Fadıl saldırıya uğradı ve dairesinde vuruldu.Fadil was attacked and shot in his apartment.
Tom çalıştığı yere yakın bir daire bulmak istiyor.Tom wants to find an apartment close to where he works.
Tom'un Mary'nin zaten bir erkek arkadaşı olduğuna dair hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary already had a boyfriend.
Küçük bir dairede tek başıma yaşıyorum.I live by myself in a small apartment.
Tom onu yapmayacağına dair bana söz verdi.Tom promised me he wouldn't do that.
Leyla ve Selime aynı dairede oturuyorlardı ama çok farklı kadınlardı.Layla and Salima lived in the same apartment, but they were very different women.
Bu daire için kira ne kadar?How much is the rent for this apartment?
Tom ve Mary Park Caddesi'nde bir daire kiraladı.Tom and Mary rented an apartment on Park Street.
Park Caddesinde küçük bir apartman dairesinde yaşıyorum.I live in a small apartment on Park Street.
Umarım kimse daireme zorla girmez.I hope no one breaks into my apartment.
Bu ucuz bir daire gibi görünüyor.This looks like a cheap apartment.
Bu daire oldukça ucuz görünüyor.This apartment seems pretty cheap.
Bu daire oldukça uygun fiyatlı görünüyor.This apartment seems pretty affordable.
Daireme gelmek istiyor musun?Do you want to come to my apartment?
Asla kimsenin daireme girmesine izin vermiyorum.I never let anyone come into my apartment.
Apartman dairemden nefret ediyorum.I hate my apartment.
Apartman dairemi seviyorum.I love my apartment.
Apartman dairemi beğeniyorum.I like my apartment.
Sana yeni dairemi göstereyim.Let me show you my new apartment.
Daireni kullanmama izin verdiğin için teşekkürler.Thanks for letting me use your apartment.
Daireni kullanmama izin verdiğin için gerçekten minnettarım.I really appreciate you letting me use your apartment.
Daireni kullanabilir miyim?Can I use your apartment?
Dairem çok küçük.My apartment is too small.
Dairem çok büyük.My apartment is too big.
Bir lastiği nasıl değiştirdiğinize dair hiçbir fikrim yok.I've no idea how you change a tire.
Tom'un dairesi ufaktı.Tom's apartment was small.
Tom'un dairesi küçüktü.Tom's flat was small.
Tom'un bu kadar hasta olduğuna dair hiçbir düşüncem yoktu.I had no idea Tom was so sick.
Çok güzel bir dairen var.You have a very nice apartment.
Onların çok güzel bir dairesi var.They have a very nice apartment.
Tom kapıyı çalmadan açık daireye girdi.Tom entered the unlocked apartment without knocking.
Tom dairesine geri gitti.Tom walked back into his apartment.
Arkadaşlar, bir daire oluşturalım.Friends, let's make a circle.
Bir dairede köpek beslemek doğrudur.It is right to keep a dog in a flat.
Bir dairede köpek beslemek doğru değildir.It is not right to keep a dog in a flat.
Ne yapacağına dair hiçbir fikrim yok.I have no clue what you're going to do.
Dairemde asma tavan var.My apartment has a suspended ceiling.
Dairede üç oda var mı?There are three rooms in the apartment?
Tom'un geç kalacağına dair çok iyi bir olasılık var.There's a very good chance that Tom will be late.
Daireler burada gerçekten pahalıdır.Apartments here are really expensive.
Daireler burada çok pahalıdır.Apartments here are very expensive.
Burada daireler çok ucuz.Apartments here are very cheap.
Dairelerin daha ucuz olduğu bir şehre taşındım.I moved to a city where the apartments were cheaper.
Daha ucuz daireleri olan bir şehre taşındım.I moved to a city with cheaper apartments.
Leyla, Kahire'deki dairesinde ölü bulundu.Layla was found dead in her apartment in Cairo.
Leyla gizlice Sami'nin dairesine girdi.Layla secretly entered Sami's apartment.
Onun olup bittiğine dair bir işaret görmüyorum.I see no indication of that ever happening.
Tom'un şimdi nerede olabileceğine dair bir fikrin var mı?Any idea where Tom might be now?
Tom'un dairesinde bir ahır kapısı var.Tom has a barn door inside his apartment.
Tom dairesinde bir ambar kapısına sahip.Tom has a barn door inside his apartment.
Tom'un dairesinde klima yok.Tom's apartment has no air conditioning.
Bunun olacağına dair hâlâ bir şans olduğunu düşünüyor musun?Do you think there's still a chance that that'll happen?
Sence bunun olacağına dair bir şans var mı?Do you think there's a chance that will happen?
Tom'un bunu yapacağına dair bir şans var mı?Is there any chance Tom will do that?
Başarabileceğimize dair herhangi bir şansımız var mı?Is there any chance we can succeed?
Tom'a onu yapacağına dair söz vermedi mi?Didn't Tom promise to do that?
Leyla ve Sami aynı dairede yaşıyorlardı.Layla and Sami lived in the same flat.
Ne yapmanız gerektiğine dair herhangi bir öneriniz var mı?Do you have any advice on what to do?
Ne yapmanız gerektiğine dair herhangi bir tavsiyeniz var mı?Do you have any advice on what to do?
Sami'nin, aldatıldığına dair hiçbir fikri yoktu.Sami had no idea that he was being cheated on.