Hong Kong Özel İdari Bölgesi pasaportu Çin vatandaşı olan Hong Kong'un daimi sakinlerine verilir.يتم إصدار جواز سفر لمنطقة هونغ كونغ إلى المقيمين الدائمين في هونغ كونغ من مواطني جمهورية الصين الشعبية.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.وتعهدت الأطراف بإنشاء منظمة دائمة للأغذية والزراعة.
Daimi Hakemlik Mahkemesinde yaptığı çalışmalar nedeniyle 1909'da Nobel Barış Ödülünü kazandı.حصل سنة 1909 على جائزة نوبل للسلام لأعماله في محكمة التحكيم الدائمة.
Şu an ikamet eden (daimi) olarak altı hane vardır.هم جماعة من أصحاب الإمام أمير المؤمنين (عليه السلام)، وكانوا ستة آلاف رجل.
Ekim 1988-Ocak 1989 döneminde ilk kez Büyükelçi ve Türkiye'nin NATO Daimi Temsilcisi olmuştur.وبتاريخ 18 أكتوبر 2008 تبادل لبنان وسوريا السفراء لأول مرة في تاريخهما.
Rezerv güçler genellikle silahlı kuvvetlerin daimi bir parçası olarak görülmezler.Forças de reserva não são geralmente consideradas parte de um corpo permanente de forças armadas.
Müzenin daimi sergisi Ocak 2017 yılında, Saraybosna'daki Logavina Caddesi'ne açılmıştır.Em janeiro de 2017, a exposição permanente do museu foi inaugurada na rua Logavina, em Sarajevo.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.Tais representantes se pactuaram em criar uma organização permanente para a alimentação e a agricultura.
Günümüzde üç daimi sergi vardır.Hoje faremos o triplo de exercícios.
Sanat yönetmeni ve daimi şefi John Scott'tur.O atual diretor artístico e maestro residente é John Scott.
Daimi yüründüğünde bütün yol 30-70 gün arasında bitirilir.A trilha leva entre 30 e 70 dias para ser completada em caminhada contínua.
MÖ 48'de, Jül Sezar'a daimi tribün güçleri verildi.Em 48 a.C., César recebeu poderes tribunícios perpétuos.
Konulan kurala göre üç kez şampiyon olan takım daimi olarak kupayı alacaktı.Por sinal, de acordo com o regulamento, o Vasco necessitava ganhar três partidas seguidas para ser campeão.
Jamestown Amerika'daki ilk daimi İngiliz yerleşimi olarak kabul edilmektedir.Jamestown foi o primeiro assentamento britânico fundado no continente americano.
Bu geçici toplanma zamanla daimi iskana dönüşmüştür.A partir daí, o encontro passou a ser anual.
Kübalılar ile Haitililer daimi düşmanlardır.Os chippewa e os sioux logo tornaram-se inimigos.
1970'te, turnuva tarihindeki üçüncü şampiyonluğunu elde eden Brezilya kupanın daimi sahibi oldu.Em 1970, após o terceiro título do Brasil no torneio, o troféu foi entregue permanentemente.
Köylüleri bedava ve daimi olarak üretilir.De bewoners zijn onafhankelijk en traditioneel ingesteld.
Şu an ikamet eden (daimi) olarak altı hane vardır.Daar eindigde hij toen als zesde (één plaats hoger dan Lüske).
Burada daimi Yeniçeri garnizonları olurdu.Het totaal aantal garnizoenen was daar een veelvoud van.
Türkiye dâimi gözlemci statüsündedir.Griekenland zit in de wachtkamer.
1987'de Ruud Gullit'in takımdan ayrılmasıyla, Gerets takımın daimi kaptanı haline gelmiştir.Na het vertrek van Ruud Gullit in 1987, werd hij ook de vaste aanvoerder van de rood-witten.
Daimi yüründüğünde bütün yol 30-70 gün arasında bitirilir.Het hele jaar door maakt ze reizen, die meestal 30-70 dagen duren.
Birleşmiş Milletler, ama özellikle Güvenlik Konseyi'ni daimi üyelerinin veto gücü.Dit is de Verenigde Naties en vooral de leden van de Veiligheidsraad op veel kritiek komen te staan.
22 Aralık 2010'da da UNESCO daimi temsilciliğine atanmıştır.Tot 2017 waren er ook jongerenvertegenwoordigers voor UNESCO.
1960'tan beri Ljubljana Sloven Ulusal Tiyatro Drama'sının daimi üyesiydi.Od 1960 była pełnoprawnym członkiem Słoweńskiego Narodowego Teatru Dramatycznego w Lublanie.
Karbon devri-daiminde fonksiyon icra eden tek gaz CO2 değildir.W przypadku globalnego ocieplenia, dwutlenek węgla nie jest jedynym gazem cieplarnianym.
Burada daimi Yeniçeri garnizonları olurdu.W tych grodach stacjonowały stałe garnizony.
Ekim 2017 itibarıyla ise OECD daimi temsilciliğine atanmıştır.W 2017 został natomiast stałym przedstawicielem przy Organizacji Bezpieczeństwa i Współpracy w Europie.
1989'dan 1990'a kadar Norveç'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi idi.Od 1989 do 1990 pełnił urząd ambasadora Norwegii przy Organizacji Narodów Zjednoczonych.
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!Wiesław Dobrzycki: Od wojny do pokoju.
Prezidium için aday üyeleri Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi belirler.Prowadzeniem Kongresów zajmuje się Stały Komitet Kongresu.
15 adet daimi komisyon veya komite bulunmaktadır.Det finns 15 permanenta kommissioner (utskott).
Arktik bölgedeki altı yerli topluluklarından biri olup Arctic Council'de daimi temsilcidir.Samerådet är en av de sex organisationer för ursprungsbefolkningar som finns representerade i Arktiska rådet.
1 Mayıs 2006 tarihi itibarıyla Birleşmiş Milletler nezdinde Rusya'nın daimi temsilcisidir.De nyaste från och med den 2 maj 2006 har EU-stjärnor enligt EU-standard.
Akademinin mevcut daimi sekreteri Sara Danius 'dır.Sara Danius tillträder som ständig sekreterare i Svenska Akademien.
Türkiye dâimi gözlemci statüsündedir.Samerna i Ryssland har observatörsstatus.
Bu durumda yeni, düzenli ve dâimî bir savaşçı orduya ihtiyaç duyuldu.Därför behövde han också en starkare reguljär armé.
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!Mjuk energi: vägen till varaktig fred.
Üyeler arasında ise daimi komite üyeliği dışında özel bir üyelik kategorisi bulunmamaktadır.Respektive företrädare får inte vara fler än ordinarie ledamöter.
1994-2004 yılları arası Rusya'nın Birleşmiş Milletler'de daimi temsilcisi olarak görev yaptı.Åren 1994–2004 var han Rysslands ständige FN-ambassadör.
1952'de Yunanistan'ın daimi temsilciliğine NATO'ya atandı ve gelecek yıl diplomatik görevinden istifa etti.1952 року представляв інтереси Греції в НАТО, а наступного року завершив дипломатичну кар'єру.
Üyeler arasında ise daimi komite üyeliği dışında özel bir üyelik kategorisi bulunmamaktadır.Депутат повинен бути членом хоча би одного постійного комітету.
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!Окремі видання: Запорожець-Девлад О. В одвічній боротьбі.
Toplantı sonrasında Retinger'in daimi genel sekreterliğini üstlendiği kalıcı bir yönetim kurulu oluşturuldu.Byl založen stálý řídící výbor, který jmenoval na místo stálého tajemníka Retingera.
Saddam Hüseyin'in daimi müttefiklerinden biriydi.Patřil k blízkým spolupracovníkům Saddáma Husajna.
Kaçkar eteklerine doğru yükseldikçe daimi kar sınırları ile karşılaşılır.Při přesunech k napajedlům se pohybuje po stálých vyšlapaných cestách.
Hitler'in daimi korumasının genç bir üyesi olarak II. Dünya Savaşı boyunca Hitler'in hep yanında yer aldı.Jako mladý člen Hitlerovy osobní stráže cestoval s Hitlerem během války.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Tyto státy se zároveň staly pěti stálými členy Rady bezpečnosti.
Devletler, daimi barış adına gönüllü bir birlik meydana getirmeliydiler.Znepřátelené strany se v nich dobrovolně zavazovaly udržovat vzájemný mír.
Gabon kıyılarında daimi olarak yerleşen ilk Avrupalı güç Fransa olmuştur.První evropskou zemí, odkud se aikido začalo dále šířit po starém kontinentu, byla Francie.
Planck, oranın dört daimi başkanından biriydi.Bernstein pak byl jedním z jejích dvou předsedů.
22 Aralık 2010'da da UNESCO daimi temsilciliğine atanmıştır.22. září 2009 byla zvolena generální ředitelkou UNESCO.
1999'dan beri İsveç Akademisi'nin daimi sekreteridir.Od roku 1991 byl členem švédské akademie.
Günümüzde üç daimi sergi vardır.V dnešní době existuje ve třech podobách.
Rusya BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biridir.Rusia este unul din cei cinci membri permanenți ai Consiliului de Securitate al ONU.
Dünyada görülmüş ilk daimi ordu, Roma İmparatorluğu'nun ordusudur.Armata romană timpurie este prima fază prin care a trecut armata romană.
Mynet Haber ^ Gürcistan: Daimi barışa kadar savaş!Spate-n spate, luptă până la moarte! 15.
1989'dan 1990'a kadar Norveç'in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi idi.În perioada 1989-1990 a îndeplinit funcția de ambasador al Norvegiei la ONU.
Gowen, hafif bunamış eski bir subaydır ve otelin daimi misafirlerindendir.Gowen őrnagy egy szenilis öreg katona, aki a hotel állandó lakója.