Ana içeriğe geç
Sözlük

dair ile cümle

dair kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un Londra'da bir dairesi var.Tom has a flat in London.
Ne yapılması gerektiğine dair hiçbir fikrim yok.I have no idea what needs to be done.
Bana bir daire satın al.Buy me an apartment.
İkinci katta veya daha yüksekte bulunan bir daire arıyorum.I am looking for an apartment located on the second floor or higher.
Tom şimdi Mary'nin nasıl öldüğüne dair gerçeği şimdi biliyor.Tom now knows the truth about how Mary died.
Tom silahın yüklü olmadığına dair güvence verdi.Tom assured me the gun wasn't loaded.
Tom John ile bir daire paylaşıyor.Tom is sharing an apartment with John.
Tom'un kaba davrandığına dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that he was being rude.
Tom onlar öğrenciyken John'la Boston'da bir daire paylaştı.Tom shared an apartment with John in Boston when they were students.
Tom'un kaba olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that he was being impolite.
Sami dairesinde oturuyordu.Sami was sitting in his apartment.
Tom küçük bir stüdyo dairede yaşıyor.Tom lives in a tiny studio.
Sami dairenin içine girdi.Sami went inside the apartment.
Sami daireye geri döndü ve orada kaldı.Sami went back to the apartment and stayed there.
Şehirde bir dairede yaşıyorum.I live in an apartment in the city.
Kocamın, oğlumun ve benim her birimizin daire için bir anahtarı var.My husband, my son and I each have a key to the flat.
Her şeyden önce dairelerde bir eksiklik var.Above all, there's a lack of flats.
Yeni dairelerinden memnunlar.They're happy with their new flat.
Mobilyalı mı yoksa mobilyasız bir daire mi istersin?Would you like a furnished or an unfurnished flat?
Caddenin diğer tarafındaki apartman dairelerinde yaşıyoruz.We live in the block of flats just there on the other side of the street.
Yolun hemen karşısındaki apartman dairelerde yaşıyoruz.We live in the block of flats just across the road.
Mary sandalyeleri yarım daire şeklinde yerleştirdi.Mary placed the chairs in a semicircle.
Öğretmen öğrencilerin sandalyelerini yarım daire şeklinde yerleştirmelerini istedi.The teacher asked the students to place their chairs in a semicircle.
Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.The teacher asked the students to draw their desks together into a semicircle.
Tom'un bunu kimin yaptığına dair hiçbir fikri yok.Tom has no idea who did that.
Tom'un bunu kimin yapması gerektiğine dair hiçbir fikri yok.Tom doesn't have any idea who needs to do that.
Tom'un Mary'nin köpeğinin neye benzediğine dair hiçbir fikri yok.Tom doesn't have any idea what Mary's dog looks like.
Bunu neden yapman gerektiğine dair birkaç iyi sebep var.There are several good reasons why you should do that.
Tom bana artık yalan söylemeyeceğine dair söz verdi.Tom promised me that he wouldn't lie to me anymore.
Bunu yapmayacağın dair bir şans var mı?Is there any chance that you won't do that?
Boston'da bir daire kiralamak istiyorum.I want to rent an apartment in Boston.
Tom'un daire bulmasına yardım ettim.I helped Tom find an apartment.
Tom, Mary'ye bunu nasıl yapacağına dair ayrıntılı talimatlar verdi.Tom gave Mary detailed instructions on how to do that.
Tom dün gece bir Uçan Daire gördüğünü söyledi.Tom said he saw a UFO last night.
Dairem geçek bir karışıklık.My apartment's a real mess.
Tom Mary'nin bunu yapacağına dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary would do that.
Tom, Mary'ye bunu yapacağına dair güvence verdi.Tom assured Mary that he would do that.
Tom'un ne yapacağına dair bir ipucu yok.Tom has no clue what to do.
Tom'un ne yapacağına dair hiçbir fikri yok.Tom has no clue what to do.
Tom'un ne yapacağına dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no clue what to do.
Tom, Mary için güzel bir daire buldu.Tom found a nice apartment for Mary.
Benim dairem küçük.My apartment is small.
Tom'un dairesi antikalarla dolu.Tom's apartment is full of antiques.
Tom'un dairesi antikalarla doludur.Tom's flat is full of antiques.
Tom benimle Mary'nin bunu yapmayacağına dair otuz dolara bahse girdi.Tom bet me thirty dollars Mary wouldn't do that.
Tom'un kazanamayacağına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom wouldn't win.
Tom'un yüzebileceğine dair bir hissim var.I have a feeling Tom can swim.
Tom'un kazanacağına dair bir hissim vardı.I had a feeling Tom would win.
Tom'un kazanabileceğine dair bir hissim vardı.I had a feeling Tom might win.
Tom bunu yapamayacağıma dair benimle iddiaya girdi.Tom bet me I couldn't do that.
Tom, Mary'nin ne yaptığına dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.Tom said he didn't have any idea what Mary was doing.
Tom, Mary'nin ne yapacağına dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.Tom said he didn't have any idea what Mary would do.
Tom'un Mary'nin ne yapması gerektiğine dair bir fikrinin olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any idea what Mary has to do.
Tom Mary'nin geç kalacağına dair benimle otuz dolara bahse girdi.Tom bet me thirty dollars that Mary would be late.
Tom'un Mary'nin ne yaptığına dair bir fikrinin olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any idea what Mary is doing.
Tom, Mary'nin nerede olduğuna dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.Tom said he didn't have any idea where Mary was.
Tom kazanamayacğıma dair benimle bahse girdi.Tom bet me I couldn't win.
Tom Mary'nin bunu yapmayacağına dair benimle bahse girdi.Tom bet me Mary wouldn't do that.
Tom Mary'nin geç kalacağına dair benimle bahse girdi.Tom bet me Mary would be late.
Tom Mary'nin bunu yapmak istemeyeceğine dair iyi bir şans olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought there was a good chance that Mary wouldn't want to do that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod