Ana içeriğe geç
Sözlük

dair ile cümle

dair kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu restoranı seveceğine dair içimde bir his var.I have a feeling you'll like this restaurant.
Testi geçeceğine dair içimde bir his var.I have a feeling you'll pass your test.
Neden Tom'un ismi daire içine alındı?Why is Tom's name circled?
Tom'un yaptığını neden yaptığına dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea why Tom did what he did?
Tom'un kimi dansa götürmeyi planladığına dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who Tom is planning to take to the dance?
Tom'un neden burada olmadığına dair hiç fikrin var mı?Do you have any idea why Tom isn't here?
Tom'un onu neden yaptığına dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea why Tom did that?
Tom'un neden Mary'den hoşlanmadığına dair bir fikrin var mı?Do you have any idea why Tom doesn't like Mary?
Senin güzel bir dairen var.You have a beautiful apartment.
Dairemdeki her odayı aradınız.You searched every room in my apartment.
Dairemdeki her odayı aradın.You searched every room in my apartment.
İçimde Fransızca'mın çok fazla gelişmediğine dair bir his var.I have the feeling that my French isn't improving much.
İçimde Fransızca'mın daha iyiye gitmediğine dair bir his var.I have the feeling that my French isn't getting much better.
Tom ve Mary'nin ayrıldığına dair hiçbir fikrim yoktu.I had no idea that Tom and Mary had split up.
Sebebine dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea why?
Tom Mary'nin nerede olduğuna dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.Tom said he had no idea where Mary was.
Tom'u kurtarabileceğimize dair hâlâ bir fırsat var.There's still a chance that we can save Tom.
Soruna neyin sebep olduğuna dair herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea what caused the problem?
Tom'un ne olduğuna dair hâlâ hiçbir fikri yok.Tom still has no idea what's going on.
Beni görmek isteyeceğine dair sadece zayıf bir ihtimal olduğunun farkındayım.I'm aware that there's only a slim chance that you'll want to see me.
Tom'un neye benzediğine dair belirsiz bir belleğe sahibim.I have a vague memory of what Tom looks like.
İşlerimizi kaybedeceğimize dair bir olasılık var mı?Is there a chance we'll lose our jobs?
Vergilerin yükseleceğine dair iyi bir olasılık var.There is a good chance that taxes will increase.
Fransızcamın geliştiğine dair içimde bir his var.I have the feeling that my French is improving.
Tom'un burada olmayacağına dair içimde bir his vardı.I had the feeling that Tom wasn't going to be here.
Tom onun olmayacağına dair bana güvence verdi.Tom assured me that it won't happen.
Tom bunun asla olmayacağına dair bana güvence verdi.Tom assured me that this would never happen.
Seçileceğime dair bir şans olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think there's a chance I'll be elected?
Ne yapmam gerektiğine dair hiç bir fikrim yok.I have no idea what I should do.
Tom'un geldiğine dair seni uyardım.I warned you that Tom was coming.
Polisin geldiğine ve seni götürdüğüne dair bir rüya gördüm.I had a dream that the police came and took you away.
Benim dairem o binada.My apartment is in that building.
Ofisim dairemdedir.My office is in my apartment.
Onların evliliğinin başı dertte olduğuna dair söylentiler var.There are rumors that their marriage is in trouble.
Onlarla bir daire paylaşıyorum.I share an apartment with them.
Onunla bir daire paylaşıyorum.I share an apartment with him.
Tom'a bakacağıma dair sana söz veriyorum.I promise you I'll take care of Tom.
Tom John'a yardım edeceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary he'd help John.
Bana henüz söylemediğin bir şey olduğuna dair içimde bir his var.I have the feeling there's something you haven't told me yet.
Tom Mary'ye yardım edeceğine dair bize söz verdi.Tom promised us he'd help Mary.
Tom annesininkine yakın bir daire kiraladı.Tom rented an apartment near his mother's.
Tom onu asla tekrar yapmayacağına dair kendine söz verdi.Tom promised himself he'd never do that again.
Tom her gün otuz dakika Fransızca çalışacağına dair kendine söz verdi.Tom promised himself he would study French for thirty minutes every day.
Tom dairesinde bir piton besledi.Tom kept a pet python in his apartment.
Dan kasa dairesine girdi ve milyonlarca dolar çaldı.Dan broke into the vault and stole millions of dollars.
O, ortağının rüşvetçi bir polis olduğuna dair hiçbir fikri olmadığını söyledi.He said that he had no idea that his partner was a corrupt cop.
Dan, Linda'ya alkolden uzak kalacağına dair söz verdi.Dan promised Linda to stay away from alcohol.
Dairemde oturma odası, yatak odası, mutfak ve banyo bulunmaktadır.My apartment has a living room, a bedroom, a kitchen and a bathroom.
Ekonominin toparlanıyor olduğuna dair işaretler vardır.There are signs that the economy is picking up.
Bu daireler genç aileler için özel olarak tasarlanmıştır.These apartments are designed specifically for young families.
Dan apartman dairesini Linda'ya verdi.Dan lent Linda his apartment.
Dan güzel bir dairede yaşadı.Dan lived in a nice apartment.
Dan ve Linda yıkık bir dairede yaşadı.Dan and Linda lived in a rundown apartment.
Dan, dairedeyken Matt ve Linda'nın koridorda tartıştıklarını duydu.Dan was inside his apartment when he heard Matt and Linda arguing in the hallway.
Dan, Linda'nın dairesini videoya aldı.Dan videotaped Linda's apartment.
Burada neler olduğuna dair hiç bir fikrin yok, değil mi?You have no idea what's going on here, do you?
Neyin yanlış olduğuna dair bir fikrin var mı?Do you have any idea what's wrong?
Tom uzun bir süre yeni bir apartman dairesi bulmaya çalışıyor.Tom has been trying to find a new apartment for quite a while.
Tom'un yarın okulda olmayacağına dair çok iyi bir şans var.There's a very good chance that Tom won't be at school tomorrow.
Tom'un yarın burada olacağına dair çok iyi bir şans var.There's a very good chance that Tom will be here tomorrow.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod