Ana içeriğe geç
Sözlük

daire ile cümle

daire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1967 yılında Maarif Dairesi'ne devredilmiştir.Το 1967 μεταφέρθηκε στο Λιτόχωρο.
Dairesel mercekler daha küçük resimler oluştururlar, böylece film yüzeyi daha geniş bir alanı görebilir.Επίσης, ο παίκτης μπορεί να μετακινήσει λίγο την κάμερα ώστε να δει ένα μεγαλύτερο μέρος του περιβάλλοντος.
Daireyi 360 dereceye böldüler.En cirkel opdeles i 360 grader.
Her katta iki daire, bodrumunda da bir sarnıç bulunurmuş.Alt i to stokværk over en kælder.
Dairenin aslı 1983'e dayanır.Husene er opført op mod 1983.
Sokaklarda gitar çalarak para kazanan Paul, küçük bir dairede yaşıyordu.Han boede i en lille lejlighed og tjente penge på at spille på sin guitar på gaden.
Bu daireler numaralandırılır.Hytterne var kendetegnet ved numre.
Genel olarak bir Ay krateri kabaca daireseldir.Det gælder generelt, at et månekrater stort set har cirkulær form.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedsbygninger, templer og bymure faldt sammen lige pludselig.
Arma açık mavi bir daireden oluşmaktadır.Våbnet er et cirkulært blåt emblem.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Det ender med, at fabrikanten må flytte i annekset.
Bütün paralel dairelerinin arasındaki uzaklık birbirine eşit ve 111 km'dir.Breddekredsene har samme indbyrdes afstand overalt, nemlig 111,12 km.
Franz, 31 yaşındayken Valli'nin eski dairesine taşındı ve böylece ilk defa yalnız yaşamaya başladı.Franz forlod først barndomshjemmet som 31 årig, hvor han flyttede til et lejet værelse.
Uyuşturucu ile Mücadele Dairesi ajanıdır.Forsvarsministeriets materiel- og indkøbsstyrelse.
Şimdi tekrar gümrük dairesi olmuştur.Skansepalæet er i dag atter privatboliger.
Kutuplarda bulunan kimse ise yıldızların dairesel hareket yaptıklarını gözleyecektir.Ude på globens armillarsfærer ses dyrekredsen med de astronomiske stjernebilleder.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Han ender hjemme, og prøver han at holde sig i gang.
Daire biçimli kilise 15 metre çapa sahiptir.Soklen har en diameter på 19 meter.
(Kare veya daire olmasına gerek yok herhangi bir şekil olabilir.)(Hverken linje eller række alene ville være entydigt).
Sonra aynı binadaki dairelerden birinin boş olduğu anlaşıldı.Den ydre mur på en af bygninger var borte.
Dor, sütunların üstündeki basit dairesel başlıklar tarafından kolayca tanınmaktadır.Gruppen er let genkendelig på rørene under hatten.
Landespolizei içinde, Ceza Soruşturma Dairesi Kriminalpolizei veya Kripo olarak bilinir.Innenfor Landespolizei er avdelingen som tar seg av etterforskning kjent som Kriminalpolizei eller Kripo.
Halen Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyesidir.Tratado 6: Tjenestegjør hos en fengselsprest.
Şeyhülislamlık Dairesi memuriyetlerine yetişti.Ryddet opp etter gudstjenesten.
Sosyal ve Demografi İstatistikler Dairesi.Geografisk og demografisk informasjon.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hytter, embedshus, templer og bymurer raste plutselig sammen.
Alt ve üst tabanı dairedir.Både øvre og nedre borggård er hellelagt.
Daire biçimli kilise 15 metre çapa sahiptir.Anlegget har et 25 meters basseng.
Finlandiya'nın dörtte birini oluşturmaktadır ve büyük kısmı Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde kalmaktadır.Omtrent en fjerdedel av arealet og den nordligste tredjedelen av landet ligger nord for Polarsirkelen.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Det europeiske flagget er et flagg som består av tolv gylne stjerner i sirkel på blå bakgrunn.
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.Til og med plateomslaget var mørkt og dystert.
Bakınız Şekil 2’deki solda birim daire.Venstre fløy av den såkalte 2.
Mahkemenin aldığı karar 23 Eylül'de Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından, bire karşı dört oyla onaylandı.Rettssaken endte med at Reksten 17. desember ble frifunnet på alle åtte punkter unntatt ett.
MTA Genel Müdürlüğü, Araştırma Planlama ve Koordinasyon dairesi, 38. ^ "Yaklaşan Plakalar" (PDF).««Historisk oversikt over endringer i kommune- og fylkesinndelingen» s. 38» (PDF).
Tamamen önceki örnekle aynı fakat bu kez dairesel polarize ışık bu kez polarizöre soldan yaklaşıyor.Dernest er det et spesielt filter som polariserer lyset og deretter roteres det polariserte lyset.
Newport Kulesi, ABD'de Newport Rhode Island bölgesindeki Touro Parkındaki dairesel taş kule.Tiverton gasskraftverk er et varmekraftverk i Newport County i Rhode Island, USA.
Ulusal Kitap Eleştirmenleri Dairesi web sitesi .Nasjonalbibliotekets internettside.
Kutup dairelerinin her ikisi de esas olarak su buzundan oluşmaktadırlar.De to polkalottene ser ut til hovedsakelig å bestå av vann.
Modern meridyen daireler genellikle otomatiktir.Moderne møller drives vanligvis av elektrisk kraft.
Haziran ayında kardeşler rue Lepic 54 numarada daha büyük bir daireye taşındılar.Pada bulan Juni, kakak beradik tersebut pindah ke apartemen yang lebih besar di 54 rue Lepic.
Mayıs 1942'de, Ordu Personel Dairesi Bölümü 2. Başkanı oldu.Pada bulan Mei 1942, ia menjadi Kepala Departemen 2 dari Kantor Personalia Angkatan Darat.
Höyük aynı zamanda bir taş daire ile çevrelenmiştir.Gundukan itu juga dikelilingi oleh sebuah lingkaran batu.
Danıştay 3. daire üyesi olarak görev yapmıştır.Saat ini Ia duduk sebagai anggota komisi III.
Düzeneklerden kullanılan iki temel çeşidi düzlem polariskopu ve dairesel polariskopudur.Dua jenis dasar pengaturan yang digunakan adalah pesawat polariskop dan polariskop lingkaran.
Bu oyuncak küçük Uçan dairelere benzemekteydi.Ini mirip dengan mainan bongkar pasang anak-anak.
Karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından da onandı.Mahkamah Agung AS setuju dengan putusan 9th Circuit Pengadilan Banding.
Güney kutbu dairesinin yarıçapı ise 350 km. olup, buradaki buz kalınlığı 3 km.’dir.Tudung es kutub selatan mempunyai diameter sekitar 350 km dan ketebalan 3 km.
Bu fikri aileleri de kabul etti ve iki genç bir daire kiralayıp oraya taşındılar.Kurt menyarankan agar mereka berdua menyewa sebuah apartemen kecil dan tinggal bersama.
Tam simetrik olan iki katlı binada dört daire ve büyük bir salon vardı.Bangunan dua lantai ini sangat simetris dan memiliki empat apartemen dan sebuah aula besar.
Bu arada detektif Williams ve Sandy güvenli bir şekilde daireye gelmişlerdir.Sementara itu, Wade dan Samantha pindah ke apartemen bersama.
Vilayet dairesi yedidir.Ruang Kesenian 7.
Surların beden duvarları daire planlı burçlarla desteklenmiştir.Dindingnya dibobol sesuka hati oleh para penyewa.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Pada bulan Juni 2004, Quorthon ditemukan tewas di rumahnya, akibat gagal jantung.
Arktika, Kuzey Kutup Dairesi’nin üstünde kalan bölge olarak tanımlanır.Arktika adalah sebuah wilayah di sekitar Kutub Utara Bumi.
İlizi Vilayeti 3 daireye ve 6 belediyeye ayrılmıştır.Larangan bepergian dan pembekuan aset tiga pejabat dan 6 perusahaan.
Tugayı, 1927-1928 yılları arasında IJA 10. Dairesine bağlıydı.Brigadenya merupakan bagian dari Divisi ke-10 IJA dari tahun 1927 - 1928.
30°doğu meridyeni, antimeridyeni olan 150°batı meridyeni ile tam bir meridyen dairesi oluşturur.Meridian barat ke-30 membentuk lingkaran besar bersama meridian timur ke-150.
Harem'in yanında, devlet dairelerinin bulunduğu Selamlık'ta dururdu.Dia berlindung di rumah Liem yang ketika itu masih berdomisili di Kudus.
Buira Vilayeti 12 daireye ve 45 belediyeye ayrılmıştır.Provinsi ini terbagi menjadi 12 distrik dan 45 kotamadya.
Merkezi Berlin'de olan federal bakanlıklar Bonn'da da temsilcilik ve bağlı dairelerle faaliyet göstermektedir.Kementerian ini bermarkas di Bonn dengan kantor cabang di Berlin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod