Ana içeriğe geç
Sözlük

dalga ile cümle

dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Doğal yollarla oluşan radyo dalgaları şimşek ya da astronomik nesneler ile meydana gelir.Elas são geradas naturalmente por raios ou por objetos astronômicos.
Tamamen polarize monokrom dalga düşünün.Demonstrou a polarização circular de cinábrio.
Dalga denizden meydana gelir ve yine ona döner.Zij maakt dan rechtsomkeert en gaat terug naar zee.
İnsanlar ise Nuh'u dinlemeyerek onunla dalga geçmişlerdir.Nuh heeft zijn volk gewaarschuwd, maar zij werden om hun zonden verdronken.
Cartman onun fakirliğiyle sürekli dalga geçmektedir.Cartman buit Kenny's armoede vaak uit.
Bu metodların birçoğu görünür dalgaboylarında çalışır, ve birçoğu ışık alanları oluşturur.Veel van deze methodes werken in het zichtbare deel van het spectrum en produceren lichtvelden.
1979 yılında grev dalgaları ve eylemleri yoğunlaştı.Dit leidde in 1997 tot stakingen en acties.
Oda boyutları, özellikle (genellikle düşük) frekanslarda duran dalgalar oluşturabilir.In grotere ruimtes kunnen vooral bij lage frequenties (langere golflengten) staande golven optreden.
İlk saldırı dalgası yalnızca Amerikan ve İngiliz güçleri tarafından gerçekleştirildi.Het leger bestond aanvankelijk alleen uit Amerikaanse en Britse eenheden.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Het gebied heeft arme grond en bestaat kleine rotsachtige heuvels.
Ufukta bir katil dalga görünür.Op de keerzijde staat een eikenkrans afgebeeld.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Wanneer iemand wakker is, vertonen de hersengolven een bepaald ritme.
Cléo Beşten Yediye, Agnès Varda'nın 1962'de yönettiği Yeni Dalga filmi.Cléo de 5 à 7 is een Franse dramafilm uit 1962 onder regie van Agnès Varda.
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.Deze slag staat bekend als de slag bij Warns.
Dalgaları Aşmak (İngilizce: Breaking the Waves), Lars von Trier'nin yönettiği 1996 Danimarka yapımı filmdir.Breaking the Waves is een film uit 1996 van de Deense filmregisseur Lars von Trier.
İkinci dalga şekli taşıyıcıya aittir.De tweede halswervel is de draaier.
Yahudilerin kendi bayraklarını dalgalandırma hakları bulunuyordu.De Joden zouden dus hun eigen deportatie moeten betalen.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.God voorspelde het water van de doop.
Etrafından sürekli siyah reiatsu dalgaları yayılır.Aan de flanken zijn vaak zwarte ronde vlekjes aanwezig.
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.11: Los Angeles wordt getroffen door een aardbeving.
Bu grevler dalgası Almanlar'ı şaşırtmıştı.Deze manoeuvre verraste de Duitsers.
Bizim mevzilerimizin en yüksek ve en merkezi yerine birbirini kovalayan dalgalar halinde yükleniyorlar.”Vanuit iedere zeshoek zijn de lagere en hogere verdiepingen te zien: eindeloos”.
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Hierom wordt hij vaak uitgelachen.
Bu noktada, o sismoloji’ye (deprem ve onlar yeryüzünde üretmek dalgaların çalışma) hayran oldu.In deze periode leerde hij Sévèke kennen.
Hartree-Fock dalga fonksiyonu tek bir konfigürasyon veya determinanttır.De Hartree-Fock golffunctie heeft betrekking op één configuratie (= één isomeer).
Uzaydan kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır.In het nummer werden geluidsopnamen van kosmonauten gemixt.
Azgın dalgalar geçti üzerimden.De Obereggen stroomt voorbij Obereggen.
Partide ise Amilcar Cabral’ın ölümü ile ilgili bağımsızlıktan sonra bir şüphe dalgası esmektedir.Na de dood van Amílcar Cabral en de onafhankelijkheid verscheen er echter ook instabiliteit in de partij.
Deniz birden dalgalanır ve gemiler sahile sürüklenir.Het gebied was moerasachtig en boten moesten naar het strand getrokken worden.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Zijn rode haar was in de beginjaren een matje maar werd gaandeweg een stuk korter.
Bu tip vericilere sürekli dalga (CW-Continuous wave) vericileri denir.Dit wordt ook wel Continuous Wave (CW) genoemd.
Erozyon, dalgaların kayaçla temas ettiği her yerde meydana gelebilir.Vanuit de dijk kan erosie optreden door kwelstromen die door de dijk lopen.
Görünür ışığın dalga boyu 380 nm ile 760 nm arasındadır.Zichtbaar licht heeft een golflengte tussen de 380 en de 780 nm.
Ayrıca indislerle de istenen dalga fonksiyonu betimlenebilir.Ook de manier waarop gerechten worden geserveerd kan Indisch genoemd worden.
Aktif volkanlara ve iyonesfere sahip Io güçlü bir kaynaktır, ayrıca akımları radyo dalgaları oluşturur.Io heeft actieve vulkanen en een ionosfeer en is een sterke bron.
Üç saat süren bombardımanın ardından birinci hücum dalgası harekete geçti.Drie minuten na het eerste fluitsignaal moest hij het veld verlaten.
Doppler Etkisi ses dalgaları için de geçerlidir.Ook leverfunctiestoornis heeft invloed op de dosering.
(Dönütün kendisi aynı frekansla ama genellikle farklı dalga boyu ve fazıyla sinüzoidin kendisidir.)(De berekening kan in twee richtingen, maar praktisch gaat het meestal in één richting.)
8 Şubat - Soğuk hava dalgası bütün yurdu kapladı.19 februari: Intense koude in het hele land.
Bu dalgalı bir gerilimdir.Dit is een dunne stroop.
4 Haziran 1942'de Midway Adasındaki Amerikan üssüne bir dalga uçak gönderdi.Op 4 juni 1942 lanceerde ze haar vliegtuigen tegen de Amerikaanse basis Midway.
Tarih boyunca çok sayıda Çin dış göçü dalgası (Çin diasporası olarak da bilinir) yer almıştır.Er zijn in de loop van de Chinese geschiedenis zeer veel Chinezen geëmigreerd naar het buitenland.
Sid bebeği tek başına götürmek ister, Manfred de Sid ile dalga geçer.De moeder ontsnapt echter met de baby en vertrouwt de baby toe aan Manny en Sid.
Oahu'ya iki saldırı dalgasının da gönderilmesinde yer aldı.De Haagse ploeg raakte nog twee aanvallers kwijt.
Eskişehir il örgütü kendi çabalarıyla bir süre Dip Dalgası isimli dergiyi çıkarmıştı.Ze gaven gedurende enige tijd een eigen tijdschrift uit met dezelfde naam als de stichting.
Bu kayıt, Black metal'in ilk dalgasının bir parçası olarak kabul edilir.De band wordt gezien als een van de pioniers van de Finse black metal.
Program oldukça komik bir içerik taşıyor ve rakip güreşçiler ile dalga geçiyordu.Het feest had een vrolijk verloop en de wijn vloeide rijkelijk op de kosten van de gemeentekas.
Bu sayede fiber bir dalga kılavuzu gibi hareket etmektedir.De diode gedraagt zich dan als een geleider.
Ayrıca, geleneksel lensler yalnızca yayılan ışık dalgalarını yakalayabiliyordu.Verder nam de bliksemdetector uitbarstingen van laagfrequente radiogolven waar.
(Burada nm kısaltmasıyla nanometre yani 10−9 metre kastedilmektedir.Bu optik spektrumdaki dalga boyudur.)(Omdat dat bij sprongen van tegen de 9 meter nogal krap is, is 11 meter getekend.)
Ultraviyole ışığın en mutajenik olduğu dalga boyu 260 nm'dir.Het DNA absorbeert ultraviolet licht van 260 nm.
Kızılötesi ışınımın dalga boyu 750 nanometre ile 1 mikrometre arasındadır.De golflengte van infrarood zit tussen de 780 nanometer en 1.0 millimeter.
06:46 UTC: Habarovsk istasyonu Vostok 1'e HF dalgaboyundan mors alfabesiyle "KK" mesajını gönderir.06.46 UT Omdat Vostok 1 buiten bereik van de VHF radio is, stuurt het grondstation de boodschap "KK" via HF.
Ama bu spektrumdaki her dalgaboyuna aynı derecede duyarlı değildir.Niet elk materiaal is even gevoelig voor dit effect.
Bu, fizikte dalga parçacık ikiliği olarak adlandırılır.Dit noemen we aspecifieke lage rugpijn.
Kirli dalgalanma olarak da adlandırılır.De hulp heet Schmutzli.
Göçmenlerin üç dalgası kuzeye, Kuzey Amerika'ya hareket ediyordu.Tienduizenden emigreerden naar Noord-Amerika.
Bu dalgaların yankıları Dünya'da Deep Space Network 'un büyük çanak antenleri tarafından tespit edildi.Dit netwerk van antennes heet het Deep Space Network.
Diğer bazıları dönüşmelerini açıklamaya başlarlar: "Ben bir ağaç olmuştum", "Ben denizde bir dalga olmuştum".Ze zwom er graag: 'Ik raakte bevriend met de zee.'
Ancak Hıdır Yücesoy tarafından dalga geçilerek aşağılanır.Van arrogant is hij nederig geworden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod