Ana içeriğe geç
Sözlük

dal ile cümle

dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?50-foot seas, big waves, green water coming over the wheelhouse, right?
Böylece 2005 yılında dalmaya başladığımda.So when I began to dive, in 2005,
Sonrasında düşündüm ki, "Tekerlekli sandalyeyle scuba dalışını biraraya getirirsem ne olur?"So I thought, "I wonder what'll happen if I put the two together?" (Laughter) (Applause)
Mirah'dan "Shells" ♪ Nasıl dalgıç olunacağını öğrendin ♪"Shells" by Mirah) ♪ You learned how to be a diver ♪
Kitaplarımız, açık büfelerimiz ve radyo dalgalarımız var, gelinlerimiz ve lunapark trenlerimiz.We've got books, buffets and radio waves, wedding brides and rollercoaster rides.
Tüm bunlar ise bir çocuğun basitçe beyin dalgalarını okumakla olacak.And all this by simply watching the child's brainwaves.
Sana Kosta Rika o daldırma şey için uygulanan düşündüm?I thought you applied for that immersion thing in Costa Rica?
Kendi özünüzün içine derinlemesine dalabilirseniz, zaten ruhunuza çok yaklaşmışsınız demektir.You can go deep into your being and you are already very close to your soul.
LSE, London School of Economics. Ekonomi dalında Nobel kazanmış 11 ekonomistin çıktığı okul.LSE, London School of Economics, alma mater of eleven Nobel Laureates in economics.
Ve inci dalgıçlarını araştırmaya başladım.So, I started researching into pearl divers.
İnci dalgıçlarını araştırırken, serbest dalış dünyası ile tanıştım.And when I was researching pearl divers, I found the world of free-diving.
Serbest dalışa pek çok farklı yaklaşım var.There is many different aspects to free-diving.
Ormana giderek gelecek üzerine düşüncelere dalamazsınız.You can't go off into the woods and meditate on the future.
Ve bunu yaparak yüksek dalga boylu elektromanyetik dalga şeklinde enerji çığa çıkarırlar. -And by doing that they release energy in the form of a very high wavelength electromagnetic wave.
İnsan zihnindeki her düşünce, bir elektro-manyetik dalga yayar5000x stronger magnetically.
Demek istiyorum ki, Dale bunu denedi, tüm kesiti tek tek ayırması gerekecek.I mean, Dale said to fix this, he's going to have to literally take the whole section apart.
İstediğimize daldık.Otkazujemo rat
Bu makinenin onlarla üç farklı davranış aşamasıyla dalga geçtiğini biliyorlar.They know that this machine's been messing with them, through three different stages of behavior.
Bambaşka bir dünyaya dalın... ...ve hayatı farklı açılardan yakalayın.Find yourself somewhere else... ...and catch life from new angles.
Bu şeyler o kadar aynılar ki... ...elektronlar dalga gibi hareket ediyorlar.That things really are like Electrons act like waves
Benimle dalga geçmiyorsun, deðil mi?You're not just kidding me?
Hemen uykuya dalmýþým.I was fast asleep.
Öldürücü 1995 sıcak hava dalgasından sonraAfter a lethal 1995 heat wave turned refrigerator trucks from the popular
İngiltere'de Thames Bariyerleri Londra'yı fırtına dalgalarından koruyor.In the U.K., the Thames Barrier protects London from storm surge.
Sokak serserileriyle dalaştım sayıca fazlaydılar yüzünü yıka sessiz ol... annem duymasınI bumped into some hooligans And a fight ensued Wash that blood off your face
Boş uzayın enerjisi kuantum dalgalanmalarını canlandırıyor.The energy of empty space brings to life quantum fluctuations.
Ama berbaerinde daha büyük dalgalanmalar da olacaktır.But there will also be large fluctuations.
Bu öngörülere göre bizi ortaya çıkaran dalgalanmalar minimal dalgalar.And the predictions are that the fluctuations that make us are minimal.
Bu senaryoya göre bizler minimal dalgalanma olmalıyız.This scenario predicts that we should be a minimal fluctuation.
Bu nedenle evrenin bir dalgalanma olmadığı sonucuna varabiliriz.We therefore conclude the universe is not a fluctuation."
Eğer evren bir dalgalanma değilse, neden genç evren düşük entropili idi?If the universe is not a fluctuation, why did the early universe have a low entropy?
Boşluk içinden köken alan, rastlantısal bir dalgalanma olabilirdiniz.You could be a random fluctuation out of the nothingness.
Fakat dalga etkisiyle bu durum politikaya da sıçrayacaktır.A lot of it is off the shelf. A lot of it's even do-it-yourself.
Geometri, alanları ve uzaklıkları ölçmeyi kolaylaştırmayı amaçlayan bir bilim dalı. .This comes from measurement or measure Measurement So when someone's talking about Geometry,
Burası ruhların düşünceye daldığı ve günahları için tövbe ettiği köydür.It's the village where the spirits meditate and repent their sins
İyi, onun her sözüne dalkavukluk ettin.Well, you fawned over his every word.
O yuzden din konusuna baliklama daldim ve Incil'e harfiyen uyarak yasamaya calistim.So, I decided to dive in head first, and try to live the Bible.
Tam anlamıyla hayran eden, her bir dalışta.Just absolutely amazing, every single dive.
Ve neye daldığını merak ediyorum.And I wonder what he's soaking in.
Çok yorgundum, derin uykuya dalmış olmalıyım.I was too tired. Maybe, I was sound asleep.
Ve bilim adamları, karmaşılığın ortasındadır, burada dalgalanır , ve benzersizdir.And scientists, amidst complexity, amidst fluctuation and uniqueness.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.When I find myself in a conversational situation, I need to type fast and to jump right in.
Tokyo stadyumunda konser veren Hallyu yıldızı... ...başka birinin sahnesiyle dalga geçer mi?Can a Hallyu star who performs at the Tokyo Dome mock someone else's stage like that?
Başka birinin sahnesiyle dalga geçen biri, kime ne öğretebilir?What can someone who ridicules another's stage teach someone else?
Ayrıca sahnenle dalga geçmedim!And I never laughed at your stage.
Dalga geçme.Don't joke.
Bazı insanlar bir dalmaçyalı köpek görüyorlar.Some people see a Dalmatian dog.
Çatıda hareketsiz hayat, fiçılarda cansız ağaçlar, kırık bir dal, köpekler, dışkı, gökyüzü.Still life on a rooftop, dead trees in barrels, a bench broken, dogs, excrement, sky.
"Dikkatli ol, düşersin," nerdeyse dalga geçerek azarlıyor,"Be careful, you might fall," almost banteringly chides her,
Savaşta rüzgarla dalgalanan bayrakIn the wind of war the banner flew
Ayrıkvadi'ye oğlanların bulunduğu ve bayrağın hala yüksekte dalgalandığı yere.To Rivendell where the boy doth lie And where the banner still flies on high.
Bunlar dalgalar.This is surf.
İkinci dalga son derece ölümcül, mutasyona uğramış bir salgındı.The second wave was the mutated, super-killer wave.
İlk salgın dalgasında yeterli sağlık personeline sahiptik.And in the first wave we had enough healthcare workers.
Hayatımda bir amaç olmadan, daldan dala konmaktan korkuyorum.I am afraid of not having a "Red thread" in my life.
Aynı dalda 4-5 yıl boyunca çalışmış olan öğrencileri düşünüyorum.I am thinking about students who might have studied the same subjects for four-five years.
Ne kadar oppayı seversen sev, oraya öylece dalamazsın!No matter how much you like the oppas, you can't just barge in.
Yani bu muazzam derecede büyük bir şok dalgası bulutu.So this is an enormously big shock wave cloud.
Karanlık bir dalga.Certain wave of darkness.
Tüm bilim dallarını en beklenmedik şekillerde etkileyebilecek birşey.It's something that can inform all sorts of science in unexpected ways.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod