Tom bu sabah her zamankinden daha erken dairesinden ayrıldı.Tom left his apartment earlier this morning than usual.
Bana niçin sana yardım etmem gerektiğine dair bir sebep ver.Give me one good reason why I should help you.
Tom son günlerde yeni bir apartman dairesine taşındı.Tom has recently moved into a new apartment.
Tom partisine geleceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary he'd come to her party.
Tom, Boston'da bir daire kiraladı.Tom has rented an apartment in Boston.
Tom Boston'da bir daire kiraladı.Tom rented an apartment in Boston.
Tom Boston'da bir daire kiralamaktadır.Tom rents an apartment in Boston.
Kar yağacağına dair iyi bir şans var.There's a good chance it'll snow.
Yağmur yağacağına dair iyi bir şans var.There's a good chance it'll rain.
Sami Müslümanlara dair fikrini değiştirdi.Sami changed his opinion of Muslims.
Tom ve Mary bana bunu yapacaklarına dair söz verdiler.Tom and Mary promised me that they'd do that.
Ne olduğunu kimseye söylemeyeceğine dair Tom'a söz verdirdim.I made Tom promise that he wouldn't tell anyone what happened.
Ne olduğunu kimseye söylemeyeceğine dair Tom'u bana söz verdirdim.I made Tom promise me that he wouldn't tell anyone what happened.
Ne olduğunu kimseye söylemeyeceğime dair Tom'u bana söz verdirdim.I made Tom promise me that he wouldn't tell anybody what happened.
İstasyondan beş dakikalık yürüme mesafesinde bir daire arıyorum.I'm looking for an apartment within a five-minute walk from the station.
Hem Tom hem de Mary'nin daireniz için bir anahtarı var mı?Do both Tom and Mary have a key to your apartment?
Tom Boston'da John ile bir daire paylaşıyor.Tom shares an apartment with John in Boston.
Tom hâlâ senin dairenin anahtarına sahip mi?Does Tom still have a key to your apartment?
Üç yatak odası olan bir daire istiyorum.I'd like an apartment with three bedrooms.
Daireyi temizlemeyi bitirdim.I've finished cleaning the apartment.
Tom bir daire arıyor.Tom is looking for an apartment.
Yeni bir daire bulmak istiyorum.I want to find a new apartment.
Tom'un dairesi çok düzenli.Tom's apartment is very tidy.
Bu kadar benzeştiğimize dair hiç bir fikrim yoktu.I had no idea we had so much in common.
Tom'un herkesin neden güldüğüne dair hiçbir fikri yoktuTom had no idea why everyone was laughing.
Neden Tom'un da gidemediğine dair hiçbir neden görmüyorum.I don't see any reason why Tom can't go, too.
Tom, Mary'nin dairesine gitti.Tom went to Mary's apartment.
Bunu nasıl yapacağına dair hiçbir fikrim yok.I have absolutely no idea how to do that.
Tom'un, ne tür bir araba kullandığına dair hiçbir fikrim yok.I have no idea what kind of car Tom drives.
Tom ve benim ne yapmamız gerektiğine dair hiçbir fikrimiz yok.Tom and I have no idea what we need to do.
Tom yan dairede yaşıyor.Tom lives in the apartment next door.
Hoş bir dairem var.I have a nice apartment.
Benim büyük bir dairem var.I have a big apartment.
Tom ve Mary evlendiler ve birlikte bir daireye taşındılar.Tom and Mary got married and moved in together.
Sami güzel bir dairededir.Sami in a beautiful apartment.
Sami, Kahire'de lüks bir daireye sahipti.Sami owned a luxury apartment in Cairo.
Sami, Leyla'nın cesedini Leyla'nın dairesinde buldu.Sami discovered Layla's body in her apartment.
Sami'nin dairesi bir mezbaha gibi görünüyordu.Sami's apartment looked like a slaughterhouse.
Sami, Leyla'yı dairesinde bir silah tutarken buldu.Sami found Layla inside his apartment, holding a gun.
Sami muhteşem bir dairede yaşıyordu.Sami lived in an amazing apartment.
Sami, Leyla'nın dairesinde çok fazla zaman geçirdi.Sami spent so much time at Layla's apartment.
Sami dairesini sattı.Sami sold his apartment.
Sami, Leyla'nın, kendi dairesine girmesine izin verdi.Sami let Layla into his apartment.
Sami, Leyla'nın dairesinde bulduğu deterjanla kan lekelerini temizlemeye çalıştı.Sami tried to clean the blood stains with detergent found in Layla's apartment.
Sami, Leyla'nın dairesine girdi.Sami entered Layla's apartment.
Sami o gece Leyla'nın dairesinde olduğunu kızgın bir şekilde yalanladı.Sami angrily denied he was in Layla's apartment that night.
Sami başka bir daireye taşınmaya karar verdi.Sami decided to move to another apartment.
Bunun meydana gelebileceğine dair beni uyarman gerekirdi.You should've warned me this might happen.
Bunun olabileceğine dair beni uyarman gerekirdi.You should've warned me that this might happen.
İçinde yaşadığım daire çok büyük değil.The apartment I live in isn't very large.
İçinde yaşadığım daire çok geniş değil.The apartment I live in isn't very large.
Benim dairem çok büyük değil.My apartment isn't very large.
Bunu yapabileceğime dair bir şans olduğunu sanmıyorum.I don't think there's any chance that I'll be able to do that.
Sami, Leyla'yı yeni dairesine kabul etti.Sami welcomed Layla to his new apartment.
Sami dairesine çekildi.Sami retreated to his apartment.
Sami, Leyla'nın dairesine geldi.Sami arrived at Layla's apartment.
Bir anafor, suyun dairesel bir akımıdır.An eddy is a circular current of water.
Tom'un dairesi hamamböcekleri tarafından istila edilmiş.Tom's apartment is infested with cockroaches.
Sami bir apartman dairesinde kalıyordu.Sami was staying at a condo.
Sami'nin dairesi sadece beş dakika uzaklıkta.Sami's condo is just five minutes away.