dal ile cümle

dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom beş yaşındayken dalmayı öğrendi.Tom learned to dive when he was five.
Sığ suda dalmak tehlikeli.It's dangerous to dive in shallow water.
Tom havuza daldı.Tom dove into the pool.
Birleşmiş Milletler merkezinde dünya bayrakları gururla dalgalanıyor.Flags of the world fly proudly at the United Nations headquarters.
Fizik bir bilim dalıdır.Physics is a branch of science.
Büyük dalgalarda yüzmeye korkuyor.She's afraid to swim in large waves.
İnsan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Nehre dalmak istiyorum.I want to dive into the river.
Kayalıktan dalış yapmak istiyorum.I want to dive off the cliff.
Tsunami dalgalarının on metre ya da daha az olacağı beklenmektedir.It is expected that the tsunami surge will be ten meters or less.
O, araştırmasına dalmış.He is absorbed in his research.
Bebek uykuya dalmış gibi görünüyordu.The baby seemed to be fast asleep.
Her zaman aklımda çok şey olduğu için uykuya dalma sorunu yaşıyorum.I have trouble falling asleep because I always have a lot on my mind.
Tom bir dalış ustasıdır.Tom is a dive master.
Biz amansız bir sıcak hava dalgasının ikinci haftasındayız.We're in the second week of an unrelenting heat wave.
Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.For some reason, I'm wide awake and can't fall asleep.
Bir dalkavuk gibi davranırsanız bir dalkavuk gibi davranılırsınız.If you behave like a lackey, you're treated like a lackey.
Eğer bir dalkavuk gibi davranırsan sana da bir dalkavuk gibi davranırlar.If you behave like a flunky, you'll be treated like a flunky.
Aristo Makedon monarşisine dalkavukluk ediyordu.Aristotle was toadying up to the Macedonian monarchy.
Tom nöbette uykuya dalmakla suçlandı.Tom was accused of falling asleep on guard duty.
Tom nihayet uykuya daldı.Tom finally fell asleep.
Tom kanepede uykuya daldı.Tom fell asleep on the sofa.
Tom sınıf içinde uykuya daldı.Tom fell asleep in class.
Tom yatağa girer girmez uykuya dalar.Tom falls asleep as soon as he gets into bed.
Tom suya daldı.Tom dove into the water.
Tom elma ağacından bazı dallar kesti.Tom cut some branches off the apple tree.
Tom neredeyse her zaman TV izlerken uykuya dalar.Tom almost always falls asleep while watching TV.
Tom Mary'nin aksanıyla dalga geçti.Tom made fun of Mary's accent.
Tom farkedilmeden sınıfa daldı.Tom slipped into the classroom unnoticed.
Havaideki plajlar büyük dalgalarıyla ünlüdür.Beaches in Hawaii are famous for their large waves.
Tom giysileri ile uykuya daldı.Tom fell asleep with his clothes on.
Tom televizyon izlerken uykuya daldı.Tom fell asleep watching TV.
Tom gökyüzü dalışını ve aletli dalışı seviyor.Tom enjoys skydiving and scuba diving.
Tom uykuya dalıyordu ve uyanıyordu.Tom drifted in and out of sleep.
Tom'un gökyüzü dalışını deneyecek cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to try sky diving.
Fransızlar Belçikalılarla dalga geçmeyi sever.The French like to make fun of Belgians.
Tom düşüncelere daldı.Tom was lost in thought.
Tom, derin düşünceye daldı.Tom was deep in thought.
Kuşlar dalın üzerine bir yuva yerleştirdiler.The birds placed a nest on a branch.
Biz bu yeni bilim dalının öncüleriyiz.We are the pioneers of this new branch of science.
Benimle dalga geçiyorsun.You're pulling my leg.
Dalgıçlar geri dönemedi.The divers didn't make it back.
Laptopum açıkken uykuya daldım.I fell asleep with my laptop on.
Bazı insanlar durumumla dalga geçtiler.Some people made fun of my situation.
Lambayı kapatıp uykuya daldım.I turned the lamp off and fell asleep.
O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.He got fired for slacking off at work.
Hiç kimse onunla dalaşamaz.Nobody messes with him.
İş arkadaşlarınla dalga geçmen hoş değil.Deceiving your colleagues isn't good.
Elbisesini bir dal yırttı.She ripped her dress on a branch.
Onun elbisesini bir dal yırttı.She ripped her dress on a branch.
Tom cinsel eğitim dersi sırasında uykuya daldı.Tom fell asleep during sex ed class.
O, patronuna dalkavukluk ediyor.He sucks up to his boss.
Dalgıç kanala atladı.The frogman jumped into the canal.
Akıllı insanlar bile bazen dalgındır.Even smart people are sometimes absent-minded.
Zeki insanlar bile bazen dalgındırlar.Even intelligent people are sometimes absent-minded.
Çok yorgun olduğu için, kısa sürede uykuya daldı.Being very tired, I soon fell asleep.
Yılda kaç kez aletli dalışa gidersin?How many times a year do you go scuba diving?
Dalga geçiyorsun, değil mi?You're kidding, right?
Bir soğuk hava dalgası Avrupa'ya yayıldı.A cold snap spread across Europe.
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.

İlgili Sayfalar