dal ile cümle
dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Yani bu durumda hız, dalga boyu çarpı frekansa eşit olur. -So velocity is equal to wavelength times your frequency.
Bu durumda dalga boyu 5 metre bölü devirdir. -So this is equal to 5 meters per cycle, which would be your wavelength in this situation.
Yani dalgýnlýđýma geldi. Özür dilerim.So sorry,i was my reverie.
Trafikte de bu kadar dalgýn olma ama!But don't be reverie in traffic!
Geç dalganý geç.Ridicule!
Benim için Uzay Yolu'nun James Daly'nin Methuselah'ı onyadığı bölümü -- bunu hatırladınız mı?The episode of "Star Trek" for me was James Daly played Methuselah -- remember this one?
Aslında Dallas/Fort Worth Havaalanı'na yakın ufak bir lokantadaydı.It was in actually a diner outside of Dallas/Fort Worth Airport.
Dalagalarda karmaşık bir yapısı vardır.It has very complex structure in the weave.
Ama yine de benimle dalga geçme tamam mı !You can't make fun of me for using them strangely.
Böyle bir yerde uykuya dalmış...Sleeping in a place like this...
Tabii Sanalpara'nın değerinde aşırı dalgalanmalar bile görüyorsunuz.And you do get to the point where there's some wild fluctuations with Bitcoin.
Dallama Kaptan Çekiç. Omzumu çıkardı.Dislocated my shoulder... again, last week.
Korkunç'um. Benim korkunçluk dalında doktoram var.I've got a Ph.D. in Horribleness.
Seni hafife aldim diye benimle dalgami geciyorsun?Was I a joke? Just 'cause i went easy on someone like you?
Dalga gecmeyi birak!Don't joke around!
Ve ben onu hep soyle diyerek dalga geciyorum, Evet Angela, meselaAnd I always embarrass her because I say,
Sadece suyun akışıyla oluşabilecek dendritik (ağaç dallanmasına benzer/dallanan) bir akış şekli.It's a dendritic drainage pattern that can be formed only by the flow of liquids.
Mooji: Ve, ilişki büyük bir dalgadır![Preview]
Ve ilişki büyük bir dalgadır!And, relationship is a big wave!
Kayanın kırdığı dalga gibiyim Bana hayat verdin, gel ve geri alI'm like the wave that the rock breaks you gave me life and come to take it back
Heykel cepheden bakıldığında oldukça simetrik,yalın ve dalgın ifadelidir.It's very frontal, it's very symmetrical, and severe, and kind of abstracted.
Gezegenimizin tarihi boyunca, üç büyük evrim dalgası gerçekleşti.In the history of our planet, there have been three great waves of evolution.
Bizim, "Darvinci Evrim" olarak bildiğimiz, evrimin ilk dalgasıdır.The first wave of evolution is what we think of as Darwinian evolution.
Ve bu gördüğünüz ise belli ışık dalga boylarında karanlıkta parlayan hücreler.And what you see here is these cells glowing in the dark under certain wavelengths of light.
Fizik yok ama, titreşimli dalgalara yazabileceğiniz... armoni kuralları var.Physics is nothing but the laws of harmony that you can write on vibrating strings
Kimya yok ama birbirini etkileyen titreşimli dalgalar ile... ... oynayabileceğiniz melodiler var.Chemistry is nothing but the melodies you can play on interacting vibrating strings
Evren titreşimli dalgaların oluşturduğu bir senfonidir.The Universe is a symphony of vibrating strings
Yani gerçekten, dalga mı geçiyorsunuz?I mean seriously, are you kidding me?
Yeni dala, Kademe V orta tank M7"nin tüm geliştirmelerini tamamlayarak ulaşabilirsiniz.You can get to the new branch by leveling the M7, a tier 5 medium tank.
Yeni dalın en üstünde T57 ağır tankı bulunur.The pinnacle of the new branch is the T57 heavy tank.
Özet olarak, yeni dal oldukça ilginç olacak gibi görünüyor.To summarize, the new branch appears to be quite interesting.
Tupsuz daliyorum.I freedive.
Gök yüzüne uçarak ... dalgalara dalarak ...Fly towards the sky, and jump into the waves
Bizim bataryamız akım dalgalanmalarından kaynaklanan çok yüksek sıcaklıklarla baş edebilir.Our battery can handle the very high temperature rises that come from current surges.
Okulda başka öğrenciler tarafından dalga geçilmelerini istemiyorum."I don't want them to be teased at school by the other students."
Çünkü şarkı çok değişik alemlere dalıyor.Because it gets into all sorts of crazy realms.
Bizler şu anda bir teknolojik fırsatlar dalgasının üzerinde seyrediyoruz.We're about to ride the wave of technological opportunity.
Burda Beaufort Denizi'nde dalıyoruz.And here we are diving in the Beaufort Sea.
Bu dalışta ölmeye ne kadar yaklaştığımızı anlatacak yarım saatim olsaydı keşke.I wish I could spend half an hour telling you about how we almost died on this dive.
Burda dalışın bittiğine çok mutluyum.And so I'm just so happy that the dive is over.
Kimi öldürmeni istiyorlar ? seni ! dalga geçiyorsunWho do they want to kill? You You must be kiddin'
Dallas'la bağlayabiliyorduk.Dallas on the outside.
Seyirciye Dallas'ı gösterebilir ya da tersi- Dallas seyirciyi görebilirdi.You would be able to expose the auditorium to Dallas or vice versa, Dallas to the auditorium.
Pierre, dersten kaçıp keyfe dalmak istiyor gibi gözüküyor. .Well, you know, Matisse is playing with, sort of, levels of reality here.
Neyse matematiğinde çok derine dalmak istemiyorum. -All right, there we go.
Tıpkı bir bilyeyi suya daldırmışsınız gibi...It's like you dipped a marble in water.
Bu kuşlar yaşamlarını suya dalarak sürdürüyorlar.These birds make a living by diving into the water.
Ve bu diğer tüm bilim dalları için de geçerli.And the same is true for all the other sciences.
Yabancı filmlere çok fazla dalmıştık.Bernard Pinayon Agbaosi: We have been so deep into the foreign movies.
Şimdi dalga mı geçiyorsun?Are you joking now?
Ancak hiç dokunmaz hiç tutmazsýn Çünkü onu o kadar sevmiţsindir ki derinlere dalmýţsýndýrBut never to touch and never to keep 'Cause you loved her too much and you dive too deep
Bu da bir denizaltı ile dalacak olsanız, gerçekten bunu göreceğiniz anlamına geliyor.Which means that really is what you would see if you took a dive in a submersible.
Böylece kendini aslında çok güçlü dalgalarda bile tutabiliyor, burada gördüğünüz gibi.So it can actually hold itself in very strong currents, as you see here.
Ama bu biraz daha fazla dalgın.This guy is a little more contemplative.
Bir dahaki sefere de ileri geri sallanalım bari", diye dalga geçiyorlardı.And next time it's going to be vibration." People were making fun of the idea.
Tamam, yaptığım şey sol elimle ses dalgalarını kontrol etmek.Well, what I'm doing is controlling the pitch with my left hand.
Kör bir taşralı ahmakla dalga geçiyor.She's making a fool of a blind country bumpkin.
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas," "Fantasy Island."
Onun dediği gibi, o baktı ve Cat bir dalı üzerinde oturan, yine yoktu ağacı.As she said this, she looked up, and there was the Cat again, sitting on a branch of a tree.
Şu an, görünebilen ışığın dalgaboyundan daha küçüksün.You are now smaller than the wavelength of visible light.