Sen tamamen bir şeye dalmış konumda iken yapıyorsan.Conscientiousness and sympathy.
Lannister'ların hepsi sörfçü dallamalara benziyorlar .The Lannisters all look like surfer dicks.
[şarkı köklerini, gövdesini, dallarını, kuşları,][we must sing till the song puts forth roots,]
Bazı insanlar yüzmenin tek kişilik bir spor olduğunu düsünüyor, sadece denize dalar ve ilerlersiniz.Some people think that swimming is a very solo sport, you just dive into the sea and off you go.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.We all got down onto the ice, and I then got into my swimming costume and I dived into the sea.
Dalışa 10 saniye.Lewis Pugh: Ten seconds to swim.
Dinleyicileriniz dalgınlaşır, çünkü kendi kendilerine şöyle der,Your audience will be lost because they are going to say to themselves,
O zaman, onu temsil eden çocukla dalga geçilir, alay edlilirdi.The child who represented it was mocked, ridiculed and bullied endlessly.
Bu bir nevi tepedeki manyetik alan dalgası üzerinde sörf yapıyor.It's sort of surfing on a magnetic field at the crest of a wave.
Jin Fei'ye bak onu çevreleyen çocuklara... ne kadar da dalmışLook at Jin Fei He's so obsessed by those kids... who are surrounding him
Bu kapalı hepatik arter dalları kan akışını almak için karaciğer.Your hepatic artery branches off of this to get blood flow to the liver.
Görünen odur ki, kimse bu medeniyet dalgasının önüne geçemeyecektir.It is clear that, no one will be able to stand in the way of this civilization.
Bu gravitasyonel dalgalar ile alakalı.It involves gravitational waves.
Daldığım zamanlarda bile ...seninkini yok ederek aslında kendi hayatımı yok ettiğimi düşünüyorum.There have even been times when I have contemplated ending my own life as I have ended yours.
0.5.3 güncellemesi ayrıca iki İngiliz uçak dalını da oyuna katıyor.The 0.5.3 update also introduces two branches of British planes.
"Karanlık bir gece ve karga bir dalın üstüne tünemiş.""It's a dark night and a crow is perching on a branch."
Bunun etkisi, tabi ki, sadece kehribar tahıl dalgaları değil, dağlar kadar tahıl.The effect of this, of course, is it's not just amber waves of grain, it is mountains of stuff.
50'lerde dallanmaya başlıyoruz.In the '50s, we start branching out.
Gün batımı koyu mavi dalgalar ardında,There in a sunset Over the dark blue waves
İnsanın hayalgücünün ilk çağlara giden dallarını temsil ediyorlar.They represent branches of the human imagination that go back to the dawn of time.
Her dalganın peopling böcek milyonlarca için:To insect millions peopling every wave:
Dalak ve sürüş dolaşımını düzenleyen bir yoludur.It is a way I have of driving off the spleen and regulating the circulation.
Tanrı'nın tüm güneş ışığı dalgalar tarafından çekilmiş, bana azap derinleşen kaldırın iken.While all God's sun-lit waves rolled by, And lift me deepening down to doom.
Söyleyebilir hissediyorum onlardır yok ama - Ah, ben umutsuzluğa dalan oldu.Which none but they that feel can tell-- Oh, I was plunging to despair.
Nasıl dalgalar halinde yükselen gibi yla bunu görkemli!How billow-like and boisterously grand!
Ama o anda o küpeşte üzerinde sıçrayan bir panter dalgalar halinde yükselen üzerine yaylı.But at that moment he is sprung upon by a panther billow leaping over the bulwarks.
Kızlarımızdan bir tanesi bir ağız dalaşına girmiş.One of our daughters had gotten into a spat.
Biliyorsunuz, niyetim burada durup Microsoft'la dalga geçmek değil. Seyirci: Devam et.You know, I don't want to just stand here and make fun of Microsoft ...
Çok hızlı dalmak zorundasın, Lilly.You have to duck fast, Lilly.
Bu çok sayıdaki atomların kauntum dalga fonksiyonlarının ne olduğunu bulmaya çalışacaktı.He would try to figure out what the quantum wave function of this huge number of atoms looked like.
Son dalış serilerimizden birinde bu bölgelerde 200 tür saydık. bunların 198 tanesi yeni türlerdi.On one of the last dive series, we counted 200 species in these areas -- 198 were new, new species.
Bir bilim insanı olarak, benim için herşey 1953'te sualtına dalışı ilk kez denediğimde başladı.For me, as a scientist, it all began in 1953 when I first tried scuba.
Gece dalışı yapmayı gerçekten severim. Gece, gündüz göremeyeceğiniz bir sürü balığı görebilirsiniz.I actually love diving at night; you see a lot of fish then that you don't see in the daytime.
Yeni derin dalış denizaltı araçlarına ihtiyacımız var.We need new deep-diving submarines.
Derine dalan denizaltı araçlarına, okyanusu keşfetmek için yeni teknolojilere ihtiyacımız var.We need deep-diving subs, new technologies to explore the ocean.
Resmin bütününe baktığınızda adeta tefekküre dalmış gibi huzurlu, sakin bir ortam var.--but there is an overall mood of contemplativeness and peacefulness
Bu resim insanı derin düşüncelere dalmaya çağırıyor.Dr. Zucker: This painting invites a kind of careful quiet contemplation
Emziklerin en iyi kullanımı bebeğiniz uykuya dalmadan önce yatışmaya ihtiyaç duyduğundaWhen a pacifier falls out you should never put a pacifier back in.
Evet, dalgalı saç, mavi gozlerYeah, the wavy hair, the blue eyes -- it was really something.
Neden içeri dalıyorsun?Why are you just barging in?
Bir dahaki sefere, sen de benim odama dalabilirsin.Then next time you come into my room, you can barge in.
Dalgalar halinde ona verdi.I gave it him in waves.
Bu gibi muhtemelen istedim sadece zaman onun arkadaşı onu en yuvarlak dalgalanma.like this just when he probably wanted his pals to surge round him most.
Burda Şerpalar (Himalaya Halkı) ardıç dalları yakıyorlar.These are Serphas lighting juniper branches.
Tahtaları dalgaya karşı kuma teker teker dizdim.Drove the pilings against the tide of the sand, plank by plank.
En başta seninle dalga geçmeyi düşündüm.I tried to make a fool of you at first.
Yeni bir dalganın geleceğini düşünmüyoruz.We don't think another wave is coming right away.
Yeni bir dalga mı?Voice 2: New wave?
Yeni dalga!New wave!
Taraflı yayın, tıbbın her dalını etkileyen bir durum.Publication bias affects every field of medicine.
Hafif avcı uçakları ve nakliye uçakları it dalaşında.Lightweight fighters and carrier fighters are good for dogfights.
Fiziksel dünyayı gözlemlersek, her yerde rastgele dalgalanmalar buluruz. .When we observe the physical world, we find random fluctuations everywhere.
Ses olarak bilinen rastgele dalgalanmaları ölçtüğümüzde gerçekten rastlantısal sayılar üretiriz. .We can generate truly random numbers by measuring random fluctuations known as noise.
Ağaçların dalları çıplak, yapraksız.And actually the whole thing is quite beautiful.
Tefekküre dalmış gibi.. .- You've got this trees grow up. - Up from the rock almost. -That's right.
Bir yüzücünün suya dalışını hayal edin, neredeyse su sıçratmadan dalabilir.Trying to imagine a diver diving into water -- hardly makes a splash.
Daha başka luzumsuz konulara dalmadan başlayalım.So let's just get started, before I keep going off on useless stuff.
Önemli amino asitlerden üçü de dallı zincirli amino asitlerdir.Branched chain amino acids, three of the essential amino acids as well.
Dalga mı geçiyorsun benimle?You kidding me? No.
# Vahşi dalgalara göğüs ger# Strong against violent waves