dal ile cümle
dal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary'nin dalga geçtiğini düşündü.Tom thought Mary was kidding.
Kuşlar daldan dala atladı.The birds jumped from branch to branch.
Işığın dalga boyu nedir?What is the light's wavelength?
Yüzeye çok hızlı çıkan dalgıçların vurgun yeme riski vardır.Divers who surface too quickly run the risk of contracting the bends.
Keşke o kadar çabuk uykuya dalabilsem.I wish I could fall asleep that quickly.
Bu benim odam. Sadece böyle içeriye dalamazsın.This is my room. You can't just barge in like that!
Birbirimizle dalga geçmeyelim.Let's not kid each other.
Sonunda ikisi de uykuya daldı.Finally they both fell asleep.
Tom'un benimle dalga geçtiğini düşündüm.I thought Tom was kidding me.
Mary plaj havlusuna uzandı ve uykuya daldı.Mary stretched out on her beach towel and fell asleep.
Tom, kanepede uzandı ve uykuya daldı.Tom stretched out on the sofa and fell asleep.
Tom yerde uzandı ve uykuya daldı.Tom stretched out on the floor and fell asleep.
Tom kanapenin üzerinde uzandı ve uykuya daldı.Tom stretched out on the couch and fell asleep.
Tom çimenlerin üzerinde uzandı ve uykuya daldı.Tom stretched out on the grass and fell asleep.
Tom televizyonu açtı, yatağa uzandı ve uykuya daldı.Tom turned on the TV, stretched out on the bed, and fell asleep.
Bu lamba sehpası dalgaların karaya attığı odunlardan yapılır.This lamp stand is made from driftwood.
Tom, köpekbalıkları ile dalışa gitti.Tom went diving with sharks.
Tom bir mağara dalgıcıdır.Tom is a cave diver.
Tom hızla uykuya daldı.Tom quickly fell asleep.
Tom çabucak uykuya daldı.Tom fell asleep quickly.
Dalgalar kayalara çarptılar.The waves crashed against the rocks.
Tom dalavereden suçlandı.Tom has been accused of cheating.
Işık, dalga mı yoksa parçacık mı?Is light a wave or a particle?
Bayrak rüzgarda dalgalanıyor.The flag is fluttering in the wind.
Yerçekimi dalgalarını algılamak çok zordur.Gravitational waves are very hard to detect.
LISA, yıldızlar ve kara deliklerden gelen yerçekimsel dalgaları arayacaktır.LISA will look for gravitational waves from stars and black holes.
Benimle dalga geçme, bana doğruyu söyle.Don't pull my leg, tell me the truth.
Dalış yarışması izlemek gerçekten eğlenceliydi.The diving competition was really fun to watch.
Tom TV'de Olimpiyatları izlerken uykuya daldı.Tom fell asleep watching the Olympics on TV.
Dalış yarışması Olimpiyatları izlemek için Mary'nin favori olaylardan biridir.The diving competition is one of Mary's favorite events to watch in the Olympics.
Sen sadece benimle dalga geçiyorsun.You're just pulling my leg.
Çinli dalgıç Chen Aisen son dalışında mükemmel bir puan kazandı.Chinese diver Chen Aisen earned a perfect score on his last dive.
Peri masalı bittiğinde, çocuk çoktan uykuya dalmıştı.Just as the fairy tale finished, the child had already fallen asleep.
Hangi uçuşlar Dallas'tan Phoenix'e gider?What flights go from Dallas to Phoenix?
Tom uykuya dalıncaya kadar TV izledi.Tom watched TV until he fell asleep.
Humus nohuttan yapılmış bir daldırma veya yaymadır.Hummus is a dip or spread made from chickpeas.
Tom film başlar başlamaz uykuya daldı.Tom fell asleep almost as soon as the movie started.
Tom film başladığında uykuya daldı.Tom fell asleep as soon as the movie started.
Mary film başladığında uykuya daldı.Mary fell asleep just as the movie started.
Mary başını Tom'un omzuna koydu ve kısa sürede uykuya daldı.Mary laid her head on Tom's shoulder and soon fell asleep.
Mary filmin ortasında uykuya daldı.Mary fell asleep halfway through the movie.
Tom, başını yastığa koyar koymaz uykuya daldı.Tom fell asleep the moment his head hit the pillow.
Bu bir dalış çubuğu.It is a dive bar.
Su oldukça dalgalı.The water is pretty rough.
Tom bir dalkavuk.Tom is a yes-man.
Tom Mary'nin onunla dalga geçtiğini düşündü.Tom thought Mary was kidding him.
O çakısıyla ağacın bir dalını kesti.He cut off a branch of the tree with his penknife.
Mağara dalışı çok tehlikelidir.Cave diving is very dangerous.
O dalgın görünüyordu.She looked pensive.
Tom dalgın görünüyordu.Tom looked pensive.
Hiç kimse Tom'la dalaşmaz.Nobody messes with Tom.
Uykuya dalman genellikle ne kadar sürer?How long does it usually take you to fall asleep?
Dalgalanan pazarı takip edemiyorum.I can't keep track of the fluctuating market.
Dükkanlar, parlak oyuncakları ve yeşil dallarıyla neşeli görünüyor.The shops look merry with their bright toys and their green branches.
O uykuya dalmak üzere.He is about to fall sleep.
Tom uykuya dalmak üzere.Tom is about to fall asleep.
Birbirimizle dalga geçiyoruz.We poke fun at each other.
Tom kollarımda uykuya daldı.Tom fell asleep in my arms.
Tom dalyarağın teki.Tom is an arrogant jerk.
Dün gece uykuya dalmakta zorlandım.I had trouble falling asleep last night.