1991 yılında Max Frisch Zürihte ki dairesinde kanser sonucu vefat etmiştir.Le 4 avril 1991, Max Frisch meurt des suites d'un cancer dans son appartement de Zurich.
Koval, 31 Ocak 2006 tarihinde Moskova'daki apartman dairesinde 92 yaşında yaşamını yitirdi.Koval est mort le 31 janvier 2006 à Moscou à l'âge de 92 ans.
Kent, iç içe geçmiş üç dairesel istihkamla çevrelenmişti.Grasse s'y tenait debout, entouré de trois officiers.
Kardeşler, New York'ta bir yatak odalı küçük bir apartman dairesini paylaşıyordu.À New York, un jeune homme loue un petit appartement.
Clara kendisini dairesinin bir rüya versiyonunda bulur.Un agent immobilier lui trouve l'appartement de ses rêves.
Yargıtay 9. Dairesi 9 Ekim 2013 tarihinde verdiği kararla sanıklara verilen kararları büyük oranda onadı.Le législateur de la loi du 9 juillet 2001 entend désormais les distinguer nettement.
El Vadi Vilayeti 12 daireye ve 30 belediyeye ayrılmıştır.La wilaya d'El Oued est découpée en douze daïras et trente communes.
Nikaragua Yerel Kalkınma Enstitüsü (INIFOM) Nikaragua Siyasi ve İdari İşler DairesiDépartement (es) Institut nicaraguayen de développement municipal Portail du Nicaragua
Yapıda yer alan 1,160 apartman dairesinde yaklaşık 5,000 kişi yaşamaktadır.Il compte 1 160 appartements de bon standing pour environ 5 000 résidents.
Son pozisyonunda operasyon dairesi başkanı olmak üzere 1915 yılına kadar amiralin yanında kaldı.Il reste à l'Amirauté en tant que chef de signal de section dans le département des opérations jusqu'en 1915.
Binada 1000 adet daire bulunmaktadır.Mille places sont disponibles à l'intérieur de l'édifice.
Yeryüzü bir daire şeklinde izdüşürülür.Le bâtiment se présente sous la forme d'une onde.
Arma açık mavi bir daireden oluşmaktadır.Le titre apparaît désormais dans un cartouche bleu,.
Ana bölümlerin dışında kalan bu dört bölüm göbeğin etrafında yer alan dört daire şeklindedir.Tout ce que vous connaissez, ce sont les quatre murs de votre cellule.
Bir sokak satıcısı 30 tane daire bulunan bir küçük sokağa gelmiştir.La gare dispose d'un petit parking auto d'une trentaine de places situé à proximité.
Bakınız Şekil 2 solda birim daire.On aperçoit le bâtiment 2 à gauche.
Lüks bir çatı katı dairesinde yaşar.Elle habita un appartement au dernier étage.
Selinin boşalan dairesine yerleşirler.Elle retrouve son appartement vide.
Mobilya mağazası – oyuncu dairesini dekore edebilmek için mobilya satın alabilir.Il peut également fabriquer des meubles pour décorer les cottages du joueur.
Seyrüsefer Daire Başkanlığı.Directeur du contentieux.
Hayatını Floransa'da kendine verilen dairede yaşamakla geçirmiştir.Il la garde dans son appartement à Florence.
Daireyi 360 dereceye böldüler.Un cercle est divisé en 360 degrés.
Sonra, karenin tabanını, çizdiğimiz daireyle kesişene kadar uzatalım.On enroule alors le brin laissé libre autour du brin enserrant les hanches.
(Bu izin Danıştay 8. Dairesi'nin 1984'te verdiği karar ile iptal edilmiştir.)(Note : Cette procédure a été modifiée par le douzième amendement en 1804.)
Sivil Havacılık Dairesi ^Civil Aviation Department.
Alt ve üst tabanı dairedir.Le haut et le bas d'Allonnes.
Din İşleri Dairesi Müslümanların dinî ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışmaktadır.Ils vont chercher les voix des musulmans du département.
Karar Yargıtay 9. ceza dairesi tarafından onaylandı.Par le no 9, on accède à la cour Cadet.
O, Tom'un dairesi.Es el apartamento de Tom.
Jovian atmosferindeki dairesel akımın 60 milyon ile 140 milyon amper arasında olduğu tahmin ediliyor.Le courant radial total dans la magnétosphère de Jupiter est estimé de 60 à 140 millions d'ampères,.
Danıştay 17. daire üyesi olmuştur.Elle siège en tant que conseillère du 17e arrondissement.
Danıştay 11. daire üyesi iken 20 Eylül 2014 yılında yaş haddinden emekli olmuştur.Sorti du service actif le 14 septembre, il fut admis à la retraite le 19.
Florida Film Eleştirmenleri Dairesi.Portail du cinéma américain Portail de la Floride
Güneş ufuk dairesi içinde 26 Kasım ile 15 Temmuz arasında bulunur.Le soleil reste sous l'horizon entre le 26 novembre et le 15 janvier.
İman dairesinden çıkar.Escaufourt quitte le département.
Daire biçimli kilise 15 metre çapa sahiptir.L'église présente un dôme de 20 mètres de diamètre.
Hatta Walter ayrı bir apartman dairesinde oturmaya başlamıştır.Smith s'est récemment installé dans son appartement.
Kiralanmış olan daire mütevazi ve karanlıktı.La cage d’escalier était huilée et vernie.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Le Naka est lui touché à tribord, près de sa chaudière n°1.
PMZ-40 dairesel şekilli metal kasalı Eski Sovyetler Birliği yapımı çok amaçlı kara mayınıdır.Perm-36 est un camp de travail forcé, ancienne unité du Goulag soviétique.
Halen 10. daire üyesidir.Elle est toujours membre du G-10.
Avustralya Devletler Konfederasyonu, Avustralya Antarktik Dairesi, 2002.Médaille du Service de l'Antarctique des États-unis d'Amérique, 2006.
Ayrıca Eğitim Kompleksinin içinde 8 daireli lojmanı bulunmaktadır.Un ensemble de 8 postes informatiques est également a disposition pour le travail scolaire.
İl İşleri Dairesi (DOPA).Le département des Affaires militaires (DAM).
Azrieli Merkezi Daire Bina diğer üç bina arasından en yükseğidir.La terrasse de l'oratoire est la plus importante des trois.
Sosyal ve Demografi İstatistikler Dairesi.Statistiques démographiques, économiques...
Apartman dairesinin bir bahçesi var mı?¿El apartamento tiene un jardín?
Ben bir daire aramakla meşgulüm.Yo estoy ocupado buscando un apartamento.
Bu binada 5 kat ve 20 daire var.Este edificio tiene 5 pisos y 20 apartamentos.
Tom üç arkadaşı ile bir daireyi paylaşıyor.Tom comparte un apartamento con tres amigos.
Küçük bir dairede yalnız yaşıyorum.Vivo solo en un apartamento pequeño.
Karl dairesine geri döndü.Karl volvió a su apartamento.
Homer, geceyi Barney'ın dairesinde geçirir.Homer pasa la noche en el departamento de Barney.
Sylar'ın dairesindeki resimlerde.Escrito en cuadro del apartamento de Sylar.
25 Kasım 2007 tarihinde, Las Vegas'taki dairesinde ölü bulunmuştur.El 25 de noviembre de 2007 fue hallado muerto en su casa de Las Vegas.
Himmler kişisel dairesinin otoritesinin altında birkaç özel proje takımını kurdu.Himmler también estableció varios proyectos especiales bajo la autoridad de su oficina personal.
Shakira dairesinde girince üstünü değiştirir.Cuando Shakira entra en su apartamento, cambia de ropa.
Üst katta görkemli ve geniş bir daire kiraladı.Ella alquiló un apartamento amplio y luminoso en el piso superior.
Diane Selwyn'ın dairesine giden Betty ve Rita, kapıya cevap veren olmayınca eve gizlice girer.Betty y Rita van al apartamento de Diane Selwyn y entran cuando nadie responde la puerta.
Cesedini ise o daireye getirip kendileri aşağıya atmışlardır.Fueron, pues, y retiraron su cuerpo.