dalga ile cümle

dalga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dalganın dalga boyuyla frekansının çarpımı, o dalganın hızını belirler.والأجنحة ترمز إلى سرعة تمددها.
Ülke 2006 yazında Kuzey-Doğu Avrupa'yı etkisine alan bir sıcak hava dalgasından etkilenmiştir.عانت البلاد جنبا إلى جنب مع بقية شمال غرب أوروبا خلال موجة الحرارة في صيف عام 2006.
Bu dalga boyu değişiminin maksimum büyüklüğü Compton dalga boyu olarak bilenen h/mec olarak tanımlanır.وتسمى قيمة اختلاف طول الموجة بانتقال كومبتون (Compton shift).
Böylece dalga, ye çapraz olarak herhangi bir yönde yayılabilir.ويستطيع أن "يشم" روائح في أي مكان.
Kendime gönderme yaparak ne hale geldiğim ile dalga geçiyordum" dedi.أبنائي قد ارسلوا هذا ليسخر مني... "
Oradan geçen birisi olaya şahit olarak dalga geçmiş.وقد اقتبس العلماء الذين جاؤوا بعده هذا الاستنتاج كسبيل للسخرية منه.
Yayılan ışımanın % 85'inden fazlası kızılötesi dalga boyundadır.نسبة امتصاصه للأشعة تحت الحمراء 55%.
Sahilde sonlanan dalgalar kabarcıklardan oluşan kırılgan bir köpük oluşturur.حيث أن الموجات على الشاطئ تقوم بخلق رغوة حساسة تتألف من الفقاعات.
İlk saldırı dalgası yalnızca Amerikan ve İngiliz güçleri tarafından gerçekleştirildi.A primeira onda de ataques foi realizada apenas por forças americanas e britânicas.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.O espírito de Deus pairava sobre as águas.
Bu, 1990'ların başında İsrail'e doğru bir göç dalgası yaratmıştır.Isso produziu uma onda de imigração para Israel no começo da década de 1990.
Spin dalgaları ve spin dinamikleri inceleyen için standart bir araçtır.É uma ferramenta padrão para sondar as ondas de spin e a dinâmica de spin.
İdeal dalga boyu aralığındaki yüksek frekanslı ışık Schottky diyotların kullanımını kullanışsız kılar.A alta frequência da luz em uma gama de comprimentos ideal faz dos diodos Schottky impraticáveis.
Yansıma su kütlelerindeki yüzey dalgaları ile gözlemlenmektedir.A reflexão é observada com ondas de superfície em corpos de água.
Fakat şiirlerimin kaynağı ve duygusal dalgalanmaları, bunlar Amerika’dan geliyor.”Mas, nas suas fontes, na sua força emocional, ela vem dos Estados Unidos."
Buna ek olarak Alfvén dalgaları kolay kolay koronada dağılmamaktadır.Além disso, ondas de Alfvén não dissipam-se com facilidade na coroa solar.
Bu dalga uzunluğu 0.08 - 0.4 eV foton enerjisine karşılık gelir.Esses comprimentos correspondem à energia fotônica de 0,08 - 0,4 eV.
Proton gibi bozonlar simetrik dalga fonksiyonlarına sahiptir.Bósons, tais como o próton, tem funções de onda simétricas.
Fırtına dalgası kıyılarda plaj erozyonuna neden olmuştur.Além disso, a costa sofreu os efeitos da erosão da praia.
MÖ 54 yazının başlarında, siyasi bir yozlaşma ve sertlik dalgası Roma'yı sürükledi.Começando no verão de 54 a.C., uma onde de corrupção política e violência varreu Roma.
Einstein fotonların dalgalarla olan ilişkisini açıklayamamıştır.Einstein não conseguiu descrever como os fótons eram relacionados à onda.
06:46 UTC: Habarovsk istasyonu Vostok 1'e HF dalgaboyundan mors alfabesiyle "KK" mesajını gönderir.06:46 UTC - a estação de Khabarovsk envia a mensagem KK via telégrafo (em rádio HF para a Vostok 1).
Batıya doğru ilerleyen dalga 11 Ağustos tarihinde atmosferik konveksiyon belirtileri göstermeye başladı.Com um rumo no sentido oeste, a depressão começou a exibir sinais de organização convectiva em 11 de agosto.
Yerçekimi dalgalarının görelilik teorisi üzerine kurulmuş sağlam bir temeli vardır.As ondas gravitacionais têm uma base teórica sólida, baseada na teoria da relatividade.
Dünya'nın manyetik alanının doğası heteroskedastik dalgalanmalardan biridir.A natureza do campo magnético da Terra é de flutuação heteroscedástica.
Bu, örneğin, bir tel boyunca bir dalganın değerini düşündürtür.Isso poderia, por exemplo, ser considerado o valor de uma onda ao longo de um fio.
Gece 9:00'da ise bir gözaltı dalgası başladı.As 09:00 começa o embate.
NGC 6543, morötesi ve optik dalga boylarında geniş bir şekilde gözlenmiştir.NGC 6543 foi extensamente observada no ultravioleta e nas longitudes de onda do visível.
Solar spektrumda dalga boyları yaklaşık olarak 0.3-2.0 μm arasındadır.Os comprimentos de onda no espectro solar abrangem uma gama de 0,.3 a 2.0 μm.
Film, Fransız Yeni Dalga akımının ilk örneklerindendir.É considerado o primeiro filme da Nouvelle Vague francesa.
Ağzından ses dalgaları atar, konuşamaz.Se comunica através de berros, não fala.
Yansımanın genel örnekleri ışık, ses ve su dalgalarıdır.Exemplos comuns incluem a reflexão da luz, som e ondas.
Yamna kültürü Karadeniz stepleri boyunca yayılır (3. dalga).Vénus sai então em direcção aos céus (estrofe 33).
Normal bir laboratuvar spektroskobu 2 nm ile 2500 nm arasındaki dalgaboylarını kolayca algılayabilir.Um espectroscópio comum pode detectar comprimentos de onda de 2 nm a 2500 nm.
Düzensiz dalgalanmaları 1,5 kadirin üzerindedir.A cúpula hemisférica eleva-se a uma altura de 1,25 m acima da cornija superior.
Sredny stog, Dniyper-Don ve Samara kültürleri, atın evcilleştirilmesi (1. dalga).Culturas Dnieper-Donets e Samara, domesticação do cavalo (Onda 1).
Terahertz radyasyon dalgasının boyutları altında henüz bir etkileşme gerçekleştirilememiştir.Reed não havia levado em conta um nível anormal de radiação.
Bir terim olarak “dalga” sıklıkla bir mekânsal bozulmanın taşınması ile ilgili olduğu anlaşılır.Por exemplo, o "sorriso" de um macaco é muitas vezes um sinal de agressão.
Örneğin hidrojen atomları 21.12 cm'lik dalgaboyunda spesifik bir radyo dalgası yayar.Por exemplo, um átomo de hidrogênio emite ondas em comprimentos de 21,12 cm.
Ancak bazı deneyler ışığın dalga olduğu gözlemiyle uyuşmuyordu.Não foram muitas as pessoas que viram as placas que entenderam a piada.
Ama bir girişim, bir dalga olmak zorunda değildir.O grupo era para ser engraçado, mas não necessariamente uma piada.
Thomas Young’un ışığın dalga doğasını gösterdiği Çift yarık deneyi.A difração em fenda dupla é demonstrada pela experiência da dupla fenda de Thomas Young.
Bu denklem çözüldüğünde parçacığımızın dalga fonksiyonunu elde etmiş oluruz.Esse é o nosso desejo ao encontramos a nossa cara metade.
Tüm parçacıklar gibi elektronlar da dalga gibi davranabilir.Assim como todas as outras partículas, os elétrons podem se comportar como ondas.
Ama 1988'de yeni bir grev dalgası patlak verdi.Em maio de 1988 uma tentativa de golpe foi frustrada.
Günlük yaşam ile dalga geçti.O programa falava sobre o cotidiano com humor.
Göç hareketi üç dalga halinde cereyan etmiştir.O azebre: peça em três actos.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Não possui montanhas altas, mas apenas colinas baixas.
Kısa dalga boyuna sahip ışık yüksek enerjiye sahiptir.Luz de comprimento de onda pequeno consiste de fótons de alta energia.
Jeoloji alanında sismik dalgaların çalışılması için oldukça önemlidir.Em geologia, é importante no estudo de ondas sísmicas.
Bu sırada belli bir dalga boyunda bir foton salınımı yapar.Portanto acabamos com um livro de factos com piadas.
Diğer elektromanyetik dalgalar gibi radyo dalgaları da ışık hızında hareket eder.Como todas as outras ondas eletromagnéticas, viajam à velocidade da luz no vácuo.
Çünkü mangrovların bulunduğu bölgeler zaten dalga enerjisinin az olduğu bölgelerde bulunmaktadır.É para lá que os Bakugans são mandados quando estão sem suas energias vitais.
Ardından yeniden dalga üzerine tırmanır.Ele começa a subir a escadas correndo novamente.
2 Temmuz - Deprem dalgası Ege'de paniğe yolaçtı.Antes de terça-feira, o acampamento estava em pânico.
Tüm bu zaman, Müslümanlar fetih dalgalarının üzerine bindiler."«De como os alemães tornaram-se gaúchos pelos caminhos da modernização».
Ülkeye olan Yahudi göç dalgaları Avrupa'da Nazilerin başa geçmesiyle artışa geçti.Com a ascensão do nazismo, a situação dos judeus piorou na Alemanha.
Sevgi dalgalarının yayılmasını istiyorum.Que inspiram falas de amores!
Bu çökmenin oluşturduğu şok dalgaları yıldızın geri kalanının bir üstnova olarak patlar.A onda de choque formada por este colapso súbito faz o resto da estrela explodir em uma supernova.
Newton’un ışığın parçacık teorisi, dalga teorisi ile giderek daha başarılı olmuştur.Teoria corpuscular de Newton da luz foi gradualmente substituído por teoria das ondas.

İlgili Sayfalar