dal ile cümle
dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom dalgın.Tom is absent-minded.
Tom dalgındı.Tom was absent-minded.
Tom benimle dalga geçti.Tom made fun of me.
Mary, Tom'un gömleğiyle dalga geçti.Mary made fun of Tom's shirt.
Onlar elbiselerimle dalga geçtiler.They made fun of my clothes.
Tom ve Mary hâlâ Boston'dalar mı?Are Tom and Mary still in Boston?
Tom nasıl dalacağını biliyor.Tom knows how to dive.
Tom dalmada iyidir.Tom is good at diving.
Dalgıçların havası tükeniyor.The divers are running out of air.
Başını suya daldırıp çıkar.Duck your head.
Tom dallamalık yapıyor.Tom is being a jerk.
Tom çok dalgın.Tom is very absent-minded.
Tom on üç yaşındayken dalmayı öğrendi.Tom learned to dive when he was thirteen.
Gina dalkavukluk etmeye başlıyordu.Gina was starting to feel flattered.
Babam eve dönmeden önce uykuya daldım.I fell asleep before father came back home.
Tom o ölmeden önce Dalai Lama ile tanışmak istiyor.Tom wants to meet the Dalai Lama before he dies.
Dalkavukluk seni hiçbir yere götürmez.Flattery will get you nowhere.
Film başlar başlamaz Tom uykuya daldı.Tom fell asleep as soon as the movie began.
Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.The breakwater had no effect against the tsunami.
Fransa'nın kalecisi yere daldı ve Ronaldo'nun atışını kurtardı.The goalkeeper for France dived to the ground and saved Ronaldo’s shot.
Okyanus fırtına yüzünden dalgalıydı.The ocean was choppy because of the storm.
Onunla dalga geçmeye hakkın yok.You don't have a right to make fun of him.
Denizin dalgaları bana onun şiirini duyurdu.The sea's waves have made me hear his poem.
Denizin dalgaları bana onu şiirini dinletti.The sea's waves have made me hear her poem.
Botanik, uygulamalı bir bilim dalıdır.Botany is an applied science.
Tom odaya daldı.Tom rushed into the room.
Tom, pencere açık uykuya daldı.Tom fell asleep with the window open.
Tom lamba açık uykuya daldı.Tom fell asleep with the light on.
Tom derin deniz dalgıcıdır.Tom is a deep-sea diver.
Bana öyle geliyor ki sen benimle dalga geçiyorsun.It seems to me that you're making fun of me.
Tom ağız dalaşına girmek istemediğini söylüyor.Tom says he doesn't want to get into a shouting match.
Biri benimle dalga geçiyor.Somebody's yanking my chain.
Tom bir sandalyede otururken uykuya daldı.Tom fell asleep sitting up in the chair.
Keşke böyle uykuya dalabilsem.I wish I could drop off to sleep like that.
Tom derin düşünceye dalmış görünüyor.Tom seems to be deep in thought.
Tom düşüncelere dalmış.Tom is lost in thought.
Tom 30. yaş gününde hava dalışı yapmak istedi.Tom wanted to skydive on his 30th birthday.
Tom, Mary'yle dalga geçmeye başladı.Tom started making fun of Mary.
Tom pencereden dışarıya dalgın dalgın baktı.Tom looked absently out the window.
Tom Mary ile her zaman dalga geçiyor.Tom makes fun of Mary all the time.
Sadece dalga geçtiğini düşündüm.I thought you were just kidding.
Bir zeytin dalı barışı simgeler.An olive branch symbolises peace.
Tom onun hakkında dalga geçmiyordu.Tom wasn't kidding about that.
Belki uykuya daldım.Maybe I fell asleep.
Dalgıç ekipmanının sınırlarını test etmek istedi.The diver wanted to test the limits of his equipment.
O daldı.He dived.
Bu uçak it dalaşı yaparken, bombalama yapabilme kabiliyetine sahip.This aircraft is capable to dogfight and bomb at the same time.
Bizimle dalaşmamalısın.You shouldn't mess with us.
Onlarla dalaşmamalısın.You shouldn't mess with them.
Benimle dalaşmamalısın.You shouldn't mess with me.
Onunla dalaşmamalısın.You shouldn't mess with him.
Onlarla dalaşma.Don't mess with them.
Onunla dalaşma.Don't mess with him.
Onunla dalga geçmiyordum.I wasn't making fun of him.
Dan, Linda'nın hastane odasına daldı ve onu boğmaya çalıştı.Dan slipped into Linda's hospital room and tried to strangle her.
Kozmoloji evrenimizin evrimini inceleyen bilim dalıdır.Cosmology is a branch of science which studies the evolution of our universe.
Avcılık, sualtı dalış, balıkçılık ve keşfetme onun ilgi alanları arasındadır.Hunting, underwater diving, fishing and exploring are among his interests.
Denizaltı suya daldı.Submarine submerged.
Denizaltı suyun içine daldı.The submarine submerged in the water.
Benimle dalga geçiyorsun, değil mi?You are kidding me, aren't you?