Rinnegan, kullanıcının gözbebeğinin etrafında oluşan eşmerkezli dairelerle tanımlanır.Rinnegan charakteryzuje się szarymi obwódkami wokół źrenicy oka.
Madalya dairesel bir şekle sahiptir ve çapı 30 mm'dir.Medal miał kształt okrągły i średnicę 40 mm.
Her pervanenin kendine ait makine dairesi vardı.Każdy wagon posiadał kabinę motorniczego.
Danıştay 14. daire üyesidir.Należy do grupy 14.
2009'da Başkan Barack Obama tarafından ABD Personel Yönetimi Dairesi'ne seçildi.W 2009 bankructwo przedsiębiorstwa potwierdził osobiście prezydent USA Barack Obama.
Hayatı boyunca Mevlevilik dairesinden çıkmadı.Przez całe życie nie opuszcza kuchni.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Prezbiterium przebudowano na mieszkanie dla komendanta.
Şehir Planlama DairesiSzacunek departamentu planowania miasta
Kulakçıklar yarım daire şeklinde ucu sivridir.Górna warga wykazuje kształt półkolisty.
"Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı Günaydın oldu".Sprawował stanowisko dyrektora Departamentu III Sądowego Prokuratury Generalnej PRL.
Birkaç genel sorumluluklar ile personel büroları ve İcra Dairesi'ne bildirimde bulunmak.Biuletyn Informacji Publicznej, Urząd Miasta i Gminy Ostroróg. .
Dairenin Ölçülmesi Sandreckone.Siedzibą powiatu jest Sangerhausen.
İman dairesinden çıkar.Relikwie w Żninie.
8. daire üyesi olarak görev yapmıştır.Później był m.in. dowódcą 8.
İlk olarak daire testereler kullandı.Początkowo pomieszczenia zajmowały mieszkania.
İkilinin nikahları 16 Mayıs 1935 tarihinde Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde kıyıldı.Ich ślub odbył się 30 grudnia 1852 w domu panny młodej.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Na środkowych piętrach wieżowca znajdują się pokoje hotelowe sieci Four Seasons Hotels.
Gözler yarım daire şeklinde sıralanmıştır.Oczy zakrywa półprzezroczysta powieka.
Altı adet göz yarım daire şeklini andırır.Jego ściany zewnętrzne przypominają kształt sześciokąta.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı, Kültür Müdürlüğü.Warszawy; przewodnicząca Komisji Kultury i Promocji Miasta.
10 Kasım 1924 tarihinde Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı oldu.10 lutego 1919 został szefem oddziału wywiadowczego.
Sınavı kazanan adaylar, kazaskerlik dairelerinden birine kayıt yaptırmak zorundaydılar.Kandydaci, którzy zdali egzamin musieli przejść przez miesięczny obóz kandydacki.
Yeni bir daire arama çalışmaları sürdürülüyordu.Trwają poszukiwania nowej siedziby.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Takie same rzeczy Henry zaczyna znajdować w swoim mieszkaniu.
Sırtlar, parmağın ortasındaki bir noktanın etrafında daire biçiminde oluyor.Do podłoża przyrasta uczepem znajdującym się mniej więcej na środku plechy.
Apartman dairelerine çok sayıda baskınlar ve soygunculuk işlenmiştir.W mieszkaniu było wyraźnie widać ślady włamania.
Irkçı bir tavır sergileyerek siyahilere daire satmadı.Na Czarne Czuby nie prowadzą żadne szlaki turystyczne.
1967 yılında Maarif Dairesi'ne devredilmiştir.Tam w 1967 roku został ordynowany na rabina.
Tampa, FL: Florida Film Eleştirmenleri Dairesi.Ewa Śnieżyńska-Stolot: Tajemnice dekoracji Psałterza Floriańskiego.
KKTC Enformasyon Dairesi.WKD remontuje stołeczne stacje.
Dalız merkezde olmak üzere; önünde salyangoz, arkasında yarım daire kanalları yerleşir.Do przodu przedsionek łączy się ze ślimakiem, a do tyłu przechodzi w kanały półkoliste.
(Dört işlemi bulmuşlar, dairenin alanını hesaplamışlar, çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır.)Ponadto występują w nim luki (Mt 5,44-6,12; 9,18-10,1; 22,44-23,35; J 21,10-fin.).
Çok az sayıda kamu dairesi ve kuruluşu vardır.Istnieje niewielka liczba parków narodowych i rezerwatów.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Quorthon został znaleziony martwy w swoim mieszkaniu 7 czerwca 2004 roku.
Şimdilik amcamla birlikte kalıyorum fakat daha sonra küçük bir apartman dairesine taşınacağım.Póki co mieszkam z wujkiem, ale później wyprowadzę się do jakiegoś małego mieszkania.
Ben bu daireyi seviyorum. Yer iyi ve ayrıca, kira çok yüksek değil.Podoba mi się to mieszkanie. Lokalizacja jest dobra, a poza tym czynsz nie jest bardzo wysoki.
Bu daire çok pahalı.To mieszkanie kosztuje za dużo.
Tom ve ben bir daireyi paylaşırdık.Dzieliliśmy mieszkanie z Tomem.
Lopez doğduğu sırada ailesi küçük bir apartman dairesinde yaşıyordu.När Lopez föddes flyttade familjen till en liten lägenhet.
Tlemsan Vilayeti 20 daireye ve 53 belediyeye ayrılmıştır.Tlemcen är indelat i 20 distrikt och 53 kommuner.
Henry Townshend, Ashfield kasabası'nın güneyinde 302 numaralı orta büyüklükte bir apartman dairesine taşındı.Henry Townshend bor i lägenheten 302.
Tam simetrik olan iki katlı binada dört daire ve büyük bir salon vardı.Byggnaden i två våningar är strängt symmetrisk och innehöll fyra lägenheter och en stor sal.
Newport Kulesi tam dairesel değildir.Terrängen runt Newport är platt.
Okula ait lojman daire bulunmamaktadır.Glömsten fick inget skolhus.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Hon beger sig hem för att hämta sina saker.
Saldırganlar muhtemelen bir apartman dairesinde Makar'a tecavüz ettiler.Vid något tillfälle skulle More till och med ha låtit tortera en misstänkt i sitt eget hem.
Şişli’de bir apartman dairesinde görüşürler.De bor tillsammans i en lägenhet i Fruängen.
Bununla birlikte Dünya genelinde Kuzey Kutup Dairesi'nin üzerinde nüfus oldukça azdır.Glest fördelade populationer i kontinentens centrum är däremot rätt små.
Dairesel şekilli kutusunun altı kısmı ucu kesik bir huniyi andırmaktadır.Kupolens sex sektioner liknar spända segel.
Mekanik devindirici düzenekler dairesel hareketin çizgisel harekete dönüşümünü yönetir.Mekaniska ställdon omvandlar en roterande rörelse till linjär rörelse för att utföra en förflyttning.
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.Andra jobbar med att hålla anläggningen i skick.
Burada önce daire başkanı olarak görev aldı, daha sonra aynı kurumun genel müdür yardımcılığını yaptı.Han tog plats som prefekt, sedan blev han vice generaldirektör för denna institution.
Herhangi bir sarmallık veya dairesel/eliptik biçime sahip değillerdir.Finns det olika grader av lösbarhet/olösbarhet?
Bu manyetik alan, akım geçiren teli çevreleyen dairesel alan çizgileri olarak gözde canlandırılabilir.Denna yta kan vara koncentrisk runt arbetsstyckets rotationsaxel.
Her katında ikişer daire var.På varje våning finns endast två lägenheter.
Dilek dilemek isteyenler elinin başparmağını sütundaki deliğe sokup elleriyle bir daire çizerler.Alla som har hört orden skall lägga händerna på hans huvud, och hela menigheten skall stena honom.
Kral dairesi otel açıldığından bu yana dekore edilmemiştir.Ursprungligen hade hotellet ingen restaurang.
Resmi dairelerde çalışan kadın sayısı çok azdır.I de flesta departement är andelen politiskt tillsatta tjänstemän således mycket låg.
Örnek büyük daire seyri problemi denizcilikbilgisi.com.Havsbotten Lista över hav Djuphav ^ ”hav”.
Defter-i hakâni, vergi dairesince kullanılan bir tapu sicili idi.Delar av detta arbete redovisades som en licentiatavhandling i ekonomi.