Derken bir topluluğun ortasına dalanlara.Penetrating deep into the armies,
Ve insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğün zaman,And you see men enter God's discipline horde on horde,
Onlara sorarsan, andolsun: "Biz dalmış, oyalanıyorduk" derler.But if you ask them, they will say: "We were only gossiping and jesting."
Ve ikisinin arasına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.And a wave came between them, and he was among those who were drowned.
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi.The birth pangs led her to the trunk of a date-palm tree.
Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
Şeytanları da; her bina ustasını ve dalgıç olanı.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları),They will be in (the shade) of thornless lote
"(Batıla ve tutkulara) Dalıp gidenlerle biz de dalar giderdik."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Üç dala ayrılmış bir gölgeye gidin.Go to the shadow with three ramifications,
Sur'a üfürüleceği gün, artık siz dalga dalga geleceksiniz.The day the trumpet blast is sounded you will come in hordes;
Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara.Penetrating deep into the armies,
Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde,And you see men enter God's discipline horde on horde,
"Allah" de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.Say: "God," and leave them to the sport of engaging in vain discourse.
Aralarına dalga girdi, oğlu da boğulanlara karıştı.And a wave came between them, and he was among those who were drowned.
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar.They will hasten forward to the caller, gazes fixed.
"Batıla dalanlarla biz de dalardık."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:Penetrating deep into the armies,
Ne uyuklamaya kapılır, ne uykuya dalar. Onundur ne varsa göklerde ve yeryüzünde.Neither does somnolence affect Him nor sleep.
Kendilerine sorsan andolsun ki biz diyeceklerdir, ancak dalmıştık da şakalaşmada, oynaşmadaydık.But if you ask them, they will say: "We were only gossiping and jesting."
Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Ve Şeytanlardan bütün mimarları ve dalgıçları da ram etmiştik ona.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Hayır, gerçek olan Kur'an, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar.But no! They called the truth a lie when it came to them; so they are in a confused state.
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.Who are lost in deception.
Ve taşkın, coşkun, dalgalanıp duran denize.And the swollen sea,
Öyle kişilerdir onlar ki daldıkları batakta oynayıp dururlar.Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.
Kafirler, ancak bir aldanışa dalmışlar.The unbelievers are surely lost in delusion.
Oradaki genişgeniş yollara dalıp gidin diye.So that you may walk upon its spacious paths.'
Sizden, ileri geçip itaat edenleri ve geri kalıp isyana dalanları.Whoever of you desires to progress or lag behind.
Ve boş laflarla azgınlığa dalanlarla biz de dalardık.And plunged into useless things with those who were obstinate,
Kafir olanlar, zaten de yalanlamaya dalmışlardır.Yet the infidels persist in denial.
O gün yüzler, sevinçlidir, neşeye dalar.Many faces will be joyous on that day,
Derken düşman topluluğunun ta ortasına dalanlara.Penetrating deep into the armies,
Allah'a şirk koşan, dönüşü olmayan bir sapıklığa dalıp gitmiştir.And he who associates compeers with God has indeed wandered far astray.
Onlara sorarsan elbette şöyle diyeceklerdir: "Lakırdıya dalmış, şakalaşıyorduk, hepsi bu!"But if you ask them, they will say: "We were only gossiping and jesting."
Ve ikisi arasına dalga girdi de o, boğulanlar arasına katıldı.And a wave came between them, and he was among those who were drowned.
Küfre sapanların dua ve davetleri, şaşkınlığa dalmaktan başka bir işe yaramaz.Not more than error are the prayers of infidels.
Deniz hemen yarıldı, her dalga kümesi kocaman bir dağ gibi oldu.And it parted, and every parting was like a lofty mountain.
Kara bulutlar gibi dalga kendilerini kuşattığı zaman; Allah'a, dini O'na özgüleyerek yalvarırlar.When the waves overshadow them like a canopy, they pray to God with all-exclusive faith in Him.
O halde canın onlar için üzüntülere dalmasın.So do not waste away your self with grief for them.
İnkâr edip durmanız yüzünden dalın oraya bugün!Roast in it now for having disbelieved."
Şeytanları da onun emrine verdik. Hepsi bina ustası ve dalgıçtı.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
İçine dalacakları cehennem!Hell, in which they will burn.
Ki onlar bir batağa dalmış oynamaktadırlar.Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.
"Boş lakırdılara dalanlarla dalar giderdik."And plunged into useless things with those who were obstinate,
Sonra onlar mutlaka cehenneme dalacaklardır.Then they will indeed burn in Hell.
Koltuklar üzerinde seyre dalarlar.On couches face to face.
Kızışmış bir ateşe dalarlar.Burning in the scorching fire,
Derken, onunla bir topluluğun ortasına dalanlara ki,Penetrating deep into the armies,
Aralarına dalga girdi, böylece o da boğulanlardan oldu.And a wave came between them, and he was among those who were drowned.
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)We sealed off their ears in the cave for a number of years,
"Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."Shake the trunk of the date-palm tree, and it will drop ripe dates for you.
(Onları dinlemeyip) günaha dalanların ise cezalarını hakkıyla vermişizdir.Then We retributed those who were sinful.
Kuşkusuz onlar atalarını dalalette buldular.They had found their fathers astray,
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalalete düştü.So had many an earlier people gone astray,
Dalgıç ve yapı ustası şeytanları da.And the devils -- the builders and divers of all kinds,
Ki onlar daldıkları batıl içinde oyalanıp duranlardır.Who, ignoring the Reality, engage in pleasantries.
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.They were endowed with good things
(Batıla) dalanlarla birlikte dalıyorduk,And plunged into useless things with those who were obstinate,
Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.None denies it but the sinful transgressors.