daima ile cümle
daima kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yapıcı tenkide daima hazırız.Voy al supermercado siempre arreglada.
Eserlerinde kendisinden daima "Ali Ufkî Bey" olarak bahsetmektedir.A menudo se refiere a sí mismo como "El As".
Kulak zarı daima mevcuttur.El hígado se afecta siempre.
Hazineniz daima parayla dolu bulunsun, ekonomiye önem verin.Siempre está con aforismos y sólo le importa el dinero.
Sâf İran ırkından olan Kürtler ve Afganlar ise daima Şiîliğe muhalif kalmışlardır.Ejército Republicano Irlandés de la Continuidad IRA de la Continuidad.
Kısa kuyruklu Quokka'lar ve Filander daima dört ayak üzerinde gider.Así que los cinco Toa Hordika y Norik siguen la corriente a Ko-Metru.
Ekonomi daima tam istihdam denge düzeyinde bulunmamaktadır.La economía sigue manteniéndose a buen nivel.
Dişilerin ve erkeklerin ölçüleri aynı olur, ama erkekler daima biraz daha ağır olurlar.Los machos y las hembras tienen un plumaje idéntico, pero los machos suelen ser algo más grandes.
Bu yüzden daima bir gözlemci onunla hareket etmek üzere yerleştirilebilir.Por lo que siempre se le ha otorgado también la función de acompañar al capitán.
“Ben” derken, bunun daima değişen varlığa (beden ve zihnimize) ait bir duyum olduğunu unutmamamız gerekir.No volveremos a oír ladrar a sus perros (Reflexión y cuento).
Taksimlerinde daima makamların işlenmemiş yahut az işlenmiş yönlerini arar.Junto a ellos se cultivan otras plantas raras o no frecuentes.
İsrail topraklarına Aliyah (göç) Yahudi ibadetlerinde daima tekrarlanan konudur.La aliyá a la Tierra de Israel es un tema recurrente en las oraciones judías.
Daima yalnız yaşarlar ve gece aktif olurlar.Por el día permanece inmóvil y por la noche gana actividad.
Tüm kırsıçanımsılar daima otoburdur.Por lo general, cualquier cosa con ruedas es Kustomizable.
Daima gece avlanır ve uyanık kalırlar.Duerme de día y caza de noche.
Birimler daima küçük harfle yazılır.Los nombres se escriben siempre con mayúsculas.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Es la idea de que algo mejor siempre está por ahí.
Daima aptalca şeyleri yapar."Eddie siempre hace cosas estúpidas.
Lisemizle özdeşleşmiş biri olarak onu daima yaşatacağız."Con un hombre así yo me entenderé siempre".
Daima cephede olmak isterler.Sono disposti sempre nel capo.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.Pur temendola, è uno degli adoratori della Morte.
Martina'nın üvey oğlu ile ilişkileri daima zordu.Il rapporto con il figlio Martin era sempre stato teso.
Palladio, villalarını daima vaziyetlerine referans alarak tasarladı.Palladio progettava sempre le sue ville in funzione dell'ubicazione.
Daima doğru amaç için, tabii.Il quale ha per definizione sempre ragione.
Ancak bu kurala daima uyulmayabilir, özellikle şiir dilinde kullanım esnektir.Questo può non essere sempre vero, soprattutto in linguaggi di scripting.
Ama daima yalnız yaşadığı da tam olarak söylenememektedir.Dovrò sempre stare solo a sentire?
Hastalığın prognozu daima şüphelidir.La prognosi è sempre infausta.
Serbest durumlu olan halter daima belirgindir.Ciò che è gratuito, è sempre ben accetto.
Daima bir savaş vardı.C'era una volta una guerra.
Daima rüzgarın akışına göre davranan, bencil, çıkarcı bir kadındır.Lei è sempre la stessa timida ragazza spaventata della vita stessa.
Hibernians daima Malta'nın üst liginde oynayan tek takımdır.È a tutt'oggi l'unica squadra ad aver sempre giocato nella massima serie maltese.
Batman Daima, 16 Haziran 1995'te vizyona girdi ve toplamda 350 milyon dolar kazandı.Batman Forever esordì nelle sale nel 1995 e guadagno circa 350 milioni di dollari in tutto il mondo.
Kulak zarı daima mevcuttur.La spinarea è sempre presente.
1973'ten 2003 yılına kadar ödüller daima Ocak ayının ortalarında verildi.Dal 1973 al 2003, gli AMAs sono stati presentati a metà gennaio.
Bu harfin Türkçeye çevirisi daima bir problem olmuştur.A Londra lo smaltimento dei rifiuti era da sempre stato un problema.
Daima aptalca şeyleri yapar."Fanno sempre gli stessi errori e sempre allo stesso modo ».
Onlar abisi Ross'un muhteşem bir çocuk olduğuna inanırlar ve daima Ross'u üstün tutarlar.Tra i due figli ha sempre dimostrato di preferire Ross, trattandolo molto amorevolmente.
Böke, daima kazanan demektir.Tuttavia, Conker riesce sempre a vincere.
Yüksek frekans cihazlarını kullanırken, bir elini daima cebinde tutardı.Chi fa diversamente, deve sempre avere il coltello in mano.
Hiçbir memnuniyet de sürekli değildir, ondan çok daima yeni bir çabanın yeni başlangıç noktasıdır.Il singolo Why Does It Always Rain on Me è stato il primo grande successo.
Ama boğazı ve göğsü daima beyazdır.Il mento e la gola talvolta possono essere bianchi.
Hayata daima iyi tarafından bak.Всегда смотри на жизнь с хорошей стороны.
Daima bir savaş vardı.Война была всегда.
Coğrafya kurallarına göre, coğrafi haritalarda batı yönü daima sol yandadır.На географических картах западная сторона, как правило, находится слева.
"Algı, daima var olan bir şeydir.Бытие - это всегда бытие сущего.
Onlara Pond'ların daima iyi olacaklarını söyler.Понды всегда в порядке.
Ama daima yalnız yaşadığı da tam olarak söylenememektedir.Но и они не могут вечно быть счастливыми, верно?
11) Yâd-daşt Anlamı; kendini daima Allah'ın huzurunda bilmektir.Слуга удивился, что тот знает Юнуса (Ионы).
Daima geliştirmektedir.Всегда в развитии.
Ey atalarımızın sevgili ülkesi Ey güzel Madagaskar Sana olan sevgimiz hiç dinmeyecek Aksine daima var olacak.О, Родина родная, Прекрасный Мадагаскар, Любовь к тебе неизменна.
Daima aptalca şeyleri yapar."Она всегда хочет сделать все на отлично».
Ama arkadaşlarını daima korur.Всегда помогает своим друзьям.
Ofisteki çalışma masası daima kâğıtlarla doluydu.Его мастерские были всегда заполнены заказами.
Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin.Все были терпимы и добры ко мне.
Daima doğru amaç için, tabii.Всегда шёл за целью.
Daima yeni fikirler üretmek için hayal gücüyle çalışır.Они всегда заняты изобретением чего-то нового.
Bitkiler daima yeşildir.Растение вечнозеленое.
Daima yeşil ağaç veya çalılardır.Вечнозелёные деревья или кустарники.
Daima yalnız yaşarlardı.Он всегда был сам по себе.
Daima düşünceliydi.Всегда говорить правду.