Dalga deliğin dışına doğru yayılacaktır.Táhlo se odpojí dole z hrotu.
Nablus şehrinde, yüzlerce protestocu Hamas bayrağı dalgalandırdı .În orașul Nablus, sute de protestatari au fluturat steagul Hamas.
2003 Avrupa sıcak hava dalgası, 1540'dan beri Avrupa'da en sıcak yaz rekorunu kırdı.Valul de caniculă din 2003 din Europa a dus la cea mai toridă vară din Europa înregistrată din 1540.
Bu sayede fiber bir dalga kılavuzu gibi hareket etmektedir.Aceasta face fibra să se comporte ca ghid de undă.
Göçmenlerin üç dalgası kuzeye, Kuzey Amerika'ya hareket ediyordu.Trei valuri au imigrat pe drumul către America de Nord.
İnşaat mühendisi olan Augustin-Jean Fresnel müsabakaya ışığın dalga teorisiyle katıldı.Inginerul constructor Augustin-Jean Fresnel a participat la concurs cu o nouă teorie ondulatorie a luminii.
Elektromanyetik dalgalar, teorik olarak James Clerk Maxwell tarafından 1864 analiz edilmiştir.Undele electromagnetice au fost analizate teoretic de către James Clerk Maxwell în anul 1864.
NGC 6543, morötesi ve optik dalga boylarında geniş bir şekilde gözlenmiştir.NGC 6543 a fost observată pe scară largă în lungimi de undă ultraviolete și optice.
Işık saçılması, dağılan ışığın dalga boyuna bağlıdır.Împrăștierea luminii depinde de lungimea de undă a luminii împrăștiate.
Düzensiz dalgalanmaları 1,5 kadirin üzerindedir.Cupola semisferică se ridică la înălțimea de 1,25 m deasupra cornișei superioare.
Listede dalgalı bir grafik çizdikten sonra 7 Mart 2009'da on numaraya çıktı.După ce a început să coboare treptat, albumul s-a clasat pe locul 10 la 7 martie 2009.
Tüm parçacıklar gibi elektronlar da dalga gibi davranabilir.Ca aproape toate particulele, electronii se pot comporta ca niște unde.
Doğal yollarla oluşan radyo dalgaları şimşek ya da astronomik nesneler ile meydana gelir.Sursele naturale de undă radio sunt fulgerele și obiectele astronomice.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Văile mari erau traversate de apeducte.
Örneğin Young cift yarık deneyinde elektronlar ışık dalgaları yerine kullanılabilir.De exemplu, microscoapele electronice folosesc electroni, în loc de lumină, pentru a vedea obiectele mici.
Daha sonra kendisinin dalga teorisi konsepti ile açıklamıştır.După aceea, a dat o formulă teoretică conceptului său.
Sermaye işlemleri için kullanılan kur ise dalgalanmaya bırakılır.O singură lansare a mingii pentru a fi servită este permisă.
Bu durum zayıf bir şok dalgası yaratır.Ele provoacă senzația unui șoc puternic.
Bu dalganın uzunluğuna göre kendisini sınıflandırırız.Circumferența cercului este lungimea liniei ce îl definește.
Dalga kılavuzu analizi lifdeki ışık enerjisinin çekirdekte tam olarak hapsedilemediğini gösterir.Analiza ghidului de undă arată că energia luminii în fibră nu este complet păstrată în miez.
Aydınlık artışı tüm elektromıknatıssal izgeyi kapsayarak, X ışınlarından radyo dalgalarına kadar uzanır.Întregul spectru crește în intensitate, de la razele X la undele radio.
Yaklaşık olarak, dalga boyları 0,8 mikron ile 1000 mikron arasındadır.O micelă măsoară între 0.001 și 0.300 micrometri.
Zamansal uyumluluk ise zamanda farklı anlarda gözlemlenen dalgalar arasındaki ilişkiyi tanımlar.Pentru conveniență, se va discuta despre semnalele care variază în timp.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.Observarea undelor gravitaționale promite să completeze observațiile din spectrul electromagnetic.
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.El intruchipează L.V., având multe cazinouri.
Yunan lehçelerinin varoluşu ne tek başına Merkez Noktası Kuramı ne de Dalga Kuramı ile açıklanabilir.Existența dialectelor grecești nu poate fi explicată prin Teoria nodului sau a valului.
Kendi iktidarına karşı Kufe'de başlayan isyan dalgası, zamanla Mısır ve Basra'ya da sıçramıştır.Dar adversitatea lui abia a început, în timp soarta îl va duce în Cuba, Africa și la Paris.
Yamna kültürü Karadeniz stepleri boyunca yayılır (3. dalga).Cultura „Pit Grave" se întinde pe întreaga stepă pontică (Valul 3).
Bir başka yandan da i Görünür ışığın dalga boyu görüntünün en küçük görülebilir özelliğidir.În mod surprinzător, cea mai masivă s-a dovedit a fi și cea mai puțin luminoasă.
19. yüzyılda en çok tartışılan konulardan biri, ışığın parçacık mı yoksa dalga mı olduğu sorusuydu.La începutul secolului al XIX-lea fizicienii dezbăteau dacă lumina e o particulă sau o undă.
Fillerin sismik dalgaları çeşitli nedenlerle kullandığı gözlemlenir.Elefanții par să utilizeze seismice pentru mai multe scopuri.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.Se crede că tot atunci a contractat sifilisul.
Sredny stog, Dniyper-Don ve Samara kültürleri, atın evcilleştirilmesi (1. dalga).Culturile Srednîi Stog, Nipru-Doneț și Samara, domesticirea calului (Valul 1).
Ayrıca depremler sonucunda tsunami denen büyük dalgalar meydana gelebilir.Erupția va putea fi urmată de un tsunami gigantic.
Bu biriktirme arasında dalgalar kırılmakta ve enerjisinin çoğunu kaybetmektedir.În acest fel gazele de evacuare pierd o parte din energie și se răcesc.
İkinci dalga aynı sonuca uğradı, üçüncü dalga ileri çıkamadı.Dar trucul posibil să nu funcționeze și a treia oară...
Ek olarak, elektrik Elektromanyetik radyasyon, Radyo dalgaları gibi şeylerin oluşumuna da izin verir.În plus, energia electrică permite crearea și absorbția de radiații electromagnetice, cum ar fi undele radio.
Bu örnekte kare dalganın dördüncü harmoniği 7 Hz e denk düşer.A példa esetében a négyszöghullám negyedik harmonikusa 7 Hz-re esik.
Buna dalga-parçacık ikiliği denir ve çift yarık deneyi kullanarak gösterilebilir.Ez a hullám-részecske kettősség, és a kétnyílásos kísérlettel mutatható meg.
Bu dalgaboyu gün ışığından filtre edilir veya tek dalgaboyunda ışık saçan diyot (LED) tarafından üretilir.Ezt a napfényből szűrik ki, vagy monokróm fénykibocsátó diódával (LED) állítják elő.
Hidrojen atomunun dalgaboyu 21 santimetre olan radyasyonlar yaymasıdır.Legfontosabb az atomos hidrogén 21 centiméteres rádióvonala.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.Ennek nagysága legfeljebb h/mec, amit Compton-hullámhossznak neveznek.
Çoğunluğu şok dalgasının etkisiyle parçalanan pencerelerden dolayı 1500 civarında kişi yaralandı.A több mint ezer sérült zömét is a lökéshullám miatt kitörő ablakok szilánkjai sebezték meg.
Ufukta bir katil dalga görünür.Oldalt egy bohócfigura kukkant be.
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Sokan kigúnyolták ezért.
Dalga geçmeyi sever.Szeret viccelődni.
Görünür ışığın dalga boyu 380 nm ile 760 nm arasındadır.A látható fények kb. 380-760 nm hullámhossz közé esnek.
Film, Fransız Yeni Dalga akımının ilk örneklerindendir.A film a francia új hullám egyik alapműve.
Sonraki öğe ise 1 Hz’lik ve 0.64 genliğinde bir sinüs dalgasıdır.A következő komponens az 1 Hz frekvenciájú 0,64 amplitúdójú szinuszhullám.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.A feladatokat kódolt formában a Deep Space Network antennái egyikén töltik fel a roverbe.
Saçları siyah ve dalgalıdır.A haj fekete, egyenes.
Bu dalgalar ise, 'elastik dalgalar' değildir.Így például az íj vagy a hullámhajtás nem mechanizmus.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.A későbbiekben szőrös kecskelábbal ábrázolták.
Karo'nun Dalgaya karşı çıkmasıyla araları bozulur.Elias dühében eltöri Kyle egyik kezét.
Araç, radyo dalgalarıyla Dünya'daki 5 kişilik bir ekip tarafından yönetilmekteydi.Paul 5 millió frankot és rendőrségi rádióval felszerelt autót követel.
Maxwell’in denklemleri ayrıca ışığın bir elektromanyetik dalga olduğunu göstermişlerdir.Maxwell ebből arra következtetett, hogy a fény is valójában elektromágneses hullám.
Young’un başarılarının en önemlisi Işığın Dalga Teorisi’ni kurmak olmuştur.Young leginkább a fény interferenciájával kapcsolatban végzett kutatásainak köszönhetően vált híressé.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.A gravitációs hullámok megfigyelése az elektromágneses spektrumbéli megfigyelések kiegészítése miatt ígéretes.
Kalkanın içindeki beyaz ve mavi dalgalar denizi temsil etmektedir.A fehér és a kék hullámos csíkok az Indiai-óceánt szimbolizálják.
2010 yılında 14 kişinin intihar ettiği bir dalga yaşanmıştır.2010-ben három hónap alatt négy vandál támadás is érte.