1. Işık ışıklı cisimlerden her yöne dairesel olarak uzanır.Um feixe de luz gera fotocorrentes em todos os segmentos iluminados.
1999'da Arnavutluk'a geri döndü ama Paris'te de bir dairesi bulunmaktadır.In 1999 keerde hij naar Albanië terug, maar hield een woning in Parijs aan.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.De lettercode "6EQUJ5" geeft de variatie in intensiteit van het signaal weer.
1928 yılında silahsızlanma dairesi başkanı oldu.In 1928 werd hij hoofd van het Bureau voor Ontwapening aldaar.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Als hij terugkomt in de motelkamer blijkt Beth weg te zijn.
Bu arada Kara Tatarlar da Oğuz Türkleri kültür dairesine girdiler.De Oğuz-stam komt ook voor in de Turkse mythen.
Şirket 1967 yılında Londra'nın batısında küçük bir dairede kuruldu.Ten noordwesten van het dorp werd in 1967 een klein vliegveld aangelegd.
Divan-ı Pervane ise hüküm, nişan ve yarlıkların yazıldığı daire idi.Solwerd behoorde later tot de rechtstoel van Uitwierde en Solwerd.
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.De organisatie wil de belangen behartigen van voormalige moslims.
Victoria Sokağı'ndaki yeni devlet daireleri Victoria İstasyonu'na kadar uzanır.Ten noorden van het zakendistrict loopt de straat door tot Victoria Street.
Şu anda Los Angeles'ta Sherman Oaks'da bir dairesi vardır.Het is gelegen in Sherman Oaks, bij Los Angeles.
2005-2007 yıllarında Amerika Dairesi Başkanı ve Amerika Genel Müdür yardımcısı olarak görevlerde bulunmuştur.Van 2005 tot 2007 was hij commandant van het United States Army Command and General Staff College.
Ülkedeki asayişin sağlanması Filipin Ulusal Polis Dairesinin sorumluluğundadır.De binnenlandse veiligheid is de verantwoordelijkheid van de Philippine National Police.
Düzensiz dairesel harekette teğetsel ivme var olduğundan, bu geçerli olmuyor.Bij een ten onrechte gedragen huisorde is dat niet het geval.
Daire biçimli kilise 15 metre çapa sahiptir.De koepel van de kerk heeft een doorsnee van 18 meter.
Turizm, Tanıtma ve Pazarlama DairesiIndustrie; fabriek, distributiecentrum e.d.
Hemen hemen daire şeklindedir.Het bouwwerk is ongeveer vierkant van vorm.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini halen sürdürmektedir.De strafrechter leidt het onderzoek ter terechtzitting.
1929 arası Savaş Dairesi Bakanlığı Başkanı oldu.Hij werd vervolgens in 1929 minister van luchtvaart.
Daire veya elipse benzerler.Vergelijkbaar met een bezant of penning.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Het hotel is eigendom van de hotelketen Four Seasons Hotels en Resorts.
Bunların çoğunun dairesel (düşük dış merkezli) yörüngeleri vardır.De meeste soorten lijken op (dode) bladeren.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Ze gaat terug naar huis en probeert haar leven weer op te pakken.
KKTC Orman Dairesi.Houten koetshuis.
Şişli’de bir apartman dairesinde görüşürler.Hij gaat in Achterhout in een appartementje wonen.
İşyerlerinde, okullarda, devlet dairelerinde Rusça zorunlu dil haline getirildi.In de publieke ruimten, op scholen en in het overheidsapparaat dient Russisch gesproken te worden.
O bir daire gibi bir şey görürse o kurt açabilirsiniz.Als een persoon stil zou staan voor een wolf, bestaat er een kans dat de wolf door de persoon heen kijkt.
Madalya 29 mm bir çapı olan mükemmel bir daire şeklindedir.De bronzen medaille met een doorsnede van 29 millimeter.
Devlet dairelerinde ve çeşitli yerlerdeki işler yine aynı gün hallediliyor.Op de parken en de diverse kantoorlocaties werken ca.
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.Het wapen ligt op een zon die op een blauw vlak is geplaatst.
Konik kesit, eliptik veya dairesel bir çift taraflı koninin, düzlemle kesitinden meydana gelen eğriler.De verschillende onderdelen zijn aan elkaar gesoldeerd, gelijmd, getapet, geschroefd of geklemd.
İlk sezon boyunca Angel Araştırmacılık, Angel'ın dairesinde yer almaktadır.Ergens in seizoen zeven erfde hij het appartement van zijn oom Morris.
1947'de Norveç'e dönmüş ve 1947-48'de Norveç Ticaret Bakanlığı'nda daire başkanı olarak görev yapmıştır.Tussen 1947 en 1948 was hij sectiechef bij het Noorse Ministerie van Handel.
2010 yılında ise Yargıtay Ceza Dairesi Başkanı olmuştur.Sinds 2010 is zij rechter in het Hof van Justitie van de Europese Unie.
Arap Kültür Dairesi’ne bilim danışmanı oldu.Hij was adviseur van het Franse ministerie van cultuur.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hutten, officiële gebouwen, tempels en stadswallen stortten plots in."
Eşmerkezli daireler gittikçe artan günahkarlığı temsil eder.De aanwezigheid van de immigranten leidt tot een verhoogde criminaliteit.
Lüx Daireler Vardır..Hierachter bevinden zich luxe appartementen.
Bunları uçan dairelerle de karıştırmak mümkün değildir.In explosiegevaarlijke ruimten kunnen ze niet gebruikt worden.
Daha sonra Eğitim Bakanlığı, Spor Dairesi Müdürü olarak atandı.Daarna werd hij directeur van het plaatselijke sportcentrum.
Yol, yarı daireseldir ve Harlech Yolu ile bağlantılıdır.De buurt wordt omsloten door de Troelstraweg en de Harlingerstraatweg.
1991 yılına gelindiğinde Pfahler ve Schwarzenbach birlikte bir apartman dairesine taşındılar.In 1997 besloten Hewlett en Damon Albarn samen in een appartement te gaan wonen.
Bir apartman dairesinde yaşıyorum.Ik woon in een appartement.
Daireyi kiraladık.We huurden het appartement.
Onların yeni dairesini gördün mü?Heb je hun nieuwe appartement gezien?
Bu apartman dairesi için ne kadar kira veriyorsunuz?Hoeveel huur betaal je voor het appartement?
Biz seni Brenda'nın dairesinde bekliyoruz.We wachten op je in Brenda's appartement.
Her bir daire tek bir renk ve tek bir tona sahiptir.Każde koło ma jeden kolor i jeden ton.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Zabiera jego walizkę i zaczyna pakować swoje rzeczy.
Daire ayrıca gelişmiş ülkelere ekonomik gelişmede uzay teknolojisinin kullanımı için destekte bulunur.Biuro wspiera również kraje rozwijające się w używaniu technologii kosmicznych w celu rozwoju ekonomicznego.
Haziran ayında kardeşler rue Lepic 54 numarada daha büyük bir daireye taşındılar.W lipcu obaj przenieśli się do położonego wyżej, większego mieszkania przy Rue Lepic 54.
Herkes bu daireyi tutmak üzere harekete geçer.Uważaj, za co kupujesz mieszkanie.
Bu kuvvet vektörünün gücü (genliği) söz konusu daire üzerinde her noktada aynıdır.Wnętrze dowolnego zbioru równe jest swojemu wnętrzu: int(int(S)) = int(S).
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.Narodowa Administracja Oceanu i Atmosfery USA. .
Beyaz top masanın üzerinde yarım daire şeklindeki bölgenin içinde herhangi bir yerdedir.Biała bila jest umieszczona w dowolnym miejscu pola bazy po przeciwnej stronie stołu.
Berlin dönüşünde 6. Belediye Dairesi Müdürlüğü görevini almıştır.Po powrocie objął berliński urząd budownictwa miejskiego.
Kutup dairelerinin her ikisi de esas olarak su buzundan oluşmaktadırlar.Czapy polarne na obu biegunach składają się głównie z lodu wodnego.
No 6 mine İsrail yapımı metal kasalı dairesel bir tahripli tanksavar mayınıdır.12 – izraelska odłamkowa, wyskakująca mina przeciwpiechotna.
Derin, yarım daire şeklindeki bir körfezde bulunur.Usytuowane jest w półkolistej, głębokiej zatoce.
Askerlik dönüşü Batı Dairesinde 3. Katip olarak göreve başladı.Służbę rozpoczął jako szeregowiec w 3.