dalga ile cümle

dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mesela kırmızı sıcak cisim, görülebilir ışığın uzun dalga boyları ışınımı yapar.Наприклад, яскраво-червоні кольори у світлі люмінесцентних ламп часто виглядають бордовими.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir.На веломарафонах люди мають можливість познайомитися з однодумцями.
Cartman onun fakirliğiyle sürekli dalga geçmektedir.Іноді він глузує з Кенні через його бідність.
Başka bir deyişle, birden fazla ışık dalga boyundan oluşmuşlardır.Раптом лампи починають сильно мигати.
Ayrıca kokusuz ve tatsız olup ses dalgalarını yutabilme özellikleri vardır.Тільки збуджені і налякані, вони видають різкий свист.
Çıkış dalga şekilleri tam sinüstür.Коржики круглої форми дуже тонко розкочуються.
Her ne olursa olsun dalga boyunun ölçülmesi gerekiyordu.У вигляді функції, випадкова величина повинна бути вимірною.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Найрізноманітніші уламки пропливали повз нас.
Şarkıda İhlas suresiyle dalga geçildiği ve ateizm propagandası yapıldığı iddia edildi.Крім того, у пісні розповідається про зловживання наркотиками і расову гордість.
Bunlar en güçlü yerçekimi dalga sinyalleridir.Вони є потенційно найгучнішими гравітаційно-хвильовими сигналами.
Tipik parlaklık dalgalanmaları 0,1 büyüklüğü aşmamaktadır.Звичайно кількість неметалічних включень в сталі не перевищує 0,1%.
Kore dramasının önde gelen oyuncularının Güney Kore dışında popüler olması Kore dalgası ile olmuştur.Провідні актори корейських драм стають популярними поза Південною Кореєю, внаслідок корейської хвилі.
Derbent Kalesi'nin düşüşü tüm ülkeye zaptedilemez bir panik dalgası yarattı.Зруйнування монументу викликало емоційну хвилю по всій країні.
Soğurma oyuğa giren ışımanın dalga boyundan bağımsız gerçekleşir.Залишок світлового потоку пропускає крізь себе.
Dalgaları Aşmak (İngilizce: Breaking the Waves), Lars von Trier'nin yönettiği 1996 Danimarka yapımı filmdir.«Розсікаючи хвилі» — фільм режисера Ларса фон Трієра 1996 року.
Sevgi dalgalarının yayılmasını istiyorum.Історія кохання Викуси.
Sadece dalga geçiyorum.Я лише жартую.
Dalga. (рос.)Хвиля. (рос.)
Yamna kültürü Karadeniz stepleri boyunca yayılır (3. dalga).Jámová kultura se rozšiřuje na celou pontickou step (3. vlna).
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.Duch Boží vznášel se nad vodami.
Işık dalgaları için, ayrıca Poynting Vektörünün yönüdür.Pro světlé vlny je to také směr Poyntingova vektoru.
Bu dalgaboyu aralığına kısaca görünür ışık veya sadece ışık da denmektedir.Tento rozsah vlnových délek je nazýván viditelné světlo nebo jednoduše světlo.
Kyle'ın Yahudi olmasıyla, Kenny'nin ise fakirliğiyle sürekli dalga geçer.Často uráží Kyla kvůli jeho židovskému původu a Kennyho pro jeho chudobu.
Günlük yaşam ile dalga geçti.Aktivně se zapojil do každodenního života.
Merkezi yıldızdaki ışığı içine doğru çeker ve kızılötesi dalgaboylarında tekrar yayar.Absorbuje světlo centrální hvězdy a znovu jej vyzařuje na infračervených délkách.
Thomas Young’un ışığın dalga doğasını gösterdiği Çift yarık deneyi.Jev interference světla vysvětlil Thomas Young.
Güçlü rüzgâr, geniş güçlü dalgaları hareketi yönünde hızlandırır.Mohutný vítr vytváří velké a silné vlny v směru svého pohybu.
Yahudilerin kendi bayraklarını dalgalandırma hakları bulunuyordu.Židé dokonce získali právo na vyvěšení vlastní zástavy.
NGC 6543, morötesi ve optik dalga boylarında geniş bir şekilde gözlenmiştir.NGC 6543 byla široce pozorována v ultrafialových a optických vlnových délkách.
Palm Cumeyra dalgakıranında 7 milyon tondan fazla kaya bulunmaktadır.Vlnolam okolo "Palm Jumeirah" tvoří přes sedm milionů tun kamení.
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.Los Angeles je zmítáno válkou drogových kartelů.
Düşmanlarını şok dalgasıyla felç edebilir.Šokované nepřátele odpálí do vzduchu.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Ostatní vysvobození vyprávějí: "byl jsem skála," říká jeden, "já strom" říká další, a "já vlna v oceánu ...".
Radyasyon veya ışınım, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji yayımı ya da aktarımıdır.Záření neboli radiace je emise energie ve formě vlnění nebo částic skrze prostor nebo hmotu.
Ufukta bir katil dalga görünür.Po straně se nachází obdélná sakristie.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Dívky se ho snaží sbalit, chlapi zesměšnit.
Monokromatik ışık bir dalga boyuna sahip ışıktır.Monochromatické světlo prochází vzorkem.
Dalga kılavuzu analizi lifdeki ışık enerjisinin çekirdekte tam olarak hapsedilemediğini gösterir.Analýza vlnovodů ukazuje, že světelná energie ve vlákně není úplně uzavřená v jádře.
Bayrağın dalgalanan tarafında sol üst köşede sarı beş köşeli yıldız bulunmaktadır.V levém horním rohu vlajky je navíc žlutá pěticípá hvězda.
Dalga fonksiyonunu kurmak için bir diğer yöntem ise sınırlandırılmış açık kabuklu Hartree Fock yöntemidir.Jako další řešení pro systémy s otevřenými slupkami je metoda restricted open-shell Hartree–Fock (ROHF) .
İşte, havanın bu ani genleşmesi sonik ses dalgası yaratır, ki bu da gök gürültüsünü meydana getirir.Chmýr reaguje na vzdušnou vlhkost, za vlhka je stažený, zatímco při suchém počasí se rozevírá.
Durdurma bandında ve geçiş bandında dalgalanma olmaz.Nenastupujte, prosím, do soupravy a nepřekračujte bezpečnostní pás.
Kütle çekimsel dalgalar, diğer araçlar tarafından kullanılan tamamlayıcı bilgiler sağlar.Pozorování gravitačních vln může doplnit informace získané jinými zdroji.
Bu prensip mikro dalga fırınlarında kullanılmaktadır.Toho se využívá v mikrovlnné troubě.
Bu yüzeylere Dalga Cephesi denir.Těmto členitým povrchům se říká škrapy.
Kendime gönderme yaparak ne hale geldiğim ile dalga geçiyordum" dedi.Byl jsem otrávený tím, že mě odvedla od mé skutečné práce."
Bir deprem sırasında meydana gelen sismik dalgalar deprem odağında yayılır.Zemětřesení se objevují v zemětřesných rojích.
Kısacası, pastel rengin tek bir dalgaboyu olmaz.Důležité je, že do pravé čabajky nepatří žádný pepř!
İzafiyet kuramında, dalga vektörü, aynı zamanda, dört vektör olarak tanımlanabilir.V kontextu speciální teorie relativity může být vlnový vektor také definován jako čtyřvektor.
Şehir dalgalı arazide alçak kıyı tepeleri ve yoğun ticaret sokakları ile karakterizedir.Vyznačuje se mírně zvlněným terénem, nízkými pobřežními kopci a rušnými komerčními uličkami.
İmparatorluk çapında kısa dalga yayınları başlattı.Tím skončil krátký mocenský zápas v impériu.
Burada “E” fotonun enerjisi, h=6.626 x 10−34 Js ise Planck sabitidir, “f” ise dalganın frekansını simgeler.Energie fotonu E = hf, kde h = 6,626×10−34 J·s = 4,14×10−15 eV·s je Planckova konstanta, f je frekvence.
Bu teşebbüs, şiddetli bir fırtına sırasında yapılmıştı ve körfezin dalgaları hızlı ve sertti.Tento pokus se udál za bouřky, tudíž proud byl obzvláště rychlý a silný.
Scott Russell bu dalgaların kuramsal ve pratik araştırmaları yapmak için biraz zaman geçirmiştir.Raymond Roussel se věnoval poetickému a narativně verbálnímu výzkumu.
Ayrıca, iyonosferdeki radyo dalgalarının yayılımı incelenmiştir.Zkoumal šíření radiových vln v ionosféře.
Ayrıca depremler sonucunda tsunami denen büyük dalgalar meydana gelebilir.Podmořská zemětřesení pak mohou vyvolat také velmi ničivé vlny tsunami.
Hanratty'nin çoğu arkadaşı çek sahteciliğini ciddiye almaz ve çoğu zaman onunla dalga geçerler.Hanratty je často terčem posměchu ostatních agentů, kteří Frankovy podvody neberou vážně.
Bu köprü açık denizden gelen dalgaları da engeller.Přímo ze břehu žádný most nevede.
Enerji fiyatının dalgalanması ise daha uzun süre sürecektir.Skutečný čas přenosu ale trvá déle.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Avšak největší množství imigrantů bylo evropského původu.

İlgili Sayfalar