dal ile cümle
dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Mary bir dalış giysisi giyiyor.Mary is wearing a wetsuit.
Tom ölümüne daldı.Tom plunged to his death.
Bebeğimin uykuya dalması çok uzun sürüyor.It takes so long for my baby to fall asleep.
Kriyojenik uykuya dalmak istiyorum.I want to be put into cryogenic sleep.
Ben çoğunlukla her gün dalış yaparım.I dive almost every day.
En son ne zaman dalış yaptın?When was the last time you dived?
O dalmayı bilir.He knows how to dive.
Salvador Dalí İspanyol bir artistti.Salvador Dalí was a Spanish artist.
Üniversitede hangi dalda uzmanlaştın?What did you specialize in at university?
Dalkavukluk hem alıcıyı hem de vericiyi bozar.Flattery corrupts both the receiver and the giver.
O benimle dalga geçmek istiyor.He wants to make fun of me.
İnsanlar benimle dalga geçtiğinde bundan hoşlanmıyorum.I don't like it when people make fun of me.
Permakültür, ekolojik tasarımın bir dalıdır.Permaculture is a branch of ecological design.
O uykuya daldı.She fell asleep.
Tom gözlerini kapattı ve uykuya daldı.Tom closed his eyes and fell asleep.
İkimiz de uykuya daldık.We both fell asleep.
Tom uykuya dalmakta zorluk yaşadı.Tom had trouble falling asleep.
Ben senin dalga geçtiğini düşündüm.I thought you were kidding.
Bir öğretmen hata yapan bir öğrencisiyle asla dalga geçmemeli.A teacher should never make fun of a student who makes a mistake.
Tom sınıfta sık sık hayallere dalar.Tom often daydreams in class.
Benim tutunacak dalım yok.I have no one else to turn to.
Onlar dalga geçiyor.They're kidding.
O, dalları kullanarak bir tür ev inşa etti.He built a kind of house using branches.
O, denize çıplak daldı.She dived naked into the sea.
O çok gururlu ve asla birine dalkavukluk etmeyecek.He is very proud and will never lick anyone´s boots.
Onlar bir yıldır Brezilya'dalar.They have been in Brazil for one year.
Parmağımı bala daldırdım.I dipped my finger into the honey.
Tom uykuya daldı.Tom fell asleep.
Şivemle dalga geçti.He made fun of my accent.
Onlar benim aksanımla dalga geçtiler.They made fun of my accent.
Tom dalga geçmiyordu.Tom wasn't kidding.
Uykuya daldık.We fell asleep.
Onlar dalga geçmiyordu.They weren't kidding.
Tom dalga mı geçiyor?Is Tom kidding?
Dalga geçme.Don't kid around.
O bir dalkavuk olduğu için her şeyi alır.He gets everything because he's a brown-noser.
O bir dalkavuk.He's a yes-man.
O bunu dalgın bir biçimde yaptı.He did it absentmindedly.
Ben kimle dalga geçiyorum?Who am I kidding?
Tom'un aksanıyla dalga geçtim.I made fun of Tom's accent.
Niçin içeri dalmıyoruz?Why don't we duck back inside?
Gazeteyi okurken uykuya daldı.He fell asleep while reading the newspaper.
Onun dalgalı kahverengi saçları ve koyu renk gözleri var.He has wavy brown hair and dark eyes.
Tom tam suya dalmadan önce Fransızca bir şey bağırdı.Tom yelled something in French just before he dove into the water.
Uykuya dalmak uzun zamanımı aldı.It took me a long time to fall asleep.
Dalgalar rüzgar tarafından oluşturulur.Waves are generated by wind.
Sincaplar daldan dala atladılar.The squirrels jumped from branch to branch.
Dalgalar bir rüzgarı bastırdı.Waves extinguish a wind.
Tom Mary'nin suya dalışını izledi.Tom watched Mary dive into the water.
Tom arkasından Mary'yle dalga geçti.Tom made fun of Mary behind her back.
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.Tom banged his head on a tree branch.
Tom ön kapıdan daldı.Tom barged through the front door.
Tom'la dalga geçmeyeceğim.I'm not going to make fun of Tom.
Tom'la dalaşmak istemiyorum.I wouldn't want to mess with Tom.
Tom, onunla dalga geçilecek biri değil.Tom is not to be trifled with.
Sadece seninle dalga geçiyorum.I was just pulling your leg.
Ben sadece seninle dalga geçiyorum.I'm just pulling your leg.
Tom odanın içine daldı.Tom barged into the room.
Seninle dalga geçmiyorum.I'm not messing with you.
Pilot kontrolü kaybetti ve uçağı dalışa geçti.The pilot lost control and the plane went into a dive.