Uçak gemisine ancak ikinci dalga saldırısını başarıyla tamamladıktan sonra döndü.Tornò alla portaerei dopo il successo della seconda ondata d'attacco.
Telekino elektromanyetik dalgalarla iletilen komutları yerine getiren bir robottu.Il Telekino è un robot che esegue comandi trasmessi da onde elettromagnetiche.
Ve düzlem dalga operatörünü temsil eder.Sì centrale tu, risponde secco il mister.
Birleşik Devletler deniz üslerine saldıran iki hava saldırı dalgasını gönderdi.Durante l'attacco inviò due ondate di aerei contro la base navale degli Stati Uniti.
Bu füzyon işlemi sırasında kısa dalga boyu üzerinden aşırı enerji dağılımı dökülür.Durante l'eccitazione il sistema cattura una quantità discreta di energia dall'ambiente.
Dalga geçilecek filmlerin ise kendilerini fazlaca ciddiye alan filmler olması gerekmektedir.Certo, i film possono sollevare discussioni, ma per far questo devono essere molto divertenti.
Dalga teorisi lehine kanıt üstünlüğünü yüzünden, başlangıçta Einstein'ın fikirleri büyük şüpheyle karşılandı.Dal carattere violento su di lui si concentrano, inizialmente, i sospetti di Easy.
Uzun dalga kızılötesi (LWIR, IR-C DIN): 8–15 µm.Larghezza della corolla (diametro): 8 - 15 mm.
Enine dalgalarLingua Khandesh
Osilatörler periyodik ses dalgası üretirler.Il dispositivo sonoro automatico svolge particolari funzioni sonore in modo automatico.
Bu dalganın uzunluğuna göre kendisini sınıflandırırız.Questa lunghezza si misura secondo il tipo di chiodo.
Adam'la dalga geçer.Probabilmente si sta prendendo gioco di noi.
Gece 9:00'da ise bir gözaltı dalgası başladı.Intorno alle 9 inizia la cosiddetta tratta.
Her dalga, bir öncekinden 2 dakika sonra taarruza kalkacaktır.L'attività raggiunge il picco nelle prime due ore dopo il tramonto.
Compton dalgaboyu bir parçacığın nicem (kuantum) mekaniği özelliğidir.La lunghezza d'onda Compton è una proprietà quanto-meccanica di una particella.
Oda boyutları, özellikle (genellikle düşük) frekanslarda duran dalgalar oluşturabilir.Le dimensioni della stanza possono creare onde stazionarie a particolari frequenze (basse).
Optik olmayan dalga alanlarında uyumluluk toplamı ile ilgili ileri uygulamalardır.Le dosi si esprimono in termini di unità di attività anti-fattore Xa.
Sonraki öğe ise 1 Hz’lik ve 0.64 genliğinde bir sinüs dalgasıdır.Il componente seguente è un'onda seno di 1 hertz con un'ampiezza di 0,64.
Saçları eskiden dalgalı iken sonradan daha düz bir hal almıştır.Le donne portavano inizialmente i capelli molto corti, poi le acconciature si allungarono sempre di più.
Einstein, kuantum mekaniksel tahminlerle “bir noktada ürkütücü” diyerek dalga geçmiştir.Einstein derise le predizioni della meccanica quantistica come "spaventosa azione a distanza".
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.Il terreno è vario, con dolci colline.
Fransız Yeni Dalga hareketinin üyelerinden biridir.Fu un esponente del rinascimento francese.
Bu dalgaboyu gün ışığından filtre edilir veya tek dalgaboyunda ışık saçan diyot (LED) tarafından üretilir.Questa è sia filtrata dalla luce del giorno sia generata con un diodo emettitore di luce monocromatica (LED).
Dört asır sonra bir toltek dalgası El Salvador'a ulaştı.In stagione coglie un secondo posto di tappa alla Vuelta a El Salvador.
İstendiğinde bu kayıt ortamından orijinal dalga yeniden elde edilir.Al termine della scansione si ottiene una riproduzione del disegno originale.
Günlük yaşam ile dalga geçti.Ne esplora la sua quotidianità.
Yani spor salonu orada oturmuş bizimle dalga geçiyor diyebiliriz."Imparare a stare insieme con lo sport… A che punto siamo?”.
Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti.Il Fabric occupa gli spazi rimessi a nuovo degli ex Metropolitan Cold Stores.
Bu tarihler arasında bölgede Fransız Bayrağı dalgalanmıştır.In questa situazione hanno alzato la bandiera bianca.
Diğer kısmi karşı tedbir ise veriye bağlı ortaya çıkan güç değişimleri dalgalanmalarını azaltmaya çalışmaktır.La prevenzione secondaria sarà rivolta alla riduzione dei fattori di rischio modificabili.
İki çeşit dalga vardır.Vi sono due tipi di rune legate.
Hiçbir yerde dalga, hava boşluğu veya kırıklık bulunmayacaktır.Senza strette di mano né parole, senza tristezza né malinconia.
Bu, fizikte dalga parçacık ikiliği olarak adlandırılır.Questo fenomeno è definito diplopia fisiologica.
Bir başka önemli etkisi Güneştacında radyo dalgalarının kırılma olmasıdır.Un altro effetto importante è la rifrazione delle onde radio dalla corona solare.
Buzul dalgalarının oluşmasını açıklayan birçok teori olmuştur.Ci sono molte teorie riguardo al perché i surge glaciali si verificano.
Birbirleriyle dalga geçmek, vazgeçilmez huylarındandır.La loro occupazione principale è quella di farsi scherzi a vicenda.
Dalgaların ikinci çeşidi elektromanyetik dalgalardır.Sono conduttori di seconda specie gli elettroliti.
Jeoloji alanında sismik dalgaların çalışılması için oldukça önemlidir.In geologia è importante nello studio delle onde sismiche.
Böylece dolaylı da olsa kütleçekim dalgalarının varlığı ilk defa kanıtlanmış oldu.C'è ancora dibattito su quando gli arcosauri siano apparsi per la prima volta.
Ayrıca ismi konusunda çok hassastır ve ismiyle dalga geçilmesinden hiç hoşlanmaz.Ha una cotta per Soso e non le importa di essere presa in giro da lei.
Dalga mı geçiyorsun?Издеваешься?
Benimle dalga geçmeyi kes!Прекращай шутить надо мной!
Beklenmedik bir melankoli dalgası sabahın köründe içimi darladı.С самого утра меня стала мучить какая-то удивительная тоска.
Onlar dalga geçmiyordu.Они не шутили.
Hayvancağızla bu kadar dalga geçmek yeter.Хватит издеваться над животным.
O'dur tek başına gökleri geren, denizin dalgaları üzerinde yürüyen.Он один распростирает небеса и ходит по высотам моря.
Tom, dalga geçmeyi bırak! Onu bana geri ver!Том, не издевайся! Верни мне его!
Los Angeles, bir suç dalgasına maruz kalır.Лос-Анджелес захлестнула волна преступности.
1970'lerdeki ikinci dönem feminist dalga sırasında lezbiyen romanları daha çok politika odaklı hale gelmiştir.Во время второй волны феминизма 1970-х лесбийские романы стали более политизированными.
Tokoro ayrıca Suigyo (水魚)'ları (Fujimoto'nun dalga görünümlü minyonları) seslendirmiştir.Потому его прозвали Торольв Масло».
Uyarılan dalga, uyarıcı dalga ile aynı fazdadır.Гласный безударного слога воздействует на гласный ударного (первого) слога.
Einstein fotonların dalgalarla olan ilişkisini açıklayamamıştır.Но Эйнштейн не мог объяснить, каким образом фотоны связаны с волной.
Eminem şarkıda Beavis/Cornholio, MC Hammer, Madonna, Mr. Bean ve başkalarıyla da dalga geçmiştir.Песня также высмеивает Beavis/Cornholio, MC Hammer, Madonna и других.
Tanrı'nın Ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu.По книге Бытия Дух Божий носился над водой.
Bunlar en güçlü yerçekimi dalga sinyalleridir.Они являются потенциально самыми мощными гравитационно-волновыми сигналами.
Böylece soruşturmanın ikinci dalgası başladı.Так начался второй этап рассмотрения исков.
Carrie ile dalga geçen çoğu insan feci şekilde salonda can verir.Вид облитой кровью Кэрри вызывает у большинства присутствующих в зале смех.
IR bölgesinin altında mikrodalga ve radyo dalgaları bulunur.Ниже по спектру лежит микроволновое излучение и радиоволны.
Bu yüzden birçok çocuk onunla dalga geçiyor.Ему многие смеются.
Radyo dalgalarının keşfedilmesiyle, radyo astronomi astronominin yeni bir alanı olarak su yüzüne çıktı.После открытия радиоизлучения радиоастрономия начала развиваться как новый раздел астрономии.