daire ile cümle

daire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunların yüz tanesi 110 dirhem olup, kenarı zincirli ve dâiresinin etrafı nakışlı idi.Te znowu dzieliły się na setki, a setki na kurenie (kurzenie), czyli rzędy.
Her bir daire tek bir renk ve tek bir tona sahiptir.Każde koło ma jeden kolor i jeden ton.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Zabiera jego walizkę i zaczyna pakować swoje rzeczy.
Daire ayrıca gelişmiş ülkelere ekonomik gelişmede uzay teknolojisinin kullanımı için destekte bulunur.Biuro wspiera również kraje rozwijające się w używaniu technologii kosmicznych w celu rozwoju ekonomicznego.
Haziran ayında kardeşler rue Lepic 54 numarada daha büyük bir daireye taşındılar.W lipcu obaj przenieśli się do położonego wyżej, większego mieszkania przy Rue Lepic 54.
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.Uważaj, za co kupujesz mieszkanie.
Bu kuvvet vektörünün gücü (genliği) söz konusu daire üzerinde her noktada aynıdır.Wnętrze dowolnego zbioru równe jest swojemu wnętrzu: int(int(S)) = int(S).
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.Narodowa Administracja Oceanu i Atmosfery USA. .
Beyaz top masanın üzerinde yarım daire şeklindeki bölgenin içinde herhangi bir yerdedir.Biała bila jest umieszczona w dowolnym miejscu pola bazy po przeciwnej stronie stołu.
Berlin dönüşünde 6. Belediye Dairesi Müdürlüğü görevini almıştır.Po powrocie objął berliński urząd budownictwa miejskiego.
Kutup dairelerinin her ikisi de esas olarak su buzundan oluşmaktadırlar.Czapy polarne na obu biegunach składają się głównie z lodu wodnego.
No 6 mine İsrail yapımı metal kasalı dairesel bir tahripli tanksavar mayınıdır.12 – izraelska odłamkowa, wyskakująca mina przeciwpiechotna.
Derin, yarım daire şeklindeki bir körfezde bulunur.Usytuowane jest w półkolistej, głębokiej zatoce.
Askerlik dönüşü Batı Dairesinde 3. Katip olarak göreve başladı.Służbę rozpoczął jako szeregowiec w 3.
Rinnegan, kullanıcının gözbebeğinin etrafında oluşan eşmerkezli dairelerle tanımlanır.Rinnegan charakteryzuje się szarymi obwódkami wokół źrenicy oka.
Madalya dairesel bir şekle sahiptir ve çapı 30 mm'dir.Medal miał kształt okrągły i średnicę 40 mm.
Her pervanenin kendine ait makine dairesi vardı.Każdy wagon posiadał kabinę motorniczego.
Danıştay 14. daire üyesidir.Należy do grupy 14.
2009'da Başkan Barack Obama tarafından ABD Personel Yönetimi Dairesi'ne seçildi.W 2009 bankructwo przedsiębiorstwa potwierdził osobiście prezydent USA Barack Obama.
Hayatı boyunca Mevlevilik dairesinden çıkmadı.Przez całe życie nie opuszcza kuchni.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Prezbiterium przebudowano na mieszkanie dla komendanta.
Şehir Planlama DairesiSzacunek departamentu planowania miasta
Kulakçıklar yarım daire şeklinde ucu sivridir.Górna warga wykazuje kształt półkolisty.
"Yargıtay 3. Ceza Dairesi Başkanı Günaydın oldu".Sprawował stanowisko dyrektora Departamentu III Sądowego Prokuratury Generalnej PRL.
Birkaç genel sorumluluklar ile personel büroları ve İcra Dairesi'ne bildirimde bulunmak.Biuletyn Informacji Publicznej, Urząd Miasta i Gminy Ostroróg. .
Dairenin Ölçülmesi Sandreckone.Siedzibą powiatu jest Sangerhausen.
İman dairesinden çıkar.Relikwie w Żninie.
8. daire üyesi olarak görev yapmıştır.Później był m.in. dowódcą 8.
İlk olarak daire testereler kullandı.Początkowo pomieszczenia zajmowały mieszkania.
İkilinin nikahları 16 Mayıs 1935 tarihinde Kadıköy Evlendirme Dairesi'nde kıyıldı.Ich ślub odbył się 30 grudnia 1852 w domu panny młodej.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Na środkowych piętrach wieżowca znajdują się pokoje hotelowe sieci Four Seasons Hotels.
Gözler yarım daire şeklinde sıralanmıştır.Oczy zakrywa półprzezroczysta powieka.
Altı adet göz yarım daire şeklini andırır.Jego ściany zewnętrzne przypominają kształt sześciokąta.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Daire Başkanlığı, Kültür Müdürlüğü.Warszawy; przewodnicząca Komisji Kultury i Promocji Miasta.
10 Kasım 1924 tarihinde Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı oldu.10 lutego 1919 został szefem oddziału wywiadowczego.
Sınavı kazanan adaylar, kazaskerlik dairelerinden birine kayıt yaptırmak zorundaydılar.Kandydaci, którzy zdali egzamin musieli przejść przez miesięczny obóz kandydacki.
Yeni bir daire arama çalışmaları sürdürülüyordu.Trwają poszukiwania nowej siedziby.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Takie same rzeczy Henry zaczyna znajdować w swoim mieszkaniu.
Sırtlar, parmağın ortasındaki bir noktanın etrafında daire biçiminde oluyor.Do podłoża przyrasta uczepem znajdującym się mniej więcej na środku plechy.
Apartman dairelerine çok sayıda baskınlar ve soygunculuk işlenmiştir.W mieszkaniu było wyraźnie widać ślady włamania.
Irkçı bir tavır sergileyerek siyahilere daire satmadı.Na Czarne Czuby nie prowadzą żadne szlaki turystyczne.
1967 yılında Maarif Dairesi'ne devredilmiştir.Tam w 1967 roku został ordynowany na rabina.
Tampa, FL: Florida Film Eleştirmenleri Dairesi.Ewa Śnieżyńska-Stolot: Tajemnice dekoracji Psałterza Floriańskiego.
KKTC Enformasyon Dairesi.WKD remontuje stołeczne stacje.
Dalız merkezde olmak üzere; önünde salyangoz, arkasında yarım daire kanalları yerleşir.Do przodu przedsionek łączy się ze ślimakiem, a do tyłu przechodzi w kanały półkoliste.
(Dört işlemi bulmuşlar, dairenin alanını hesaplamışlar, çarpma ve bölme cetvelleri hazırlamışlardır.)Ponadto występują w nim luki (Mt 5,44-6,12; 9,18-10,1; 22,44-23,35; J 21,10-fin.).
Çok az sayıda kamu dairesi ve kuruluşu vardır.Istnieje niewielka liczba parków narodowych i rezerwatów.
Quorthon, 7 Haziran 2004'te geçirdiği kalp krizinden ötürü dairesinde ölü olarak bulundu.Quorthon został znaleziony martwy w swoim mieszkaniu 7 czerwca 2004 roku.
Şimdilik amcamla birlikte kalıyorum fakat daha sonra küçük bir apartman dairesine taşınacağım.Póki co mieszkam z wujkiem, ale później wyprowadzę się do jakiegoś małego mieszkania.
Ben bu daireyi seviyorum. Yer iyi ve ayrıca, kira çok yüksek değil.Podoba mi się to mieszkanie. Lokalizacja jest dobra, a poza tym czynsz nie jest bardzo wysoki.
Bu daire çok pahalı.To mieszkanie kosztuje za dużo.
Tom ve ben bir daireyi paylaşırdık.Dzieliliśmy mieszkanie z Tomem.
Lopez doğduğu sırada ailesi küçük bir apartman dairesinde yaşıyordu.När Lopez föddes flyttade familjen till en liten lägenhet.
Tlemsan Vilayeti 20 daireye ve 53 belediyeye ayrılmıştır.Tlemcen är indelat i 20 distrikt och 53 kommuner.
Henry Townshend, Ashfield kasabası'nın güneyinde 302 numaralı orta büyüklükte bir apartman dairesine taşındı.Henry Townshend bor i lägenheten 302.
Tam simetrik olan iki katlı binada dört daire ve büyük bir salon vardı.Byggnaden i två våningar är strängt symmetrisk och innehöll fyra lägenheter och en stor sal.
Newport Kulesi tam dairesel değildir.Terrängen runt Newport är platt.
Okula ait lojman daire bulunmamaktadır.Glömsten fick inget skolhus.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Hon beger sig hem för att hämta sina saker.
Saldırganlar muhtemelen bir apartman dairesinde Makar'a tecavüz ettiler.Vid något tillfälle skulle More till och med ha låtit tortera en misstänkt i sitt eget hem.

İlgili Sayfalar