daire ile cümle

daire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Apartman dairesinin üç yatak odası var mı?L'appartamento ha tre camere da letto?
Franz, 31 yaşındayken Valli'nin eski dairesine taşındı ve böylece ilk defa yalnız yaşamaya başladı.Franz a 31 anni si trasferì nella ex casa di Valli, dove visse da solo per la prima volta.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Le lettere del codice cerchiato, 6EQUJ5, descrivono la variazione dell'intensità del segnale.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.Nel frattempo, nell'appartamento di Jacob, diverse creature fuggono dalla valigia.
New York Şehri Eğitim Dairesi.Dipartimento dell'Educazione della città di New York.
Her dairenin günahkarları işledikleri kötülükler gereğince ebediyete kadar cezalandırılır.Tutti gli imputati furono assolti dell'accusa più grave, cospirazione per incitare alla rivolta.
VS-2.2, VS-3.6 ve SH-55 İtalyan yapımı dairesel şekilli plastik kasalı birer tahripli tanksavar mayınıdır.Le VS-2.2, VS-3.6 e SH-55 sono mine anticarro italiane, con innesco del tipo VS-N.
Sekikda Vilayeti 13 daireye ve 38 belediyeye ayrılmıştır.La provincia è suddivisa in 13 distretti e 38 municipalità.
Her bir daire tek bir renk ve tek bir tona sahiptir.Ogni cerchio è di un unico colore e di un'unica tonalità.
Başka bir deyişl, neredeyse dairesel yörüngelerin radikal bir salınım yapacağı söylenebilir.In altre parole, le orbite quasi circolari presenteranno un'oscillazione radiale.
Derin, yarım daire şeklindeki bir körfezde bulunur.Si affaccia su una baia profonda, semicircolare.
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.L'abitazione era trasandata, vecchia e buia.
Bunun yanı sıra görüntü dairesi daha küçük olduğundan filmli kameraya göre çok daha kompakt bir yapıdadır.È il caso per esempio del film È più facile per un cammello...
Dışişleri ve İstihbarat Dairesi (外事情報部 Gaiji Jōhō-bu?)Divisione per gli affari esteri (外事課 Gaiji-ka?)
Tahliye edildikten sonra Hamburg'da vergi dairesinde mütercim olarak çalışmaya başlar.Dopo la sua liberazione visse come uomo d'affari autonomo ad Amburgo.
Maliki bir müddet Hille'de yaşadı ve eğitim dairesinde çalıştı.Al-Mālikī ha vissuto per qualche tempo ad al-Ḥilla, dove ha lavorato nel Dipartimento dell'Educazione.
Kardeşler, New York'ta bir yatak odalı küçük bir apartman dairesini paylaşıyordu.Amici di vecchia data, condividono un piccolo appartamento.
Kadınları sık sık dairesine davet eden yazar, bu ilişkilerinden güncesinde bahsetmişti.Compagna che spesso gli telefonerà per dirgli la situazione.
Emma ile bir apartman dairesine taşındı ve ömrünün geri kalanını orada geçirdi.Valli si trasferì nella nuova residenza e vi trascorse con la moglie gli ultimi anni della sua vita.
Kapıcı dairesinde ailesiyle beraber yaşar."Degli estranei vivono nel tuo appartamento.
Bu nesnelerde ortak olan dairesellik özeliğinin evrensel olduğu söylenebilir.In questo modo si potrebbe spiegare l'apparente omogeneità dell'Universo.
İl İşleri Dairesi (DOPA).12) Proprietà immobiliare...
Eğilim, "daldırma daire" kullanımıyla ölçülebilir.Si può misurare facendo uso di un sestante.
Arma açık mavi bir daireden oluşmaktadır.Il simbolo è posto su uno sfondo blu.
Lüks bir çatı katı dairesinde yaşar.Si installa nel desolato appartamento all'ultimo piano.
O bir daire gibi bir şey görürse o kurt açabilirsiniz.Se cresce in stazioni difficili, può apparire anche come arbusto.
İsviçre Federal Ceza Mahkemesi, Ceza Dairesi ve Temyiz Kurulu'ndan oluşmaktadır. ^ www.bstger.chSito ufficiale del Tribunale penale federale, su bstger.ch.
Cesedini ise o daireye getirip kendileri aşağıya atmışlardır.Egli li spinse nella loro città e devastò i loro campi.
Ana bölümlerin dışında kalan bu dört bölüm göbeğin etrafında yer alan dört daire şeklindedir.Quattro camere, incompiute, si trovano ai quattro angoli di questo locale.
Beraat kararı Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından da onanmıştır.Le accuse furono poi respinte dal 5° Circuito della Corte d'Appello.
Kara Kuvvetleri Sağlık Dairesi Başkanlığına atandı.Viene nominato presidente dell'Ufficio Sanitario Centrale.
Camiye ulaşmak için yol kotundan yüksekte bulunan yarım daire şeklindeki merdivenler kullanılmaktadır.Ha il vantaggio di poter usare meccaniche della scala 0, dello stesso scartamento.
Sosyal Sigortalar Dairesi İnternet SitesiServizio di social network Social media
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Passa dunque a casa per prendere le sue cose.
Turizm Planlama DairesiTurismo Animazione turistica
Bu daire, kocası o anda Istanbul'da bulunmayan Bayan Rudnicka'dan kiralanmıştır.La ragazza viene accolta da sua sorella, Mme Lasné, che abita a Nizza.
Viral genom polyomavirüslerdaki gibi dairesel ya da adenovirüslerdeki gibi doğrusal olabilir.I genomi virali possono essere circolari, come nel poliomavirus, o lineari come negli adenovirus.
Bu mesafenin ortasında yüksekliğiyle dikkat çeken Merasim (Muayede) Dairesi bulunur.Alcune abitazioni di Medil visibili in alto.
Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi.Ingegneria sanitaria e città meridionale.
Alman Vergi Yüksek Mahkemesi ve Avrupa Patent Dairesi'nin merkezleri buradadır.È sede della Corte dei Conti Federale, dell'Ufficio Nazionale Brevetti e dell'Ufficio Europeo dei Brevetti.
1464 devre mülkde dairelerde 2928 yatak bulunur.Capacità totale: 14998 Parcheggio auto: ?
Eğer yörünge dairesel ise eğri sinüs eğrisi olur.Si richiede quindi che la funzione d'onda spaziale sia antisimmetrica.
Kargalar dünya çapında, Güney Amerika ve kutup daireleri dışında her yerde yaygın bulunurlar.Diffuse in quasi tutti i continenti, tranne il Sud America e i poli.
Lütfen doğru cevabı daire içine alın.Пожалуйста, обведите кружком правильный ответ.
Benim dairem üçüncü katta.Моя квартира на третьем этаже.
"Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu""Тебе понравилась моя квартира?" — "Да, она очень комфортная".
Yan dairede kim yaşıyor?Кто живёт в соседней квартире?
Daire kapısına isimlik taktırdık.Мы прикрепили табличку с именем к двери квартиры.
Jacob'ın dairesinde, Newt'un çantasından birçok yaratık kaçar.В квартире Якоба несколько существ выходят из чемодана Ньюта.
Lopez doğduğu sırada ailesi küçük bir apartman dairesinde yaşıyordu.Когда родилась Лопес, семья жила в небольшой квартире.
Pagano kılıcını çeker ve Arvino'nun dairesine girer.Пагано обнажает меч и отправляется в комнаты Арвино.
Bunların çoğunun dairesel (düşük dış merkezli) yörüngeleri vardır.Большинство из них являются обитателями зарослей.
Daha sonra Ejder komiser daireden taşınmak zorunda kalır.Вскоре художник переехал на съёмную квартиру.
Daire içine alınan "6EQUJ5" kodu, sinyalin yoğunluk değişimini göstermektedir.Обведённый код 6EQUJ5 описывает изменение интенсивности принятого сигнала во времени.
Binada 1000 adet daire bulunmaktadır.В здании будет парковка на 1000 автомобилей.
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.Бэтти и Рита едут к Дайане Сэлвин и, когда никто не открывает дверь, тайно проникают в её квартиру.
Lily şehirde tek kişilik iğrenç bir daireye yerleşmiştir.Хэми остаётся одна в страшном доме.
Böylece, dairesel yol her zaman aynı büyüklükte kalır.Почему время всегда течёт в одном направлении?
Madalya 29 mm bir çapı olan mükemmel bir daire şeklindedir.Медаль имеет форму правильного круга диаметром 29 мм.
Dolunay Ay'ın tam bir daire olarak dolgun, parlak görüldüğü evredir.Луна в полнолунии имеет вид полностью освещённого круга.

İlgili Sayfalar