönetilmekteydi.Paul 5 millió frankot és rendőrségi rádióval felszerelt autót követel.
Maxwell’in denklemleri ayrıca ışığın bir elektromanyetik dalga olduğunu göstermişlerdir.Maxwell ebből arra következtetett, hogy a fény is valójában elektromágneses hullám.
Young’un başarılarının en önemlisi Işığın Dalga Teorisi’ni kurmak olmuştur.Young leginkább a fény interferenciájával kapcsolatban végzett kutatásainak köszönhetően vált híressé.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.A gravitációs hullámok megfigyelése az elektromágneses spektrumbéli megfigyelések kiegészítése miatt ígéretes.
Kalkanın içindeki beyaz ve mavi dalgalar denizi temsil etmektedir.A fehér és a kék hullámos csíkok az Indiai-óceánt szimbolizálják.
2010 yılında 14 kişinin intihar ettiği bir dalga yaşanmıştır.2010-ben három hónap alatt négy vandál támadás is érte.
Bu dalgayı ilerliyor olarak düşünün. x {\displaystyle x} yönünde.Előre haladhatunk, ha tekintjük X {\displaystyle X} .
Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır, daha sonra düzensiz olarak dalgalı olur.Széle kezdetben enyhén befelé hajlik, majd később hullámossá válik.
Bu dalga RF kısaltmasıyla gösterilir.Ezt úgy hozzák létre, hogy alacsony nyomáson RF kisülést hoznak létre.
En yaygın optik malzemeler (cam gibi) izotropik ve sadece bir dalganın polarizasyonu korumaktadır.A leggyakoribb optikai anyagok, például az üveg izotropikus, és a rajta áthaladó fény megőrzi polarizációját.
Saat 04:30'da Midway Adaları'na uçaklara ve tesisatlara zarar veren bir saldırı dalgası gönderdi.6 óra 31 perckor a Midway-szigetek légelhárítása tüzet nyitott a támadó repülőgépekre.
Bu etkileşimi EMR'nin dalga boyları belirler.Ez a fajta humor terjed egészen a szóviccektől a mások nevén való viccelődésig.
Yönü ise genellikle dalga yayılımının yönüdür.A dallamjáték általában a szólógitáros feladata.
Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali'nin (NWOBHM) oluşmasında yer alan temel gruplardandır.A zenekar a brit heavy metal új hulláma (NWOBHM) irányzat képviselői közé tartozik.
Kent, 1980'lerdeki Yugoslavya'daki Yeni Dalgan hareketinin önemli merkezlerinden biri olmuştur.A város az 1980-as évek rockzenei jugoszláviai új hullámának egyik központja volt.
Maser dalga boyu 1 mm'den çok küçüktür.A levélnyelvecske 1 milliméternél rövidebb.
Sürü davranışı trafik dalgası gibi durumlarda trafik akış dinamiğinde de görülür.Összességében hasonló tendenciát kapunk, mint a lakott területen történő közlekedés esetén.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.Egy ideig ezzel ő volt a szimultán világcsúcstartó.
1970'lerdeki ikinci dönem feminist dalga sırasında lezbiyen romanları daha çok politika odaklı hale gelmiştir.Az 1970-es évek második felétől költészetében egyre nagyobb teret kapott a versbeszédben az irónia.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Tán csodállak, ámde nem szeretlek, S képzetem hegyvölgyedet nem járja.
Salınım dalganın yönde her zaman olduğu bir gaz ya da sıvı olarak ses dalgaları, polarizasyon göstermezler.Folyadékokban vagy gázokban a hanghullámok longitudinálisak, a polarizáció fel sem merül.
Artçı dalga olarak da tanımlanırlar.Ma pedig mindenféle nadrágra mondhatjuk tréfás kifejezésként.
Çok düşük aydınlığı nedeniyle, görünür dalga uzunluğunda gözlemlenmesi oldukça güçtür.Alacsony felületi fényessége miatt kis távcsövekkel nehéz megfigyelni.
Oldukça büyük yüzgeçleriyle dalgalanma hareketleri yaparak ilerler.Képes óriási ütéseivel elsöprő lökéshullámokat kelteni.
Bir elektronun yerini tespit edebilmek için dalga boyu kısa olan ışınlara ihtiyaç vardır.A vezetőállás megvilágítására elektromos lámpa szolgál.
Tüm bu olaylar nedeniyle sokaklarda bir şiddet dalgası yayıldı.Az utcákon erőszakhullám söpört végig.
1918 yılına kadar dört büyük göç dalgası olmuştur.1917-ig négy mozdonyt selejteztek közülük.
Genellikle, antenden yayınlanan RF dalga olarak, kablodaki RF ise sinyal olarak nitelendirilir.Általában a felszólító mód jele -j, ehhez kapcsolódnak a ragok.
Avrupa Birliği'ne katılım, başka bir otoyol inşaatı dalgasını beraberinde getirdi.Az Európai Uniós csatlakozás az autópálya-építés újabb hullámát hozta.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Seinejoki virtaa Suresnesin läpi.
Kırmızı ışığın dalgaboyu 630-760 nanometre civarındadır.Punaisen valon aallonpituus on noin 630–740 nanometriä.
Bu tip vericilere sürekli dalga (CW-Continuous wave) vericileri denir.Tällöin on kysymyksessä kantoaaltotutka (CW Continuous Wave).
Ufukta bir katil dalga görünür.Julkisivun edessä on katettu parveke.
Surinam'ın 1975'te bağımsızlığını kazanmasıyla Surinam'dan bir göç dalgası yaşandı.Tämä tapahtuma on jatkunut myös Surinamen itsenäistyttyä vuonna 1975.
Bayrağın dalgalanan tarafında sol üst köşede sarı beş köşeli yıldız bulunmaktadır.Lipun vasemmassa nurkassa ylhäällä on keltainen viisisakarainen tähti.
3. göç dalgası 1970'lerin sonunda başlamıştır ve halen sürmektedir.Milvan ura alkoi 1950-luvun lopulla ja jatkuu edelleen.
Mikrodalgalar, iyonize edici dalgalar değildir.Mikroaallot eivät ole ionisoivaa säteilyä.
Her dalga, bir öncekinden 2 dakika sonra taarruza kalkacaktır.Hilloa kiehautetaan kaksi minuuttia ennen kuin ne purkitetaan.
Cartman onun fakirliğiyle sürekli dalga geçmektedir.Feminismiä hän pilkkasi jatkuvasti.
Ancak bazı versiyonlarda kayığın yarattığı dalgalar, adaya doğru ilerlemekte olduklarını gösterir.Hämärässä hän näki, että alusten keulakuohut osoittivat niiden olevan matkalla suoraan kohti saarta.
Ancak, beklendiği gibi, kafeste dalgalar parçacık gibi davrandığı görünebilir.Niinpä hän keksi, että torni voisi pirstoutua kuin lasi.
Ama onlar dalga geçildiğini anladığında onun istediklerini yapmaya yanaşmazlar.Hän piti vitseistä eikä halunnut jäädä ilman tunnustusta tekemästään työstä.
Dalga geçmeyi sever.Hän laskee mielellään leikkiä.
Yılın büyük çoğunluğuna hakim olan hızlı rüzgarlar ve büyük dalgalar.Jupiterissa puhaltavat tuulet ovat monta kertaa Maan rajuimpia tuulia voimakkaampia.
Rüzgar dalgaları.Tuuletuksia!.
Sevgi dalgalarının yayılmasını istiyorum.Haarautuvan rakkauden talo.