Ana içeriğe geç
Sözlük

daire ile cümle

daire kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cihangir'de bir apartman dairesine yerleşti ve burada 90 yaşında vefat etti.Im Lindenhof in Langenthal verbrachte er den Lebensabend und starb dort im Alter von 90 Jahren.
Uçan dairelere ilgi günümüzde yalnızca amatörce yapılan bireysel çabalardan ibaret değildir.Heute sind die alten Wagen beliebte Attraktionen nicht nur bei Liebhabern.
25 Kasım 2007 tarihinde, Las Vegas'taki dairesinde ölü bulunmuştur.Am 25. November 2007 wird Kevin DuBrow tot in seinem Haus in Las Vegas aufgefunden.
1984 yılında Siyasi İnceleme ve Değerlendirme Daire Başkanı olarak Ankara'ya döndü.1984 war er dann als Leiter einer politischen Untersuchungsabteilung wieder in Ankara beschäftigt.
Bu bir dairedir, bu yüzden tamamen kavisli oluyor.Dieser ist Hauswart und wohnt daher kostenlos in einem Mietshaus.
Saraya giren Malekith hemen Frigga'nın dairesine girip Jane'i bulur.Die Überraschung gelingt, und Malekith dringt bis in die Kammer von Frigga ein, welche Jane beschützen soll.
Callistus adalet dairesinin başıydı.Callistus wurde Sekretär für die Justiz.
Dairede yer alan sarı zemin Somaliland insanının ve kültürünün güzelliğini sembolize etmektedir.Der gelbe Hintergrund soll die Schönheit der Kultur und der Menschen Somalilands repräsentieren.
Anayasa Mahkemesi üç daireye bölünmüştür.Das Gericht ist in drei Gebäude aufgeteilt.
İlk olarak daire testereler kullandı.Zunächst wurden provisorische Räumlichkeiten genutzt.
Kendi dairesine gider, eşyalarını toparlamaya başlar.Billy geht nach Hause, um seine Sachen zu packen.
Her bir meridyen bir büyük dairenin yarısıdır.Mittig tritt ein einstöckiger Gebäudeteil halbrund hervor.
Sosyal ve Demografi İstatistikler Dairesi.Mit Wirtschafts- und Bevölkerungsstatistik.
Daireyi 360 dereceye böldüler.Der Vollwinkel wird in 360 Grad unterteilt.
Dairesel bir plana sahiptir.Tantchen hat einen Plan.
Naboland, baş torpido dairesinin sancak tarafından Dumlupınar'a çarpmıştı.Die Nagara wurde steuerbord achtern von einem Torpedo getroffen.
Herhangi bir büyük daire küreyi eşit iki parçaya (yarıküreye) böler.Die Zellen sind durch eine Einschnürung (Sinus) in zwei gleichartige Halbzellen geteilt.
Höyük aynı zamanda bir taş daire ile çevrelenmiştir.Sie sind ebenfalls mit einer Messingleiste umgeben.
2009'da Başkan Barack Obama tarafından ABD Personel Yönetimi Dairesi'ne seçildi.Im Jahr 2009 wurde er von US-Präsident Barack Obama zum Direktor des National Economic Council berufen.
Lüks bir çatı katı dairesinde yaşar.Ein spirituelles Dach in der neuen Heimat.
Bu daireler arasındaki görev ilişkisi değil; iş dağılımı ilişkisidirNicht der Platz ist das Thema des Werkes, sondern das Verhältnis der Figuren zueinander.
Turizm Planlama DairesiRaumprogramm Bauplanung
Halen 10. daire üyesidir.Er ist Träger des 10. Dan.
Homer, geceyi Barney'ın dairesinde geçirir.In dieser Nacht übernachtet Homer bei seinem Freund Barney.
Günümüze kadar gelen örnekleri genellikle 10 ila 30 metre çapında dairesel şekillidir.Aktuelle Modelle sind meist für eine maximale Tauchtiefe von 10 bis 30 Meter geeignet.
Yaklaşık olarak büyük bir dairenin bir bölümü olan bir yoldur.Es handelt sich um ein Haus, das im Wesentlichen aus einem großen Raum besteht.
Bu şaşkınlık daireden daireye geçtikçe arttı.Diese ist in dem Raum sichtlich gealtert.
Daha sonra Merkez'de Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Dairesi Genel Müdürü görevine atandı.Anschließend wurde er zum Leiter der Abteilung Mittlerer Osten im Außenministerium ernannt.
Birden tüm kulübeler, resmi daireler, tapınaklar ve şehir duvarları yıkıldı.Hütten, öffentliche Gebäude, Tempel und Stadtmauern brachen jäh in sich zusammen.
Kingdom Centre'de alışveriş merkezi, Four Seasons Hotel Riyadh ve apartman daireleri bulunmaktadır.Das Gebäude ist Eigentum der Four Seasons Hotels and Resorts-Gruppe.
Alman Vergi Yüksek Mahkemesi ve Avrupa Patent Dairesi'nin merkezleri buradadır.Beispiele hierfür sind das deutsche und das europäische Patenterteilungsverfahren.
2005-2007 arasında Siyaset Planlama Daire Başkanlığı yaptı.Von 2007 bis 2009 war er Politikplanungsdepartamentsdirektor am Ministerium.
Ve bu sayede tul dairesini belirliyebilmeyi olası kılıyordu.So hätten sie ihren Standort genauer bestimmen können.
İmparatoraluk saray dairesindeki katiplik kariyerinde hızla ilerledi.Am kaiserlichen Hof machte er rasche Karriere.
Resmi dairelerle kişiler arasında yapılan sözleşmelerde verginin mükellefi kişilerdir.Parteien im Verlassenschaftsverfahren sind die Erben.
Model 52 mayını İsveç yapımı dairesel plywood kasalı tahripli tanksavar mayınıdır.Die Baureihe Z65 ist eine schwedische Kleindiesellokomotive.
Zamanla bu dairede çalışan görevlilerin sayısı arttı.Dabei stieg der Anteil der Teilzeit im Krankenhaus Beschäftigten an.
V Bölümü ayrıca Reich Ceza Dairesi (Reichskriminalpolizeiamt, veya RKPA) olarak da bilinirdi.Es war dem Reichssicherheitshauptamt, Amt V (Reichskriminalpolizeiamt) unterstellt.
Bu daireler numaralandırılır.Diese sind zu nummerieren.
Sağ üstteki kırmızı daire Japonya bayrağını ve kapsayıcı bir dünyayı temsil eder.Die zentrale Scheibe ist rot und steht für die japanische Staatsflagge.
NAB, Ortak İstihbarat Dairesi'nin bir öncüsü olarak, aslen 1949 yılında kurulmuştur.Die Fachgewerkschaft BLBS wurde als Verein im Jahre 1949 gegründet.
Düzenlenen beyannameler direkt vergi dairesine verilmektedir.Die verbindliche Auskunft ist dem eigentlichen Besteuerungsverfahren vorgelagert.
Halen Yargıtay 16. Ceza Dairesi üyesidir.Anschließend war er Richter im 16. Gerichtsbezirk.
Mikrofilm bilgi işlem dairelerinde çok rahat kullanılmaktadır.Entscheidend ist, dass sich der Mikrocomputer direkt am Arbeitsplatz befindet.
Daha sonra Berlin'de yeniden yeni bir yapı içinde küçük bir dairede yaşadı.Sie lebt zurückgezogen in einem kleinen Ort bei Berlin.
Sevk Ahras Vilayeti 10 daireye ve 26 belediyeye ayrılmıştır.Najdeh ist in 26 Orten in und um Flüchtlingslager tätig.
Güzel bir dairen var.Tu as un bel appartement.
Küçük bir dairede yalnız yaşıyorum.J'habite seul dans un petit appartement.
25 Kasım 2007 tarihinde, Las Vegas'taki dairesinde ölü bulunmuştur.Le 25 novembre 2007, Kevin DuBrow est retrouvé mort dans son appartement à Las Vegas.
Müteakip günlerde gazetelerin çoğu uçan daire olaylarını baş sayfada yayımlamaya başladılar.Les jours suivants, la plupart des journaux racontent en première page des histoires de soucoupes volantes.
Proteinler için yaygın bir yöntem, uzak mor-ötesi (170-250 nm) dairesel dikroizmdir.Pour les protéines, la méthode la plus courante est le dichroïsme circulaire dans l'UV lointain (170-250 nm).
Şu anda Los Angeles'ta Sherman Oaks'da bir dairesi vardır.Il est situé dans le quartier de Sherman Oaks à Los Angeles.
'Soğuk popülasyon' diye anılan cisimlerin çoğunluğunun düşük eğimleri ve dairesele yakın yörüngeleri vardır.La majorité des objets, la population dite froide, possède des orbites quasi-circulaires et peu inclinées.
Henry Townshend, Ashfield kasabası'nın güneyinde 302 numaralı orta büyüklükte bir apartman dairesine taşındı.Il y a deux ans, Henry Townshend emménageait au 302 South Ashfield Heights, immeuble collectif de Ashfield.
Bu şeklin profili bir daire kesmesinden oluşur.Ces plis forment une rupture du profil.
2004 XR190, bir dağınık disk cismi olup olağandışı yüksek eğimli dairesel bir yörüngesi vardır.De plus, l'orbite de 2004 XR190 est relativement circulaire, ce qui est inhabituel pour un objet épars.
Cesedini ise o daireye getirip kendileri aşağıya atmışlardır.Au fil de leur quête, les liens entre eux se resserrent.
ABD Patent ve Tescilli Marka Dairesi.United States Patent and Trademark Office.
Diğer omurlar, benzer şekilde neredeyse daire-bitirilen ve sertçe birleşmiştir, ve, hiçbir sacrum yoktur.Les autres vertèbres sont similaires et sont fermement liées et il n'y a pas de sacrum.
Tugayı, 1927-1928 yılları arasında IJA 10. Dairesine bağlıydı.Cette unité est attachée à la 10e division de 1927 à 1928.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod