Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.تذهب "بيتي" و"ريتا" إلى شقة "ديان سلوين" ويدخلان عنوة عندما لم يرد أحد عليهما.
Bu şaşkınlık daireden daireye geçtikçe arttı.فلما زاد تعبها رسينا إلى هذا المكان.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.يعود بعد ذلك إلى بيته، لينظف الفوضى، ويحاول العودة إلى عمله.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.يدور الصراع في جبال الكوندور التي ترمز إلى الحرية المنتظرة.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.الإدارة الوطنية للمحيطات والغلاف الجوي.
1967 yılında Maarif Dairesi'ne devredilmiştir.عام 2000 اصطدم بسيارته الـ بي.
İman dairesinden çıkar.والتحريك في الساكن.
Eşmerkezli daireler gittikçe artan günahkarlığı temsil eder.أي أنّ المتجهين الأصليين مستقلان خطيًا.
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.أسلحة معروضة على لوح من الخشب المطلي.
Ankara'daki resmi dairelerin çoğu, beş yıl süren bakanlığı sırasında yapıldı.كم تم تشييد العديد من المباني في عهد شارل الخامس.
Göç ve Göç Dairesi Başkanlığı Sri Lanka pasaportunun verilmesinden sorumludur.المديرية العامة للهجرة والجوازات في وزارة الداخلية الباكستانية هي المسؤولة عن إصدار جوازات السفر.
Mikrofilm bilgi işlem dairelerinde çok rahat kullanılmaktadır.ويتمتع العملاء بتشغيل سهل في جميع طرز أجهزة الحاسوب.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.قائمة أطول المباني في مدينة نيويورك "Four Seasons Hotel and Condominium".
Resmî dilleri Arapça olmasına rağmen devlet dairelerinde Fransızca kullanılmaktadır.العربية هي اللغة الرسمية حسب الدستور الموريتاني, رغم أن اللغة الفرنسية هي اللغة السائدة في الدوائر الحكومية.
Dairemi temizlemek zorundayım.يجب أن أنظف شقتي
Franz, 31 yaşındayken Valli'nin eski dairesine taşındı ve böylece ilk defa yalnız yaşamaya başladı.Franz, aos 31 anos, mudou-se para o antigo apartamento de Valli e passou a viver sozinho pela primeira vez.
İbn Bacce'ye göre mutlak hareketler ezelidir ve ikiye ayrılırlar; dairevi olanlar ve düz olanlar.No momento, Justus informou que os confinados seriam divididos em dois grupos: Ferro e Fogo.
Bununla birlikte Mars’ın geçmişte bugünkünden daha dairesel bir yörünge çizdiği bilinmektedir.Sabe-se que, no passado, Marte teve uma órbita muito mais circular do que atualmente.
Shakira dairesinde girince üstünü değiştirir.Quando Shakira entra em seu apartamento, ela muda de roupa.
Soyuz 17 kenetlendiğinde, Salyut 4, normalden daha yüksek, 350 km irtifada dairevi bir yörüngede dönüyordu.Quando a Soyuz 17 acoplou, a Salyut 4 estava em uma órbita circular incomum a 350 km de altitude.
25 Kasım 2007 tarihinde, Las Vegas'taki dairesinde ölü bulunmuştur.Foi encontrado morto em sua casa, em Las Vegas no dia 25 de Novembro de 2007.
Haziran ayında kardeşler rue Lepic 54 numarada daha büyük bir daireye taşındılar.Os irmãos foram viver em junho em um apartamento maior no nº 54 da Rua Lepic.
Robin kocası Michael Sullivan ile beraber Paris'teki dairelerinde çıkan bir yangında hayatını kaybetmiştir.Ela morreu com o marido, Michael Sullivan, durante um incêndio em seu apartamento em Paris.
Burgdorf, 1 Ekim'de öncülünün ölümünden sonra resmi olarak daire başkanı oldu.Burgdorf se tornou oficialmente chefe de seu departamento quando seu antecessor morreu em 1 de outubro.
Dietrich, 7 Mayıs 1992 tarihinde, Paris'teki dairesinde 90 yaşında Böbrek yetmezliğinden öldü.Em 7 de maio de 1992, Dietrich morreu de insuficiência renal em seu apartamento em Paris, aos 90 anos.
Dünya ekseni yaklaşık olarak her 26.000 yılda tam bir dairelik devinim (presesyon) gerçekleştirir.A Terra completa um ciclo completo de precessão, aproximadamente, a cada 26000 anos.
Grubun görüş alanının dışında olan Andrea, Vali'nin dairesine geri döner.Enquanto isso, Andrea retorna ao apartamento do Governador.
Arcan, hayatını sürdürdüğü Montreal'deki dairesinde 24 Eylül 2009 tarihinde ölü bulundu.Em 24 de setembro de 2009 Arcan foi encontrada sem vida no seu apartamento em Montreal.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.De volta ao apartamento, Betty abre a caixa e desmaia.
RuSHA ayrıca ırk seçiminde karşılaşılan tüm sorularda bir danışma ve icra dairesi olarak görev yapıyordu.O RuSHA também foi um departamento consultivo e executivo para todas as questões de selecção racial.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.Administração Nacional Oceânica e Atmosférica.
Beraat kararı Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından da onanmıştır.O recurso em mandado de segurança foi julgado pela Quinta Turma.
Kiel’de bir apartman dairesi kiraladı ve onunla oraya taşındı.Ela alugou um apartamento e foi morar sozinha.
Joe da onu Marty'nin eski dairesine taşıdı.Jesse a leva para o apartamento de Anna.
Üst katta görkemli ve geniş bir daire kiraladı.Ela aluga um apartamento muito mais caro.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.A bandeira europeia consiste num círculo com doze estrelas douradas num fundo azul.
Karar Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından da onandı.O recurso do caso foi ao Nono Circuito do Tribunal de Apelações.
TM-46 Rus yapımı dairesel tanksavar mayınıdır.A TM-46 é uma mina terrestre antitanque de fabrico soviético.
8. daire üyesi olarak görev yapmıştır.Exerce seu oitavo mandato de deputado estadual.
Dağların üzerinde daireler çizerek uçan kondor, özlem duyulan özgürlüğü sembolize eder.E a luta tem que ser reiniciada, e o condor que voa nas alturas é o símbolo da desejada liberdade.
Ayrıca oyun içi araçlarda, silahlarda, dairelerde ve diğer öğelerde indirimler verdi.Também já fizeram shows em cozinhas, calçadas, e estacionamentos.
Zamanla bu dairede çalışan görevlilerin sayısı arttı.O número de unidades em serviço foi sucessivamente aumentado.
Oyuncu 79 yaşında New York'taki apartman dairesinde hayatını kaybetti.O ator morreu aos 72 anos, em seu apartamento em Paris.
İstihbaratlar Daire Başkanlığının genellikle iki numaralı adamı olarak tanındı.O chefe de cada departamento era geralmente conhecido como o chanceler.
Diğer omurlar, benzer şekilde neredeyse daire-bitirilen ve sertçe birleşmiştir, ve, hiçbir sacrum yoktur.As balas assobiavam em volta de mim como eu nadava devagar e cansado para o outro lado, mas nenhum me feriu.
Sağlık Ocağının üstündeki daireler ; Muhtarlık tarafından pansiyon olarak kullanılmaktadır.ANTIGA pensão defronte a Secretaria de Habitação é usada como moradia por viciados.
Turizm Planlama DairesiTurismo Salão do Turismo
Vurkla Vilayeti 10 daireye ve 21 belediyeye ayrılmıştır.Sorocaba conta com 21 parques municipais.
Yargıtay Birinci Ceza Dairesi üyesiyken 1 Temmuz 1988 tarihinde yaş haddinden emekliye ayrılmıştır.Ele renunciou a prefeitura da Signatura em 1 de julho de 1988.
2013 yılından beri Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’nde biyolog olarak görev yapmaktadır.Desde 2013 dá consultas como psicóloga em Bilbau.
Daireyi 360 dereceye böldüler.Vista em 360°.
Kim Jong-nam, 2007'ye kadar Makao'da Coloane Adası'nın güney ucunda bir apartman dairesinde yaşamıştır.A partir de 2003, Kim Jong-nam viveu em um exílio fora da Coreia do Norte.
Bu mevkide bulun dairesel yol günümüzde "Mönüment Street (Anıt Sokağı}" olarak anılmaktadır.A rua onde o panorama foi mostrado ainda é chamado hoje de "Rue des Panoramas" (rua Panorama).
Mücadelemizin Görkemli Günleri, KKTC Tanıtma DairesiDatas marcantes do Vintismo em Arqnet Infopédia
Mahkemenin aldığı karar 23 Eylül'de Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından, bire karşı dört oyla onaylandı.Finalmente, o júri condenou-o à morte por 8 votos a 4.
16. Hukuk Dairesi üyesiseçildi.16ª circunscrição de serviço militar.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.Mas 2004 XR190 tem uma baixa excentricidade orbital com um periélio de 51 UA.
Yıllar sonra vergi dairesine, gümrük dairesine ve postaneye ev sahipliği yaptı.Nos séculos seguintes foi transformado em orfanato, casa de caridade e hospital.
Resmi dairelerde çalışan kadın sayısı çok azdır.O número de astrônomos profissionais nos Estados Unidos é bem pequeno.
Çocukluk döneminin baronluk ihtişamından uzak, mütevazi bir dairede yaşadı.Teve vida simples e humilde no meio rural do seu município natal.