dal ile cümle

dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Gece dalışı yapmayı gerçekten severim. Gece, gündüz göremeyeceğiniz bir sürü balığı görebilirsiniz.I actually love diving at night; you see a lot of fish then that you don't see in the daytime.
Yeni derin dalış denizaltı araçlarına ihtiyacımız var.We need new deep-diving submarines.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.We need deep-diving subs, new technologies to explore the ocean.
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.--but there is an overall mood of contemplativeness and peacefulness
Bu resim insanı derin düşüncelere dalmaya çağırıyor.Dr. Zucker: This painting invites a kind of careful quiet contemplation
Emziklerin en iyi kullanımı bebeğiniz uykuya dalmadan önce yatışmaya ihtiyaç duyduğundaWhen a pacifier falls out you should never put a pacifier back in.
Evet, dalgalı saç, mavi gozlerYeah, the wavy hair, the blue eyes -- it was really something.
Neden içeri dalıyorsun?Why are you just barging in?
Bir dahaki sefere, sen de benim odama dalabilirsin.Then next time you come into my room, you can barge in.
Dalgalar halinde ona verdi.I gave it him in waves.
Bu gibi muhtemelen istedim sadece zaman onun arkadaşı onu en yuvarlak dalgalanma.like this just when he probably wanted his pals to surge round him most.
Burda Şerpalar (Himalaya Halkı) ardıç dalları yakıyorlar.These are Serphas lighting juniper branches.
Tahtaları dalgaya karşı kuma teker teker dizdim.Drove the pilings against the tide of the sand, plank by plank.
En başta seninle dalga geçmeyi düşündüm.I tried to make a fool of you at first.
Yeni bir dalganın geleceğini düşünmüyoruz.We don't think another wave is coming right away.
Yeni bir dalga mı?Voice 2: New wave?
Yeni dalga!New wave!
Taraflı yayın, tıbbın her dalını etkileyen bir durum.Publication bias affects every field of medicine.
Hafif avcı uçakları ve nakliye uçakları it dalaşında.Lightweight fighters and carrier fighters are good for dogfights.
Fiziksel dünyayı gözlemlersek, her yerde rastgele dalgalanmalar buluruz. .When we observe the physical world, we find random fluctuations everywhere.
Ses olarak bilinen rastgele dalgalanmaları ölçtüğümüzde gerçekten rastlantısal sayılar üretiriz. .We can generate truly random numbers by measuring random fluctuations known as noise.
Ağaçların dalları çıplak, yapraksız.And actually the whole thing is quite beautiful.
Tefekküre dalmış gibi.. .- You've got this trees grow up. - Up from the rock almost. -That's right.
Bir yüzücünün suya dalışını hayal edin, neredeyse su sıçratmadan dalabilir.Trying to imagine a diver diving into water -- hardly makes a splash.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.So let's just get started, before I keep going off on useless stuff.
Önemli amino asitlerden üçü de dallı zincirli amino asitlerdir.Branched chain amino acids, three of the essential amino acids as well.
Dalga mı geçiyorsun benimle?You kidding me? No.
# Vahşi dalgalara göğüs ger# Strong against violent waves
Bunun üzerine, bir dalgıç olmaya karar verdim 15 yaşındayken.So, I decided I was going to become a scuba diver at the age of 15.
Ben, bugün bile daldığımda gördüklerime hayret ediyorum.I still, to this day, stand in absolute awe of what I see when I make these dives.
Abyss'te, sualtı ve dalma sevdamı, filmcilikle buluşturmuş oluyordum.And with "The Abyss," I was putting together my love of underwater and diving with filmmaking.
Titanik'in gerçek batığına dalış yapma şansıydı.I wanted to dive to the real wreck of "Titanic."
"Batığa dalacağız ve gerçekten de filmini çekeceğiz" dedim."We're going to dive to the wreck. We're going to film it for real.
Ama bu dalışların, bu derin dalışların, uzaya göreve gitmeye bu derece benzemesine takıldım.But, it struck me how much this dive, these deep dives, was like a space mission.
Uzay Yolu Macerası' (1968)"] ["Görsel Efektler dalında Akademi Ödülü Sahibi"]A Space Odyssey' (1968)"] ["Academy Award Winner for Visual Effects"]
["Görsel Efektler dalında Akademi Ödülü Sahibi"]["Academy Award Winner for Visual Effects"]
["'Alis Harikalar Diyarında' (2010)"] ["Görsel Efektler dalında Akademi Ödülü Adaylığı"]["'Alice in Wonderland' (2010)"] ["Academy Award Nominee for Visual Effects"]
[Dinozor kükrer] ["Bilgisayar Animasyonu"] ["Görsel Efektler dalında Akademi Ödülü Sahibi"][Dinosaur roars] ["CG Animation"] ["Academy Award Winner for Visual Effects"]
Susturamıyor musun? -Sen susturabiliyorsan al. -Hayır, birazdan uykuya dalar.- See if you can do better - No, she'll doze off soon
Alman bombardıman uçakları ile İngiliz savaş uçakları arasında dalaşlar vardı.There was fighting between German bombers and British fighter planes.
Bu en temel kararlar sizi farklı dallara ulaştıracak.These very fundamental decisions will take you down various branches.
Erik dalları çiçeklendiğinde seni tam burada bekleyeceğim tamamI'll be here waiting for you when the plum blossoms bloom. I got it.
Erik dalları çiçeklendiğinde, tam burada bekliyor olacağım işler iyice kızışacak ! öyle !I'll await you here when the plum blossoms bloom. It's show time. Right.
Görüldüğü üzere Los Angeles'ta Hollywood Bowl'dalar,It turns out they're actually in Hollywood Bowl in Los Angeles
Daha çok deneysel tarafa doğru dallanmış durumda.Beware of Safety is an instrumental rock band. It branches on more the experimental side.
Nöronlar, aynı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilirler ya da eski dallarını kaybedebilirler.Well, neurons, like trees, can grew new branches, and the can lose old ones.
Sadece dalga geçiyordum.Oh, hey. I was just kidding.
Belki sosyal ağlarda dalga dalga yayılan duygusal ayaklanmalar vardır.Maybe there are emotional stampedes that ripple through social networks.
Dalga geçiyordum.I'm just messing with you.
Baksana dalga geçiyorum seninle... bu hale düţmemelisinI'm cheering you up. I'm making fun of this situation. Look at you: you're a disgrace.
Dalga konusu olurlar, bazen medya tarafından tipik ergen davranışları yüzünden şeytanlaştırılırlar.They're parodied, sometimes even demonized in the media for their kind of typical teenage behavior.
İlk mektuplardan biri Dalai Lama'dandı.One of the first letters was from the Dalai Lama.
Dalai Lama'dan mektup geldi, şöyle diyordu:A letter came through from the Dalai Lama saying,
Bu, mercan resifine dalmak gibi birşey. Tek farkı, aşağı değil, yukarı doğru ilerlemeniz.It's like scuba diving into a coral reef, except you're going upward instead of downward.
Bu dalların, 500-600 yaşında olduğu düşünülüyor.These limbs could be five to six hundred years old.
Altı ay sonra, John F. Kennedy Dallas gitti ve hiç dönmedi.Six months later, John F. Kennedy went to Dallas and never returned.
Örneğin; bu dalgalanan bayrak, tam olarak veterinerlik fakültesinin önünde.,Like, for example, this flag waving, right in front of the veterinary facility.
"Nehrin akıntısı üstündeki bir dalda, ötüyor bir cırcır böceği.""On a branch floating downriver, a cricket singing."
Şu küçük dallara doğru yükseliyor.It wicks its way up into these little branches.
Şimdi yapacağımız şey şu; kendimizi benim dünyama daldıracağız.And what we're going to do is we're going to immerse ourselves in my world.

İlgili Sayfalar