Ana içeriğe geç
Sözlük

dalga ile cümle

dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca seyirciler alkışlamak ya da tezahürat yapmak yerine; dalgalanırlar.Het publiek kan ook de tevredenheid laten blijken door te applaudisseren of door Olé te roepen.
Daha önce çok iş yapmış bazı tür filmleri ile dalga geçiliyordu.Hij werkte mee aan heel wat bekroonde films.
Bipolar Bozukluk bazı kişilerde mevsimsel bir dalgalanma gösterir.Het verschijnen van lammetjes in de weide is voor veel mensen een teken dat het lente is.
Benimle dalga mı geçiyorsun?Neem je me in de zeik?
İnsanlarla dalga geçme!Spot niet met de mensen!
Einstein fotonların dalgalarla olan ilişkisini açıklayamamıştır.Jednak Einstein nie potrafił pisać, w jaki sposób fotony są powiązane z falami.
Bu dalgalar yukarı doğru hareket eder ve koronada dağılarak enerjilerini ortamdaki gaza ısı olarak verir.Fale te podróżują w górę i rozpraszają się w koronie, oddając energię w gazie w postaci ciepła.
Dalgaboyları 589.29 nm 'dir.Długość tej fali wynosi 589,29 nm.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Im wcześniejsze poronienie tym bardziej skręcony włos.
Eminem şarkıda Beavis/Cornholio, MC Hammer, Madonna, Mr. Bean ve başkalarıyla da dalga geçmiştir.Piosenka także wyśmiewa Beavis, Cornholio, MC Hammer, Madonnę i innych.
Adam'la dalga geçer.Daria go wyśmiewa.
Bu tahrip dalgası her yerde aynı şekilde yaşanmamıştır.Grubość tej warstwy nie była wszędzie jednakowa.
St. Martin, Ocean Springs, Moss Point, Gautier, ve Escatawpa dalgalardan önemli ölçüde zarar gören yerlerdir.Obszary Ocean Springs, Moss Point, Gautier i Escatawpa także odniosły poważne uszkodzenia.
Firavun, başrahip Mambre ve Mısır ordusu dalgalar içinde denizde kalıp boğulurlar.Mrówka faraona (faraonka) (Monomorium pharaonis) – gatunek mrówek z podrodziny Myrmicinae.
Fransız Yeni Dalgası'nın en etkili isimlerinden birisi.Jeden z najważniejszych reżyserów tzw. francuskiej nowej fali.
Dinlendiği sürece, insanın beyin dalgalarını değiştirmeyi sağlar.Zamykają wtedy oczy na przemian, by dać odpocząć poszczególnym partiom mózgu.
Şiddetli fırtına sırasında körfezdeki dalgaların yüksekliği 1,5 metreye ulaşmaktadır.Podczas ciężkich burz z silnym wiatrem, wysokość fal w zatoce może osiągnąć 1,5 m.
Geçmişten bugüne kadar Kanada tarihinde değişmeyen tek şey ülkenin semalarında dalgalanan bayraktır.Do dziś jest to rekordowy w historii Australii czas pozostawania u władzy jednego obozu politycznego.
Yamna kültürü Karadeniz stepleri boyunca yayılır (3. dalga).Wspinaczka kominem przez zapieraczkę (II stopień trudności).
Ayrıca fırtına dalgası Mississippi kıyıları ve Alabama'yı harap etmiştir.Przesuwający się w głąb kraju huragan zdewastował także wybrzeża stanów Alabama i Missisipi.
1979 yılında grev dalgaları ve eylemleri yoğunlaştı.W 1905 strajki rolne i demonstracje.
Dalgaya karşı çıkmasıyla sevgilisi Marco'yla arası açılır.Niestety za granicą zdradził żonę z kochanką Anetą.
Bu ikinci dalga sık sık yeni sosyal hareketlerin bir parçası olarak anlaşılmıştır.Czasami są one znane jako nowe ruchy społeczne.
Ufukta bir katil dalga görünür.W oddali widać żaglowiec.
İşgal, bir göç dalgasının başlamasına neden oldu.1 Nemrod, czyli początek bałwochwalstwa na ziemi.
Ayrıca ismi konusunda çok hassastır ve ismiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz.Jest drażliwy i nie lubi jak ktoś sobie z niego żartuje.
O zaman en uzaktaki gökadaların dalga boyu ne olmalıydı.Była to najdalej na południe wysunięta gmina powiatu.
Günümüzde dalgaların daha etkili bir ısınmaya sebep olduğu tam olarak belli değildir.Obecnie nie jest jasne, czy fale są skutecznym mechanizmem ogrzewania.
Dalga boyu cinsinden, klasik yörüngeyi takip eden dalga boylarının sayısı tam sayı olmak zorundadır.Mierzona w długościach fali, liczba długości fal wzdłuż klasycznej orbity musiała być liczbą całkowitą.
Diğer parçacıkların Compton dalgaboyları farklıdır.Inne cząstki mają różne wartości długości fali Comptona.
Fransız Yeni dalgası bu dönemde François Truffaut'un 400 Darbesi ile sinemada kendini göstermişti.Imprezę otworzył pokaz francuskiego filmu Czterysta batów w reżyserii François Truffauta.
Dalga fonksiyonunun normalleşmesi bir dalga fonsiyonu ölçeği böylece bunun normu 1'dir.Normalizacja funkcji falowej ustala jej normę na 1.
Örneğin Kodratiev dalgası veya bilim kurgu olan psikotarih'e bakınız.Przykładami są dowody z opinii biegłego psychiatry lub biegłego antropologa.
Radyolarda uzun, orta ve kısa dalga bantlarında kullanılan modülasyon türü de budur.Znajdowały one szerokie zastosowanie w radioodbiornikach na zakresy fal długich, średnich i krótkich.
Filmin performansı çok övgüyle karşılandı, ancak film negatif yorumlarla bir araya geldi ve dalgalandı.Recenzje były dość przychylne, ale publiczność przyjęła film z umiarkowanym entuzjazmem.
Tam aksine biz hep onunla dalga geçmek için söyledik şarkılarımızı."Bawi się z nami często i śpiewa z nami piosenki”.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.Oblężony gród, przeł.
İkinci dalga ise Cengiz Hanın savaşları sırasında meydana gelmiştir.Dżebe odznaczył się szczególnie podczas wojny z dżurdżeńską dynastią Jin.
Dalgaları Aşmak (İngilizce: Breaking the Waves), Lars von Trier'nin yönettiği 1996 Danimarka yapımı filmdir.Przełamując fale (ang. Breaking the Waves) – duński film z 1996 w reżyserii Larsa von Triera.
En iyi dalgaları seçme becerisi biraz yerel bilgiden, biraz da tecrübeden edinilir.Mistrz odrzekł Lepiej będzie jeśli zrozumiesz bezpośrednio przez wewnętrzne doświadczenie.
Yani dalganın sıklığını belli bir anda ölçmek olanaksızdır.Co ciekawe, nie da się jednoznacznie ocenić stopnia estetyki osiedla.
Dalga geçmeyi sever.Lubi żartować.
1931 de Karl G. Jansky cisimlerinin radyo dalgaları ile ışıma yaptığını keşfetti.Karl Jansky odkrył promieniowanie radiowe galaktyki.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.To sprawiło, że zainteresowała się sejsmologią.
Pek çok sahilde rip dalgası kıyıya dik olarak meydana gelir.W niektórych miejscach riolity ukazują się bezpośrednio na powierzchni.
Tarih boyunca çok sayıda Çin dış göçü dalgası (Çin diasporası olarak da bilinir) yer almıştır.Finansowanie (długoterminowy kredyt) zapewniła strona chińska.
Dalga rehberi.Bałagan Przewodnik. .
Balkız'la çok dalga geçer.Często bawi się z Lolą.
Sürekli şakalar yapar ve diğer dedektiflerle dalga geçer.Jest bardzo wścibska i często "bawi się" w detektywa.
İş görüşmesinde, Alex'in erkek olmadığına şaşırırlar ve onunla dalga geçerler.Uważa, że Jack nie jest głupi i nie zrobi tego.
Bu çiftlerin uzunluk ölçeği, fononların dalga boyundan daha büyüktür.Obie płcie mają jednak ogon dłuższy niż szerokość ich skrzydła.
Ardından gemiye çarpan devasa bir dalga, anlatıcı ile yaşlı bir İsveçli dışında herkesi denize sürükler.Po kilku dniach podróży uderza w niego potężna fala, która porywa wszystkich poza narratorem i starym Szwedem.
2010 yılında 14 kişinin intihar ettiği bir dalga yaşanmıştır.W rozgrywanych w 2010 roku kwalifikacjach udział wzięło 41 drużyn.
Dalgalar, içinde genç bir adamın cesedi ile birkaç aylık bir bebeğin olduğu bir tekne getirmiştir onlara.Któregoś dnia do brzegu wyspy przybija łódź z ciałem martwego mężczyzny i żywym niemowlęciem.
Sık verilen bir örnek borsa dalgalanmalarıdır.Bardzo często stosowany jako jedna z metod zabezpieczania banknotów.
Görünür ışığın dalga boyu 380 nm ile 760 nm arasındadır.Dla ludzi zakres światła widzialnego wynosi około 380–740 nm.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Mieszkańcy z pewnym dystansem powitali nowego ziemianina.
Dalgaların gücünü kırmak ve dolayısıyla aşındırıcı gücünü azaltmak için kullanılır.Możliwe jest regulowanie napięcia want, a przez to i pochylanie masztu.
Giriş sinyali ve uyarma ışığı önemli derecede farklı dalga boylarına sahiptirler.Światła zezwalające na jazdę oraz światła sygnałów zastępczych mają oddzielne zasilacze grupowe.
O yıllarda İngiliz piyasasında bir Punk dalgası ortalığı kasıp kavuruyordu.Kilka dni później na rynku miejskim publicznie karmiła syna piersią.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod